Çağdaş eczacılar 2019 projelerimiz

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 348
  •  
    348
    Shares

ÇAĞDAŞ ECZACILAR 2019
SEÇİM PROJELERİMİZ


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 348
  •  
    348
    Shares
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 348
  •  
    348
    Shares

ÇAĞDAŞ ECZACILAR 2019
SEÇİM PROJELERİMİZ

1- Eczacı Meslek Hakkını alacağız
Bilindiği üzere yapılan son düzenleme ile eczaneler 1.Basamak Sağlık Hizmet Sunucusu oldular. Nihayet bu düzenlemeyle biz eczacıların yıllardır dile getirdiği ilaç fiyatından bağımsız Meslek Hakkı alabilmeleri için her yola başvuracağız. Sağlık hizmetinin ayrılmaz bir parçası olan eczacı, hastaların ilaçlarını düzenli kullanmasını kontrol eder, gereksiz ilaç tüketiminin önüne geçer ve verdiği hizmetle sağlık giderlerinde tasarruf sağlar. Böylece devlete ekonomik katkıda bulunur ve bu ve benzeri hizmetlerin karşılığı olarak meslek hakkı alır.
Söz konusu kavramın içinin doldurulması için bir eczacının eczanesinde ilaç hizmeti dışında hastaya da mutlu olacak kontrol amaçlı tansiyon, şeker ölçme, aşı ve enjeksiyon yapma v.b.hizmetleri verebilmesini gerekli eğitimleri almasından sonra sağlayacağız. Böylece eczane ekonomisine katkıda bulunmuş olacağız.

2- Eczacının ilaçtaki giderek azalan karlılığının artmasını sağlayacağız.
Meslektaşlarımızın ortak ilaç alımlarını teşvik ederek, mal fazlalarından azami oranda faydalanmalarının önünü açacak yöntemlerle %40’a varacak karlılıkla rahat nefes almalarını sağlayacağız.

3-Gerek kimyasal gerekse bitkisel hammadde ihtiva eden tüm ürünlerin yasamızda da yer aldığı gibi sadece eczanelerde satılmasını hayata geçireceğiz.
Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca verilen izinle piyasaya sürülen ve kontrolsüz ortamda gelişigüzel tüketilen bu tip ürünlerin sadece eczanelerde eczacı kontrolünde satılabilmesi için içinde ilaç etken maddesi içeren her türlü ürünün Sağlık Bakanlığının kontrolüne geçmesini sağlayacağız. Böylece internet üzerinden ve eczane dışı market ve benzeri yerlerde eczacının denetimi dışında yanlış tavsiyelerle tüketiciyi gereksiz biçimde kullanmanın ve sağlık sorunları oluşmasının önünü alacağız.
Bitkisel veya kimyasal etken madde ihtiva eden her ürün sadece eczanelerde satılacak.

4- Eczanelerde optik ürünlerin yeniden halka ulaşmasını sağlamak için Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ile ilişkiye geçerek, eczacıya verilecek eğitimin ardından optik ruhsatı alabilmesinin önünün açılmasını sağlayacağız.

5- Daha önceleri sadece eczanelerde satılan ve üretici ile ithalatçıların tüketimi hızlandırmak için adım adım eczanelerden çıkarılan anne bebe ürünlerini eczacının yeniden sahiplenmesini sağlayarak eczanelerin birer bebek merkezine dönüşmesini sağlayacağız.
Özellikle çocuk mamaları ve alt bezlerinin ilgili firmalarla yapılacak kampanyalar sonucu eczanelerde kalıcı olarak tekrar yer alması sağlanacak.( Bu ürünlerin üreticisi olan firmaların eczane dışında bekledikleri tüketim düzeyine erişmemiş oluşu nedeniyle, Eczacı Odamızla birlikte düzenlenecek kampanyalarla tekrar eczanelere dönecekler.

6- Gıda takviyelerin in’de bitkisel ürünler gibi sadece eczanelerde satılmasını sağlayarak, gereksiz kullanımları önleyip halk sağlığını güvencemiz altına alacağız.

7- Yardımlaşma Sandığının ekonomik altyapısı güçlendirilerek, bu güne kadar Türk Eczacıları Birliğini yönetenler tarafından sözler verilerek ikinci bir emeklilik maaşı verileceği dile getirilen ama bir türlü hayata geçirilemeyen bu önemli uygulamayı hayata geçireceğiz. Ayrıca 25 yıl Yardımlaşma Sandığında kalan her üyemizin emeklilik ikramiyesi karşılığı bir para almasını sağlayacağız.
Ayrıca TEB aracılığı ile yurt dışından temin edilen ilaçların gelirlerini Yardımlaşma Sandığına aktartacağız.
Bu ve pek çok projenin uygulanmaya konulabilmesi için de İstanbul Eczacı Odasının Türk Eczacıları Birliği Yönetiminin oluşmasında sorumluluk almasını sağlayacağız. Türk Eczacıları Birliğinde güçlü bir temsili yetimiz olacaktır.

8-Birçok Avrupa ülkesinde eczacılar eczanelerinin vitrinlerinin meslek örgütleri aracılığı ile kiralanması sonucu ciddi bir gelir elde ediyorlar.
Bizlerde meslektaşlarımızın vitrinlerini konumu(cadde, sokak) ve metrekaresi üzerinden toplu halde Reklamcılar Derneği ile anlaşılarak kiralayacağız. Vitrinlerimizde daha ziyade eczanelerimizde bulunan ürünlerin tanıtımı yapılacak ve böylece bu ürünlerinde satışı ivme kazanmış olacak. Sağlık Bakanlığı ile görüşülerek her yerde tanıtımı yapılan eczane ürünlerinin vitrinlerimizde tanıtılması hususunda gerekli izinleri alacağız. Ekonomik sıkıntı içinde bulunan eczanelerimiz vitrinlerinden gelecek gelir ile biraz olsun rahat nefes almış olacak.

9- Sayıları hızla artan Eczacılık Fakültelerinin kontenjanlarının azaltılması için Üniversitelere giriş sınavlarında ilk onbin arasında yer alan öğrencilerin Eczacılık Fakültesini tercih edebilmeleri uygulamasının YÖK tarafından hayata geçirilmesi için her türlü girişimde bulunacağız. Eczacılık Fakültelerinde okumak isteyen öğrencilere, girdikleri sınavlar sonucu ön sıralarda yer alması zorunluluğu getirilmesi yığılmaları önleyecektir.
Yeni Eczacılık Fakültelerinin açılmaması, hizmet verenlerin en az yarısının ise Ar-Ge, Yüksek Lisans, Doktora ve benzeri bilimsel çalışmaların yapıldığı merkezler haline dönüşmesi için çaba harcayacağız.

10- Eczacılık eğitiminde;
Laboratuvar çalışmaları ve farmasötik bakım pratik uygulamaları geliştirilmeli, İngilizce meslek dersleri ve ikinci yabancı dil dersi sunulmalı,Teorik ve pratik eğitim birbirinden ayrı yürütülmemeli,
Yurt içi ve yurt dışı eğitim programlarında kredi uyumsuzlukları giderilmeli,
Eczacılık Fakültesi öğrencilerine doğru, yeterli ve güncel bilgiyi sunacak bir veritabanı oluşturulmalı,
Yeni gelişen istihdam alanlarında yapılacak stajlar resmi staj olarak kabul edilmeli,
Eczacı hasta iletişiminin geliştirilmesi için müfredata sağlık psikolojisi dersleri eklenmeli,
Firmalarda eczacı istihdamı geliştirilmeli, öğrencilere endüstri çalışma alanları daha iyi tanıtılmalıdır.
Bu tespitler ışığında Eczacılık Fakülteleri ile mutabakat sağlayarak geleceğin eczacıları olan öğrencilerimizin daha nitelikli bir eğitim almalarını sağlayacağız.

11- Eczacılık Fakülteleri Konseyi tarafından reddedilen, gerek öğrencilerin gerekse eczacıların kabul etmediği ‘’Yardımcı Eczacılık’’ uygulamasını iptal ettireceğiz.
Yardımcı eczacılık mevcut hali ile sürdürülemez. KOSGEB, İş Kur, Sigorta teşviki ve benzeri devlet desteği alınmadan, söz konusu uygulamayı meslektaşlarımıza yönelik bir dayatma olarak görüyoruz. Bu uygulama sadece Türk Eczacıları Birliği Başkanı ve kendisini destekleyen Oda Başkanları tarafından arzu edilmektedir. Ne yazık ki üyelerinin reddettiği ve mağdur olduğu bir uygulamaya ısrarla karşı çıkanların gerekçelerini anlamak mümkün değildir. Öğrenciye yazıktır.

12- Eczacı Odamızın üyelerinden yıllık aidat ve Sözleşme bedelleri dışında verdiğimiz hizmetlerden hiçbir bedel almayarak eczane bütçelerine katkıda bulunacağız.

13- İEO TV yi hayata geçirmek için gerekli çalışmaları yapacağız.

14-Sosyal, kültürel, sportif faaliyetlerimizi yeniden canlandırarak, meslektaşlarımıza yönelik birçok dalda kaliteli hizmet sunulmasını sağlayacağız.
Basketbol, Voleybol, Tenis ve Masa Tenisi spor dallarında kadınlar ve erkekler arasında bölgeler arası turnuvalar düzenleyip sportif faaliyetleri her alana yayacağız.(Öğrencilerimizde bu turnuvalara katılabilecekler.
15- Her üç ayda bir mali verilerimizi Eczacı Odası sayfamızda tüm meslektaşlarımıza duyuracağız. Odamızı mali verilerimizi üyelerimizle paylaşarak, her türlü denetime açık hale getireceğiz.

16-İlaç Fiyat Kararnamesinde bu güne kadar güncellenmeden uygulanan kademelerin ve kar oranlarının günümüz koşullarına uygun olarak yeniden güncellenmesini sağlayacağız.

17- Göreve geldiğimizde sıralı dağıtım kotalarında bölge gerçekleri göz önüne alınarak yeniden adaletli düzenlemeler yapacağız. Ayrıca ilaçlara uygulanacak her fiyat artışında kotalar yeniden güncellenecektir.

18- Nöbette karşılanan yatan hasta reçeteleri kota dışı bırakılacaktır.

19- 2020 yılında yapılacak olan İlaç Alım Sözleşmesinde yer alacak ıskontoların eczanelerin toplam cirosu üzerinden değil hizmet verdiğimiz SGK ciroları tutarları üzerinden hesaplamaları sağlanacaktır.

20- Eczacıyla hastayı karşı karşıya getiren Muayene ücreti tahsilatı yükü eczacının üstünden kaldırılarak, Hastane ve Sağlık Merkezlerinden tahsil edilmesi sağlanacaktır.

21-Majistral ilaçlar fiyat listesi güncel hale getirtilerek eczacının mağduriyeti önlenecektir.

22-Piyasada bulunmayan ilaçlarlarla ilgili olarak her ay Kamuoyuna ve İl Sağlık Müdürlüğüne düzenli olarak bilgi vereceğiz. Bu sayede meslektaşlarımızın zan altında kalmasını önleyeceğiz ve eczacıyı mağdur eden ilacım nerede uygulamasının kaldırılmasını sağlayacağız.

23-Yönetime geldikten hemen sonra defalarca uyarmış olmamıza rağmen İstanbul Eczacı Odasını yönetenlerin yanlış tutumları nedeniyle meslektaşlarımızın paraları ile alının üç dairenin de içinde bulunduğu yıkılan binanın en kısa zamanda yeniden yapılarak, eczacıya kaliteli hizmet sunulması yeniden sağlanacaktır.

24- Galatasaray’daki yerimizi baştan aşağı yeniden düzenleyerek Eczacı Lokali haline getireceğiz.

25- Meslektaşlarımızın gözü arkada kalmadan rahat ve huzur içerisinde Tatil yapabilmesini sağlamak için Sağlık Bakanlığı ile görüşerek geçici Mesul Müdür atama işlemlerinde öngörülen prosedürlerin en aza indirilmesini sağlayacağız. Eczacı Odamızda bir eczacı havuzu oluşturarak Sayın Sağlık Bakanlığından gerekli yetkiyi alarak 4 ve 15 gün arasında tatil yapacak meslektaşlarımız Eczacı Odamıza ve İl Sağlık Müdürlüğüne bildirimde bulunacak ve Eczacı Odamız Eczacı Havuzundan bir meslektaşımızı belirlenen süre içinde mesul müdür olarak atayacağız.

26-Bölgelerde belirli günler tespit edilerek SGK reçetelerini faturalandıran ve kolilerini hazırlayan meslektaşlarımızın reçeteleri eczanesinden alınarak SGK bürolarına teslim ücret alınmayarak teslim edilecektir.Ayrıca meslektaşlarımız dilerse SGK Sözleşmeleri (ödemelerini banka havalesi ile yapıldıktan sonra) adreslerine gönderilecek ve doldurulduktan sonra adreslerinden alınarak Kuruma tarafımızca İletilecektir.Bu hizmetlerimizin yanı sıra eczanelerdeki atık ilaçları yılda iki kez eczanelerden toplayarak İLAYS sistemi ile yakılmasını sağlayacağız.

27- Meslek Örgütleri ile giderek zayıflayan ilişkilerimizi yeniden güçlü bir şekilde oluşturarak İstanbul Meslek Odaları Koordinasyonunda aktif yer alarak çalışmalarda görev alacağız.

28-Ecza Kooperatiflerimize sözde değil, özde destek vererek, Kooperatifimizin ortak sayısı arttırarak ve kooperatif bilincini geliştirerek mesleğimizin teminatı olan bu önemli kurumumuzu daha da güçlendireceğiz.

29-Eczacı Odamızda meslektaşlarımızın hukuki sorunlarına çözüm verecek bir Hukuk Bürosunu yeniden kurarak( nitelikli Oda Avukatlarımız işten çıkarıldığı için) geçmişi aratmayacak kaliteli bir hizmet vereceğiz. Gerekli olduğunda mesleğimiz dışındaki farklı alanlarda hukuksal sorunlar yaşayabilecek meslektaşlarımıza da bir müşavirlik bürosu ile anlaşma yapılarak ek hizmet de vereceğiz.
30-Mesleki sorunlarımızın çözümü ve Eczacılığın gelecekte nasıl şekilleneceği konularında Kurultaylar, Çalış taylar, Ulusal ve Uluslar arası Kongreler ve Arama Toplantıları düzenleyeceğiz.
Ayrıca Eczacının danışmanlık rolünü ön plana çıkarmak için eğitimler düzenleyerek, Eczacılık Fakültelerimizin Öğretim Görevlilerinin katkıları ile çok farklı ve güncel konularda meslektaşlarımızın kendilerini geliştirmelerini sağlayacağız. Bu sayede Fakültelerimiz le olan ilişkilerimizi daha da arttıracağız.

31- İstanbul Eczacı Odası üyelerimize önderlik ederek, gönüllü ortaklık anlayışı ile Sigorta Kooperatifi kuruluşunun ilk adımlarını atacağız. Kooperatifimiz Türkiye Kooperatifçilik alanında bir ilk olacak ve ortak olacak olan her meslektaşımız sigorta ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra ekonomik olarak ek bir getirinin de sahibi olacaktır. Meslektaşlarımız bu güne kadar bilinen sigorta şirketlerinden acentelik almış kurumlarımızla çalışırken, bundan sonra kendi kurdukları sigorta kooperatifinden hem en uygun şartlarda hizmet alıp, hem de yılsonlarında önemli bir kar payının da sahibi olacaklardır.

32-Bizlerin emeğiyle kurulmuş olan İstanbul Eczacı Odası Gençlik Komisyonu ile işbirliği içinde, öğrencilerimizin sorunlarına ve beklentilerine kalıcı çözümler sağlayacağız. İEO Gençlik Komisyonu çalışmalarına katılan öğrencilerimiz eczacılık mesleği ile ilgili bilinmeyen pek çok ayrıntıyı da bilgi hanesine katarak tecrübesini de arttırmış olacak.

33-Meslektaşlarımızın bir gün ihtiyaç duyabileceği ECZACI HUZUR EVİ projemizi hayata geçirebilmek için Milli Emlak Dairesi ve Belediyelerle görüşmeler yaparak Anadolu ve Avrupa yakalarında iki ayrı bölgede Huzur Evi kurma çalışmalarını başlatacağız.

34-Medula Sisteminin yoruma dayalı açıklarını sorumlusu eczacı değildir. Medula Sisteminin yoruma gerek kalmadan hizmet verebilmesi için uğraş vererek meslektaşlarımızın uğradığı haksız ekonomik kayıpların önüne geçeceğiz.

35-Bölgesinde eşit ve adaletli bir hizmet vermiş her bölge temsilcimizle çalışacağız. Kendileri ile üç aylık dönemler halinde toplantılar düzenleyerek bölgesel sorunları ve talepleri kendilerinden alacağız.

36- Bitkisel ham maddeler içeren ürünler yanlış ve gereksiz kullanıldığında kimyasal ilaçlar kadar tehlikeli olabilirler. Bu tespitten yola çıkarak eczane dışı pek çok yerde ve İnternet üzerinden satılan bu tip ürünlerin Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılarak her ilaç gibi sadece eczanelerde eczacının denetiminde halka ulaştırılmasını kamuoyunun gücünü de arkamıza alarak sağlayacağız. Böylece cirolarımız da önemli bir artış sağlayacağız.
Bitkisel ürünlerin yanı sıra eczanelerde yer almış olup halka eczacı aracılığıyla ulaşan, kozmetik ürünler, ağız bakım ürünleri(içlerinde ilaç etken maddesi bulunmaktadır),bebek mama ve alt bezleri gibi ürünleri ilgili firmalarla görüşüp, kampanyalar düzenlenerek tekrar eczanelere dönmelerini sağlayacağız. Bu tip ürünleri pazarlayan markaların son dönemde satıldıkları yerle gerekli ciroyu yapacak satış hasılatına ulaşamaması ve miatlarının dolup iade edilmeleri eczaneleri tekrar cazip hale getirmiştir. Bizler bu tespitten yola çıkarak eczacının bu alanda da tekrar yer almasını sağlamak için her türlü çalışmayı yapacağız.
Bitkisel Ürünlere Tarım Bakanlığı tarafından izin verilmesini kabul etmiyoruz.

37-İlaç Firmaları ve Dağıtım Kanalları ile görüşülerek, ilaç satış koşullarında bugün yürürlükte olan çıkışa mal fazlası uygulamasını, alışa mal fazlası uygulamasına dönüştürerek meslektaşlarımızın satın aldıkları ürün oranında mal fazlasından yararlanmaları için eczacının alım gücünü de arkamıza alarak gereken mücadeleyi vereceğiz.
İlaç Firmalarının duyarsız kalmaları karşısında, meslektaşlarımızın ortak alımlar yaparak yüksek oranda mal fazlası sağlayacak ve böylece karlılığını katılım sayısı oranına göre fazlasıyla arttıracak bir sistemi hayata geçirerek ekonomik sorunların giderek arttığı bir dönemde nefes almalarını sağlayacağız.

38-İlaç Fiyat Kararnamesindeki kar oranlarımızın enflasyon artışı göz önünde bulundurularak günün koşullarına göre yeniden uyarlanması için hazırladığımız raporu ilgili Bakanlığa ulaştırarak takipçisi olacağız.2005 yılından beri revize edilmeyen ilaç fiyat kademelerinin fiyat artışları göz önüne alınarak güncellenmesi için mücadele edeceğiz.

39-Kan ürünleri ve diyaliz reçetelerinde alınan Eczacı Odası katkı payını %1 den %0.75 e düşüreceğiz. Kan ürünleri ve manüel reçeteler eczanelere teslim edilecek, e-bandrol uygulamasına geçilecektir.

40-Sıralı dağıtım Reçete kotalarını yaptığımız araştırmalar sonucu ortaya çıkan bölge gerçeklerini göz önüne alarak yeniden revize edeceğiz. Çözümü genel bir uzlaşı sağlamak amacı ile her bölgeden seçilen meslektaşlarımızla beraber ortak akıl ve sağduyu ile yaratılacaktır.

41-Meslektaşlarımızın banka, sabit telefon, GSM, internet gibi zorunlu giderlerinden tasarruf etmelerini sağlamak için ilgili firmalarla görüşüp Eczacılarımıza yönelik çok uygun fiyatlarla hizmet sunulmasını sağlayacağız.
.


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 348
  •  
    348
    Shares

Sn. AHMET HAKAN ÇOŞKUN

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 49
  •  
    49
    Shares

Geçtiğimiz günlerde çalıştığınız gazetedeki köşenizde paylaştığınız meslektaşlarımıza yönelik “raftan ilaç alıp vermelerine rağmen eczacılar neden meşgul gibi görünüyorlar yanlış tespitinize yönelik Çağdaş Eczacılar Grubu adına asistanınızla bir görüşme yaparak, bilgi ve algı eksikliğinizi gidermek adına, şahsınızın bizlerle beraber sizin tespit edeceğiniz bir eczane ye giderek meslektaşlarımızın ne kadar yoğun bir mesai verdiklerini bire bir gösterip bizlere hak vereceğinizi ifade etmiştik.


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 49
  •  
    49
    Shares
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 49
  •  
    49
    Shares

SN. AHMET HAKAN ÇOŞKUN
Geçtiğimiz günlerde çalıştığınız gazetedeki köşenizde paylaştığınız meslektaşlarımıza yönelik “raftan ilaç alıp vermelerine rağmen eczacılar neden meşgul gibi görünüyorlar yanlış tespitinize yönelik Çağdaş Eczacılar Grubu adına asistanınızla bir görüşme yaparak, bilgi ve algı eksikliğinizi gidermek adına, şahsınızın bizlerle beraber sizin tespit edeceğiniz bir eczane ye giderek meslektaşlarımızın ne kadar yoğun bir mesai verdiklerini bire bir gösterip bizlere hak vereceğinizi ifade etmiştik.

Bu yapıcı teklifimize sizden bir yanıt alamadık.

Hemen sonrasında İstanbul Eczacı Odamızın tarafınıza gönderdiği tekzip yazısına istinaden biraz ironik bir edayla özür yazınızı paylaştınız. Tam bu konuda bilgi eksikliğinizi giderdik diye düşünürken, bugün yine köşenizde gripin markalı analjezik bir ürünümüzü referans göstererek bazı ilaçların eczane dışında da satılması gerektiği algısını yaratmak istiyorsunuz!!!

Sn. Hakan, amacınız nedir? Kime hizmet ediyorsunuz? Birileri tarafından sahsınıza görev mi verildi bilmiyoruz?.. Ama yaratmak istediğiniz algı toplum sağlığını derinden etkileyecek bir yaklaşım.

Toplumun sağlık okur yazarlığının hangi düzeyde olduğunu tahmin edeceğiniz düşüncesi ile alanımız içindeki bazı ilaç firmalarının daha çok satmak ve daha çok kar etmek amacı ile bazı ürünlerini eczane dışına çıkararak, ilacın toplumsal ve sağlık yönünü görmezden gelerek, ticari bir anlayışla hareket ettiklerini iyi bilmekteyiz.

Örnek verdiğiniz ülkelerdeki bilinçsiz ilaç kullanımı nedeniyle yaşanan ölümlerin oranını biliyormusunuz? Ayrıca, Sağlık Bakanlığı ilaç tanıtım yönetmeliğine aykırı olarak ilacı köşenizde yer vererek, topluma yönelik yasa dışı ve örtülü reklam yaptığınızın farkındamısınız?

Eczacılık eğitimini almamış bir kişi olarak yine köşenizde yer verdiğiniz hafif ilaçlar kavramını da reddediyoruz. İlaç hafif, orta, kuvvetli diye ayrılmaz. İlaç, hekim teşhisi ve eczacının danışmanlığında, doğru dozda kullanılması gereken bir sağlık ürünüdür. Doğru zamanda doğru dozda kullanılmazsa hepsi bir zehirdir.

Sn.Hakan, hangi nedenle köşenizde toplum sağlığını tehlikeye düşürecek bu konuyu kaleme aldığınızı bilmemekle beraber hiç unutmayın ki, biz eczacılar mezun olurken ettiğimiz eczacılık yeminine sadık kalarak, ticari yaklaşımlara karşı toplum sağlığını ve esenliğini önceliğimiz olarak görüp, egemenlere karş dimdik durmaya devam edeceğiz.

Saygılarımla…

05.08.2019
Ecz. Mustafa Turunç
Çağdaş Eczacılar


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 49
  •  
    49
    Shares

BASIN AÇIKLAMASI ECZACI KAMUOYUNUN DİKKATİNE !.. MECİDİYEKÖY’DEKİ MERKEZ BİNAMIZIN YOK OLUŞUNUN HAZİN ÖYKÜSÜ

Beğendinse paylaşabilirsin
  • 1K
  •  
  •  
  •  
  • 1K
  •  
    2K
    Shares

BASIN AÇIKLAMASI
ECZACI KAMUOYUNUN DİKKATİNE !..

MECİDİYEKÖY’DEKİ MERKEZ BİNAMIZIN YOK OLUŞUNUN HAZİN ÖYKÜSÜ

‘’Bir varmış, bir yokmuş Mecidiyeköy de Gökfiliz İş Merkezinde Eczacı Odamızın merkezi varmış’’ diye başlasak bazı meslektaşlarımız anlatılanları masal gibi algılayabilir. Keşke masal olsaydı… Aslında anlatacaklarımız doğru bilgi ve belgeye dayalı, gerçek ve ibretlik bir öykü.

1-) Oda Merkezimizin bulunduğu iş merkezine çürük raporu nasıl alındı???

İstanbul Eczacı Odamızın merkezinin içinde bulunduğu iş merkezinde oğlu, kızı, eşi ve baldızının hisseleri bulunan (şahsi hissesi yok), Özal döneminde bakanlık görevlerinde bulunan İ. Ö. adlı şahıs, 2016 yılında mevcut binanın güvenli olmadığı savıyla binanın yıkılıp yeniden yapılması tezini dile getirmeye başlar. Birinci derecede yakınlarının ve baldızının hisselerinin kontrolünü elinde bulunduran bu şahıs %38 oranında hisse payının kendilerinde olduğunu ve bu binayı bizzat kendisinin yapacağını diğer kat maliklerine ifade eder.
Ancak, inşaatı yapabilmesi için yeterli çoğunluğu yoktur ve kat maliklerinin bir kısmını da yanına çekmesi gerekmektedir. Malum şahsın söz konusu radikal talebi malikler arasında ciddi tartışmalara yol açar.
Sağduyulu bir kısım malikler, mevcut binanın yıkımı gerektirecek bir yapı olup olmadığı konusunda şüphe duyduklarını, yıkılıp yeniden yapılacak olsa bile yapmayı talep eden bu şahsa güven duymadıklarını, ayrıca söz konusu inşaatı yapabilecek ekonomik gücünün olmadığı kanaati ile yapılan talebe olumsuz bakarlar.

Bahse konu olan şahıs boş durmamaktadır… Oğlu K. S . Ö vasıtası ile binanın risk analizinin yapılması başvurusu ile Şişli Belediye Başkanlığına dilekçe verir. İlgili ekipler binaya gelerek binanın bodrum katlarından karotlar alarak incelemede bulunurlar ve çürük raporu alınır!!!

Böyle bir raporun nasıl alındığı konusunda kuşku duyan diğer kat malikleri, 5. Bölge İdare Mahkemesine başvurarak yürütmeyi durdurma kararı alır ve aralarında İTÜ eski rektörünün de bulunduğu kültür ve ışık üniversitelerinden hocalarında yer aldığı bir bilirkişi heyeti binada incelemede bulunur. Yaklaşık 250 sayfayı bulan bu rapor da özetle; her ne kadar 1999 yılından sonra çıkarılan yönetmelikten önce yapılan bir bina olmasına rağmen, çok katlı yapı güvenliğini haiz bir bina olduğu, binanın tam ortasından geçen asansör boşluğunu saran ve binanın en üst katına kadar çıkan perde betonun binayı dirençli bir hale getirdiğini ancak olası bir İstanbul depremi göz önüne alındığında binanın dört bir tarafında bulunan kolonlara sadece 5. veya 6. kata kadar güçlendirme yapılırsa güvenli bir bina olacağını ifade ederler ve yıkılıp yapılma maliyeti göz önüne alındığında güçlendirmenin daha mantıklı olacağını raporlarlar.

2-)Yıkım nasıl gerçekleşti ???

Karşılıklı mücadele, yürütmeyi durdurma ve kaldırma şeklinde bir süre devam eder. Bu arada İ. Ö. kendine Sedir İnşaat adıyla 500 bin tl sermayeli bir inşaat şirketi kurar. Gelişmelerden rahatsız olan kat malikleri bir oldubitti ye tanık olmamak için Şişli Belediyesi başkanlığında ilgililerle birkaç kez görüşmelerde bulunurlar. Söz konusu görüşmelerde yetkililer; yıkım kararı yasal olarak alınsa dahi yıkımı beklenen çok sayıda binanın olduğu, o nedenle de binanın kısa sürede yıkılmasının söz konusu olamayacağı, hatta yılları bulacağını belirtirler ve yıkım sürecinde de yıkım işleri ile ilgili firmalara ihale açmak zorunda oldukları dolayısı ile, kat maliklerinin haberi ve onayı olmak zorunda olduğunu ifade ederler.

Belediye kanununda yanmış, yıkılmış, metruk meskenlerin çevreden geçen vatandaşlara zarar vermemesi için ivedi yıkılır maddesi varmış ve bununla ilgili bir beyan formu bulunmaktaymış. Malum şahıs bu beyan formunu doldurup, belediyedeki yetkililere imzalatarak ertesi günü dozerleri ile yıkım işlemini başlatmak için harekete geçer. (meğerse oda merkezimizin bulunduğu iş merkezi; yanmış, yıkılmış ve metruk bir halde imiş bizim haberimiz yokmuş, Meslektaşlarımızın takdirlerine sunuyoruz.) Bundan haberdar olan kat malikleri yıkımı durdurmak için etten duvar örer(ne hikmetse yıkımı durdurma çabası içinde bulunan kat malikleri arasında bir tek eczacı odası yöneticisi bulunmamaktadır). Çevik kuvvet ve belediye zabıtaları ve müdürü ve televizyonlar olay mahalline gelir. Kat malikleri yıkımın hukuksuz ve kanunsuz olduğunu belgeleri ile zabıta müdürüne sunarlar ve yıkım durur. Ancak daha sonraki günlerde ne oldu ise olur, itirazlara rağmen yıkım gerçekleşir. Kısaca 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm yasasına göre yıkımın gerçekleşmesi çok uzun zaman alacağını görenler, metruk evlerin yıkımını ön gören bir beyan formuna istinaden koca iş merkezini yıktırmışlardır. İşte binamızın yıkılma öyküsü de böyle…

3-) İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu, bu malum şahısla neden beraber hareket eder ???

Yukarıda ifade ettiğimiz şekilde binayı yeniden yapabilmek için her şeyi göze alan, diğer kat maliklerince güven duyulmayan ve yapacak ekonomik gücü de yok denilerek itibar edilmeyen bir şahısla, İstanbul Eczacı Odamızın Yönetim Kurulu, nasıl güvenip beraber hareket ederler? Diğer kat maliklerinin ve önceki dönem Oda başkanlığı görevinde bulunan Ecz. Semih Güngör’ ün uyarılarına rağmen ilgili şahıs ve kurduğu şirketle 30.03.2017 tarihinde özel protokol, 24.01.2018 tarihinde Beyoğlu 13. Noterliğinde, taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalarlar. Yönetim Kurulunun bu yaklaşımı bizce de hayret ve merak konusudur!!! Sakın son dönemlerde dilimize dolanan ‘’kandırıldık’’ demesinler… Meslektaşlarımız, bu cevaba itibar etmeyeceklerdir.

4-) İ. Ö. ve Sedir İnşaat’ tan Oda Yönetim Kurulu nasıl bir güvence almışlardır ???
Oda Başkanının söylediklerine göre, İ. Ö. den( sedir inşaat ) 7 milyonluk bir senet alındığı ifade edilmektedir. Ancak güvence olarak banka teminat mektubu alınmadıktan sonra , ödeme gücü soru işaretli ve bina da şahsına ait hissesi de olmayan söz konusu şahıstan alınan senedin değersiz bir kağıt parçasından öte bir anlam ifade etmediğini eczacı odası Yönetim Kurulu bilmiyorlar mıydı ??? Yine meslektaşlarımızın dikkatine ve değerlendirmelerine sunuyoruz.

5-) Oda Yönetim Kurulu, İ. Ö. ve Sedir İnşaat’la yapılan protokol gereği kira bedeli almışlar mı ???

Hemen söyleyelim İ. Ö. ve şirketi, kira bedeli olarak 16000 tl ödemeyi üslense de yine Oda Yönetim kurulu ile yaptıkları özel protokol de yeni binada kendisine ait öngördüğü 88 m karelik bir bölümü metrekaresi 5000 amerikan dolarından (dolar kurunu o günkü kurdan sabitlemişler) eczacı odasına satmayı taahhüt etmekte. Ayrıca, kendi adına akıllıca bir iş yaparak ödemeyi üslendiği kira bedelini, bina yapılıp bittiğinde vereceği bölümün bedelinden düşülecek diye de protokole bir madde yazdırıyor. Bizimkilerde böyle bir protokole imza atıyorlar!!! Yani, değerli meslektaşlarımız sözü geçen şahsın binayı yapma şansı olmadığı ve kalmadığına göre Yönetim Kurulu, ilgili şahıstan kira bedeli olarak 2 yıl boyunca bir kuruş bedel almamışlardır… Bu nasıl eczacı haklarını korumak ve savunmaktır!!!

6-) Yol yürüdükleri şahsa güvenip, yıkılıp ne zaman yenisinin yapılacağı belli olmayan bir binadan, ortada olamayan bir katı Eczacı Odasını borca sokarak, bankadan kredi alarak satın almak mantıklı mı???

Meslektaşlarına şirin gözükmek ve iş yapıyor algısı yaratmaya yönelik popülist bir yaklaşım olarak değerlendiriyor ( yoksa binayı yıkıp yapabilmenin koşulu olarak, 2/3 çoğunluğu sağlayabilmek için birileri tarafından eczacı odamıza alınması empozemi edildi bilmiyoruz. ) ve en hafifi ile yanlış ve hatalı tercihleri nedeniyle meslektaşlarımızın yarattığı ekonomik değerleri doğru kullanmadıklarını düşünmekteyiz. 28 yıldır aralıksız İstanbul Eczacı Odasını meslektaşları adına yöneten Çağdaş Eczacılar Grubu olarak bizler, meslektaşlarımızın aidatlarını bizlere emanet edilmiş en yüce değer olarak gördük ve özenle harcadık… Yine de takdiri değerli meslektaşlarımıza bırakıyoruz.

SONUÇ:
Kentsel Dönüşüm yasasına uygun olup olmadığı bile şüpheli olan bir binayı ivedi yıktıramayacağını anlayan ve binamızla asla ilgili olamayan bir beyan formuna sığınarak yıktıran bu şahsa bu kadar güven nasıl ve neden duyulmuştur?

İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu Üyeleri; diğer malikler tarafından güvenilmeyen bir şahısla neden beraber hareket edersiniz? Hukuksuz yıkıma neden sessiz kalırsınız? Kira bedeli alamayacak bir protokolü neden imzalarsınız? Malum şahıs yüzünden başka bir binaya geçmek zorunda kalıp, her ay 30 bin tl kira bedeli ödemek zorunda kalırsınız ve binanın tefrişi için 500 bin tl harcarsınız?

Meslektaşlarımızın eczacı odamıza aktardıkları kaynakların nasıl heba olduğunun kısa bir özetini yapacak olursak;

720000.- tl 2018 yılı sonu itibariyle yeni hizmet binasının toplam kira bedeli
500000.- tl yeni binanın tefrişi
384000.- tl 24 aylık sedir inşaattan alınması gerekip alınamaya kira bedeli
2250000.- tl olmayan bir binadan olmayan bir katın satın alınma bedeli
180000.- tl olmayan bir katı satın alabilmek için bankadan alınan kredinin faizi

Değerli Meslektaşlarımız, söz konusu rakamları alt alta topladığınızda eczacı odamızın kaybı 4034000.- tl… Evet yanlış duymadınız Dört Milyon Türk Lirası. (ki, bu gereksiz harcamalar yeni binamızın yaşama geçilmesine kadar devam edecek. Söz konusu kayıplarımızın rakamı sadece 2 yıllık kaybımız ). Bu arada, Oda Yönetim Kurulu yaptıkları hataları örtmek adına Adama dava açtık demekte (atı alan Üsküdar ı geçti) ve eczacının varlıkları olan Halaskargazi ve Beyoğlunda ki katları yok pahasına satmaya niyet etmektedirler… Yönetim Kurulu maalesef, basiretli bir yöneticilik yapamadılar ve bedelini meslektaşlarımız ödeyecekler.
Bugünlerde ilginç bir yaklaşım daha yaşıyoruz. Meslektaşlarımız protokol yapmak için eczacı odası merkez ve irtibat bürolarına geldiklerinde kendilerine ‘’birlikte başardık’’ ifadesi ile başlayan ve yönetimin iki yılda yaptıklarını anlatan bir broşür veriliyor. Hatırlarsınız halaskargazi deki katımız Sn.Ecz. Sabri Kalyoncu başkanlığı döneminde(1985) bedeli ödenmesine rağmen tapusu bir türlü alınamayan katı, tapusunu aldık diyerek başarı diye meslektaşlarına sunan bir yönetim, kendi dönemlerinde bankadan kredi alarak aldıkları yıktırılmış bir binadan yerinde olmayan bir katı aldıklarını söyleyememektedir!!! Sizce de ilginç ve merak konusu değil mi?..

Değerli Meslektaşlarımız, soruları çoğaltmak mümkün ve inanın bu konuda anlatılacak daha birçok husus var. Ancak sabrınızı tüketmek istemiyoruz. Şeffaflıktan bahsedenlerin sizlere bu konuda hiçbir bilgi vermediklerini de biliyor ve bilgilenme hakkını savunan bir grup olarak sizlerin gelişmelerden haberdar olmanızı istedik.

Değerlendirmeniz dileği ile…

Saygılarımızla.

                                                                                   ÇAĞDAŞ ECZACILAR GURUBU

Beğendinse paylaşabilirsin
  • 1K
  •  
  •  
  •  
  • 1K
  •  
    2K
    Shares

MESLEKİ SORUNLARDAN HIZLI ARTAN KONTENJANLAR – ÇED

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

HTTP://WWW.CED.ORG.TR/?P=6122

MESLEKİ SORUNLARDAN HIZLI ARTAN KONTENJANLAR – ÇED

Her yıl odaların ve TEB’ in dile getirmesine rağmen bu yılda beklenen olmadı ve eczacılık fakültesi kontenjanları azalmadı aksine %5’e yakın artışla 3524’e yükseldi.
YIL / ECZACILIK FAKÜLTESİ KONTENJANI
2013 / 1886
2014 / 1934
2015 / 2082
2016 / 2327
2017 / 2608
2018 / 3366
2019 / 3524
TABLO 1 : 2013-2019 Eczacılık Fakültesi Kontenjanları
Ne yazık ki mesleğimiz bu mezun enflasyonunu kaldırabilecek güçte değildir.Kısıtlı sayıdaki alan ve çalışma koşullarıyla yapılan tahminlerde 5 yıl içinde 3-8 bin arasında eczacı istihdam problemi yaşayacak.
Ya çalışma alan ve koşullarını arttırıp,iyileştirmeliyiz ya da derhal kontenjan artışını durdurup yıllar içinde kademeli olarak azaltmalıyız.
TEB ve Eczacı Odaları öncülüğünde bu konuda stratejik bir plan oluşturup geniş bir projeksiyon çizip somut çalışmalar yapmalıyız.

ÇAĞDAŞ ECZACILAR DERNEĞİ


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

ECZACI GELİRİNİN % 8’İNİ DAHA KAYBETTİ

Beğendinse paylaşabilirsin
  • 235
  •  
  •  
  •  
  • 589
  •  
    824
    Shares

SGK ile yapılan revizyon görüşmeleri 13 Mayıs’ta yüzde 20 oranında güncellemeyle sonuçlandı. 2018’deki yüzde 15’lik güncellemeyle birlikte düşünüldüğünde toplamda eczacı lehine yüzde 38’i bulan bu revizyon ilk bakışta iyiymiş gibi görünebilir. Ancak 2016 yılından bu yana eczacı lehine güncelleme yüzde 38 olmasına karşın aynı dönemde enflasyon nedeniyle eczacının kaybı yüzde 46 yani eczacılar sonuç itibariyle yüzde 8 kayıpta.


Beğendinse paylaşabilirsin
  • 235
  •  
  •  
  •  
  • 589
  •  
    824
    Shares
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Beğendinse paylaşabilirsin
  • 235
  •  
  •  
  •  
  • 589
  •  
    824
    Shares

SGK ile yapılan revizyon görüşmeleri 13 Mayıs’ta yüzde 20 oranında güncellemeyle sonuçlandı. 2018’deki yüzde 15’lik güncellemeyle birlikte düşünüldüğünde toplamda eczacı lehine yüzde 38’i bulan bu revizyon ilk bakışta iyiymiş gibi görünebilir. Ancak 2016 yılından bu yana eczacı lehine güncelleme yüzde 38 olmasına karşın aynı dönemde enflasyon nedeniyle eczacının kaybı yüzde 46 yani eczacılar sonuç itibariyle yüzde 8 kayıpta.

ECZACI LEHİNE ARTIŞ % 38
Değerli meslektaşlarımız, SGK ile yapılan 2019 yılı revizyon görüşmeleri 13 Mayıs tarihinde sonuçlandı. Mali konularda % 20 oranında bir güncelleme sağlandığı açıklandı. 
Ancak hatırlanacağı üzere bu revizyonlar, 2016 yılında yapılan protokolün günümüz piyasa şartlarına uygun hale getirilmesi ve meydana gelen enflasyon ve döviz kuru artışları nedeniyle oluşan kayıpların giderilmesi için yapılıyor. Nitekim 2018 yılında da bir revizyon yapılmış ve % 15 oranında iyileşme sağlanmıştı. 2016 yılından beri yapılan her iki revizyondaki artışlar birlikte düşünüldüğünde eczacı lehine güncelleme % 38’i buluyor.

ENFLASYON NEDENİYLE KAYIP YÜZDE 46
Oysa bu artış, protokolün imzalandığı 2016 yılından bu yana sadece enflasyon nedeniyle oluşan kayıplarımızı bile karşılamaya yetmiyor. Zira enflasyon 2016 yılında % 8.53, 2017 yılında % 11.92, 2018 yılında % 20.30 olmak üzere toplamda neredeyse yüzde 46 oranında bir kayba neden oldu.

GERÇEK DURUMUMUZU GÖSTERECEK RAKAMLAR
Değerli meslektaşlarımız, bizce eczacının gerçek durumunu gösterecek rakamlarsa henüz açıklanmadı. Elimizde 2018 de yapılan güncelleştirmelerin sonuçları var.

Örneğin 2018’ de eczaneler uyguladıkları iskonto oranına göre sınıflandırıldığında % 0 ile % 0.75 aralığında iskonto yapan eczanelerin oranı tüm eczanelerin % 53.5’iydi. % 2,2 ile % 2,75 aralığında iskonto yapan eczanelerin oranı ise tüm eczanelerin % 46.5’iydi.
Keza eczane sayılarıyla ifade edersek; % 0 iskonto uygulayan eczane sayısı 9004 ,% 0.75 iskonto uygulayan eczane sayısı 4705% 2.2 iskonto uygulayan eczane sayısı 8230 ve % 2.75 iskonto uygulayan eczane sayısı 3693 olmuştu. 
İşte eğer bu rakamlar açıklanırsa bu yıl yapılan güncellemenin bir başarı mı yoksa bir başarısızlık mı olduğu daha iyi anlaşılır. Ancak bizim tahminimiz ve endişemiz bu sayıların eczacı aleyhine değiştiği yönünde.

BİZLERE HİÇBİR ŞEY SÖYLENMİYOR
TEB, EBS üzerinden bu bilgileri daha en başta almıştı ve umarız kullanmıştır. Zira bu süreçte yaşadığımız en büyük sıkıntı haber alamamak, gelişmeleri öğrenememek, gelinen durumu bilememektir. Oysa TEB revizyon çalışmalarına 12 Şubat’ta bir çalıştay ile başladı. 13 Mart’ta Protokol Komisyonu’nu ve 15 Mart’ta da Başkanlar Danışma Kurulu’nu topladı. SGK ile 20 Mart, 23 Mart, 2 Nisan, 9 Nisan ve 15 Nisan tarihlerinde görüştü. Son olarak 17 Nisan’da Çalışma Bakanı ile görüştü. 
Ama 3 Mayıs’taki SGK mesajına karşılık“Bilgilendirme Yazısı” dışında süreçle ilgili hiç bir şey paylaşılmadı ve eczacılar “bilinmez” bir sürecin içine sokuldu. Nitekim hala eczacılar adına nelerin istendiği, hangi isteklerin kabul edildiği, hangi isteklerin reddedildiği büyük bir “muamma”. Örneğin İstanbul Eczacı Odası, bölge toplantılarında % 1.5‘ lik bir iskonto baremi eklenmesini talep ettiklerini dile getirdi ama bu bilgi kırıntısı ne yazık ki bu “muamma”yı çözmeye yetmiyor.

ANGARYAYI YİNE ECZACILAR ÇEKTİ
Bu bilinmezlikle gelinen bugünde önemli sayıda meslektaşımız SGK’ya fatura kesmiş ve teslim etmiştir. Sürecin uzaması eczacılara bir angarya olarak geri dönmüştür. 1 Nisan’a kadar yenilenmesi gereken sözleşmenin, 43 gün geçtikten sonra sonuçlandırılmasını eczacı kamuoyu takdir edecektir. 
Ancak şurası bir gerçektir ki yaşanan bütün bu süreçten sonra önümüzdeki yıl yapılacak 2020 protokolü eczacı için çok daha önemli ve sonucu beklenir hale gelmiştir.

2020’YE ŞİMDİDEN HAZIRLANMALI
Bize göre öncelikle, TEB seçimlerinin hemen ardından başlayıp ve içine sendika, vakıf, dernek gibi tüm eczacı bileşenlerini alarak en geniş tabana yayılan bir çalıştay yapmalıdır. Ayrıca bu süreç şeffaflıkla yönetilmeli ve her şey eczacı kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Sonuçta olan ve olabilecek ekonomik krizlere karşı eczacıyı koruyan bir sözleşme hayata geçirilmelidir.
Gerçek iyileşme yıllık öngörülebilir bir protokol ve eczacılık meslek hakkı ile mümkündür. Eğitimlerle ‘’hak edilmeye’’ çalışılan bir meslek hakkı değil hemen şimdi uygulanacak bir meslek hakkı istiyoruz.
Eczacının, ilaç fiyat kararnamesi, ısı-nem, tabela, muayene ücreti tahsilatı, medikal malzemelerin fiyatlarının güncellenmesi, artan fakülteler ve kontenjan sorunu, istihdam problemi, ikinci ve yardımcı eczacılık, ÜTS gibi başlıklarda yaşadığı ve yaşayacağımız bir çok sorunun eğer gündeme getirilirse ancak 2020 protokolü görüşmeleri ile değerlendirilir gibi görünüyor. Örgütlü, şeffaf ve gücünü üyesinden alan bir eczacılar birliğinin bunu başaramama şansı yok.
Saygılarımızla


ÇAĞDAŞ ECZACILAR DERNEĞİ GENEL MERKEZİ

http://www.ced.org.tr/?p=6107


Beğendinse paylaşabilirsin
  • 235
  •  
  •  
  •  
  • 589
  •  
    824
    Shares

ECZANE DIŞI ÇALIŞAN ECZACILARIN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 23
  •  
    23
    Shares

ECZANE DIŞI ÇALIŞAN ECZACILARIN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

HASTANELERDE ÇALIŞAN ECZACILAR HAKKINDA

  •    Kamuda çalışan tüm meslektaşlarımızın özlük haklarının iyileştirilmesi için çalışacağız. Eczacının taşınırcı olması nedeniyle üzerinde olan zimmetin maddi sorumluluğunun ne kadar ağır olduğunun bilincindeyiz. Bu sorumluluk karşılığında aldığı ücretler adil değildir. Başta 0,75 olan ek ödeme katsayısının eczacılarımızın yönettiği bütçe, yaptıkları iş, aldıkları risk ve eğitim sürelerinin eşitliği itibariyle diş hekimleri ile birlikte değerlendirilip 1,1’ e yükseltilmesi, ücret iyileştirilmesinin yapılıp denge ve ek ödeme paylarının temel maaşa eklenmesi için mücadele edeceğiz.
  •   Hastanelerimizde hemşirelerin bağlı oldukları Sağlık Hizmetleri Müdürü, hekimlerin bağlı oldukları Başhekim gibi makamlar varken eczacıların görevlerini bilen ve mesleklerini icra ederken karşılaştıkları sorunlara hakim olan, eczacının doğrudan iletişime geçebileceği bir makam yoktur. 663 Sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede yapılacak değişiklik ile kamuda eczacılık hizmetlerinin yürütülmesinden sorumlu Eczacılık Hizmetleri Müdürlüğü kadrolarının oluşturulması ve buralara eczacıların atanması için çalışacağız.
  •    Son 4 yılda Verimlilik ve Kalite Yönetim Daire Başkanlığı eczane ve biyomedikal alanlarında birçok yeni düzenlemeye gitmiş ve kalite standartlarının Türkiye’ nin her hastanesinde aynı olması için birçok kriter belirlemiştir. Kaliteli ve verimli sağlık hizmetinin hastalara sunulmasında doktor-hemşire-eczacı zincirinin önemli bir halkasını temsil eden meslektaşlarımızın kamudaki sayısı halihazırda yetersiz iken istenilen standartların yerine getirilmesi eczacılarımızın iş yükünü fazlasıyla arttırmıştır. Eczacılarımızdan beklenen sorumlulukların yerine getirilebilmesi için kamuda eczacı kadrolarının hızla arttırılması gerekmektedir.  Bu kadrolar oluşturulurken eskisi gibi sadece yatak sayısı baz alınmamalıdır. Hastanelerin içerdiği özellikli birimler de dahil olmak üzere, yapılacak iş yükünün de hesaba katılarak kadroların belirlenmesi gerekmektedir.
  •    Kamu Kurum ve Kuruluşlarında çalışan eczacılara uygulanan yasa ve yönetmelikler, yürürlükteki 6197 sayılı Eczacılık Yasasında yer alan eczacı tanımına uygun hale getirilmelidir.
  •    Eczacılarımız hastanelerde aşağıda belirtilen alanlarda çalışmaktadır.
  1. TPN (Total Paranteral Nutrisyon Üniteleri)
  2. Onkoloji Eczacılığı (Kemoterapi Üniteleri)
  3. Akılcı İlaç Kullanımı Danışma Merkezi
  4. Farmakoekonomi (Satınalma birimlerinde)
  5. Farmakovijilans Sorumlusu
  6. Materyovijilans Sorumlusu
  7. Tıbbi Sarf Malzeme Yönetimi
  8. Servis Eczacılığı
  9. Verimlilik ve Kalite
  10. Aseptik İlaç Hazırlama Üniteleri
  11. Majistral İlaç Yapımı
  12. Stok Yönetimi
  13. Enfeksiyon Eczacılığı
  14. Nefroloji Eczacılığı
  •     Buradan da anlaşıldığı gibi kamuda eczacılarımız hızla branşlaşmaya (uzmanlaştırılmaya) başlamıştır. Ancak Eczacılık Fakültelerindeki eğitimler bu alanlarda uzmanlaşmak için yeterli olmadığı gibi kamuda çalışan birçok meslektaşımızın belirtilen alanlarda lisansüstü eğitimleri de yoktur. Eczacının bu alanlarda daha verimli çalışabilmesi için öncelikle uzmanlık alanlarının genişletilmesi, görev ve yetki tanımlarının belirlenmesi gerekmektedir. Hekim ve hemşirelere kendi alanlarında sürekli düzenlenen sertifikalı meslek içi eğitimler gibi eczacılarımıza da lisans üstü uzmanlık eğitimleri yanında sertifikalı meslek içi eğitimler düzenlenmeli ve bu eğitimlerin sürekliliği sağlanmalıdır. Sağlık Bakanlığı tarafından bu uzmanlık ve ilgili alanlara aktif olarak eczacı istihdamı arttırılmalıdır.
  •     Bilindiği üzere özel hastanelerde eczacı olmadan eczane ruhsatı alınamamakta ve eczacılık hizmeti verilmemektedir. Kamuda yıllardır, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nden “…kurumda eczacı olmadığı takdirde görevini hemşire ya da eczane teknisyeni yürütür.” İfadesi yer aldığı için eczacısız eczacılık hizmeti veren hastanelerimizin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Ayrıca ifadede hemşire ya da eczane teknisyeni geçmesine rağmen kurumlar personel yetersizliğini ileri sürüp eczanede sağlık alanında hiçbir eğitimi olmayan personelleri de çalıştırmaktadır. Yönetmelikten bu ifade acilen çıkartılıp eczacılık hizmetinin sadece eczacı tarafından verilmesi gerektiği eklenmelidir ve bu hastaneler için eczacı atamaları yapılmalıdır.
  •       Açıktan atamalarda hastanelerimizde engelli eczacılarımız için ayrıca kadro açılmalıdır.
  •       Hastanelerimizde eczacılık hizmeti verirken yardımcı personellerin desteğine ihtiyaç duymaktayız. Destek personellerimizin sayısı yetersiz ve bu personellerin çoğu eczanede yapılacak işlerde kalifiye değillerdir. Bununla beraber verilen personel bin bir türlü emekle yetiştirildikten sonra, hastane yönetimi tarafından başka alanlardaki personel yetersizliklerinde personelin çekildiği ilk birim eczanelerimizdir. Ayrıca bazı hastanelerimizde, sertifikalı eczane teknisyenleri, kadrolu olarak atanmalarına rağmen eczane dışı alanlarda çalıştırılmaktadır. Eczacılık hizmetlerinin hastanelerimizde aksamadan sürdürülebilmesi için bu duruma artık bir son verilmesi gerekmektedir. Hastane eczanelerine destek personelleri görevlendirilmeli, hatta eczane teknisyeni kadroları arttırılıp hızla atanmaları sağlanmalı ve bu personeller eczane dışı alanlarda çalıştırılmamalıdır.
  •      Çağdaş Eczacılar Grubu olarak kamu eczacılarına yönelik çalışmalarımızı arttıracağız ve kamu eczacılarının odamız bünyesinde meslek örgütü çalışmalarında aktif olarak yer almasını sağlayacağız.
  •     Meslektaşlarımızın hastanelerde uygun olmayan fiziki koşullara sahip alanlarda/depolarda sağlık hizmeti sunduğunu biliyoruz. Bu konuda da tıpkı destek personelleri sorununda yaşandığı gibi hastanelerde örneğin sterilizasyon ünitesinin koşulları göz önünde bulundurularak bir alan tahsis edilirken eczane için gerekli koşullar göz önünde bulundurulmamaktadır. Su basması ya da yangın çıkması durumlarında ya da uygun olmayan aydınlatma, ısı nem oranı sonucu bozulacak ilaçların oluşturduğu yüksek mali kayıp dikkate alınmadığı, genelde zemin kat altında personelin gün ışığı görmediği bu nedenle de sağlık sorunlarının ortaya çıktığı kıyıda köşede kalan alanlar eczacılarımıza çalışma alanı olarak sunulmaktadır. Ayrıca eczane için projesinde alan dahi ayrılmamış hastanelerimizin olduğunu da bilmekteyiz. Hastane eczanelerimizin uygun fiziki koşulları sağlayan alanlara taşınması ve eczacılarımızın daha sağlıklı çalışma ortamlarında hizmet sunabilmesi sağlanacaktır.
  •     Hastanelere yapılan eczacı atama kuralarında, yedek atama listesinin oluşturulması ve kadroların boş bırakılmaması gerekmektedir. Atanmayı bekleyen binlerce işsiz eczacımız varken, atanıp herhangi bir sebepten göreve başlayamayan eczacılarımızın atandıkları hastanelerde bir dahaki atama dönemine kadar eczacılık hizmeti, eczacılık eğitimi almamış kalifiye olmayan personel tarafından verilmek durumundadır. Bu sorunu atama kuralarında yedek listelerin oluşturulması ile çözeceğiz.
  •     Kamudan emekli olan hekimlerin emeklilik maaşlarına sabit dönerler (ek ödemeler) yansıtılmaktadır. Aynı şekilde kamudan emekli meslektaşlarımızın da emekli maaşlarına sabit dönerlerin yansıtılması için gerekli çalışmalar yapılacaktır.
  •     Uzman eczacı ile eczacı arasındaki tavan ek ödeme tutarına esas katsayı farkının, uzman hekim/uzman diş hekimi ile pratisyen hekim/pratisyen diş hekimi için uygulandığı gibi olması için çalışılacağız.
  •       İlk kez 24 Eylül’ de yapılacak olan Eczacılıkta Uzmanlık Sınavı ile artık kamuda Klinik Eczacılar istihdam edilecektir. İlk sınav için tüm Türkiye’ de 11 kadro açılmış olup şimdiye kadar düzenlenen tüm seminerlerde/kongrelerde klinik eczacıların her sabah doktorlarla vizite çıkacakları bununla birlikte 300 yatağa kadar 1 eczacı istihdam edileceği belirtilmiştir. Her hastanede dahiliye, cerrahi, ortopedi, çocuk hastalıkları, göğüs hastalıkları, kadın ve doğum servisleri gibi pek çok bölüm bulunmaktadır. Klinik eczacılardan beklentiler ile açılan kadrolar arasındaki orantısızlık apaçık ortadadır.  Alımlara bu şekilde devam edilecek ise 2023 de hastanelerin klinik eczacı çalıştırmak zorunda olduğu göz önüne alınırsa 2023 de tüm Türkiye’ de toplam 33 klinik eczacımız olacak. Bu sayı Türkiye’deki hastanelerin tümüne klinik eczacılık hizmeti vermek için yeterli değildir. Henüz sistem yeni kuruluyorken yetiştirilecek klinik eczacıların sayıları hızla arttırılmalıdır.
  •       Klinik araştırmalarda eczacının yerinin güçlendirilmesi, bu araştırmalara katılan arkadaşlarımızın desteklenmesi için çalışılacaktır.

ÖZEL HASTANEDE ÇALIŞAN ECZACILARIMIZ HAKKINDA

  •      Özel Hastanede çalışan meslektaşlarımızın maaşları TEB’in 6643 sayılı yasanın kendine verdiği yetkiye dayanarak belirlemiş olduğu maaşın altında olmamalıdır. Bu bağlamda Özel Hastane Yönetmeliğindeki 27. Madde tekrar düzenlenmeli ve özel hastanelerdeki meslektaşlarımız çok düşük ücretlerle çalıştırılmamalıdır.
  •        Özel hastanelerde gerek hekimler gerek hemşireler için kariyer planlamaları yapılıp idari bölümlerde görevler verilmekte iken eczacılar için böyle bir kariyer planlaması uygulanmamaktadır. Bunun için gerekçe olarak hasta ile iletişimde olmadığımız öne sürülmektedir. Oysa bizler fakültede eğitim aldığımız, staj yaptığımız dönemlerden başlayarak bir sağlık danışmanı statüsünde hasta ile iletişimde olarak yetiştirilmekteyiz. Depoculuk faaliyetleri de bizzat bizim tarafımızdan sunulurken mali alanlarda da başarımız yadsınamaz. Bu bağlamda idari yönetim kadrolarında da eczacılar için yer açılmalıdır.

SAĞLIK BAKANLIĞI BÜNYESİNDE ÇALIŞAN ECZACILARIMIZ HAKKINDA

  •        İl ve İlçe Sağlık Müdürlüklerinde çalışan eczacı kadrolarının, Sağlık Bakanlığı Taşra Teşkilatı Standart Kadro Yönergesinin hizmet verilen kuruluş sayısına göre yeniden belirlenmeli ve eczacı kadroları arttırılmalıdır.
  •       Kamuda Görevde Yükselme sınavına tüm sağlık personeli girmektedir ve bu sınavla; hekimler, hemşireler ve sağlık memurları idari kadrolarda çalışabilirken eczacılara görev verilmemektedir. İl Sağlık Müdürlüklerinde eczacı, sağlık müdürü, sağlık müdür yardımcı olarak atanamamaktadır. Eczacılık Şube Müdürünün ise eczacı olması zorunlu iken Sağlık Bakanlığı ve Bağlı kuruluşları personelin görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliği ile bu zorunluluk kaldırılmıştır. Bu durumun mevzuat değişikliği ile düzeltilmesi gerekmektedir.
  •      4703 Sayılı Kanuna göre çıkarılan Piyasa Gözetim ve Denetim Yönetmeliği’ne göre kozmetiklerde PGD yapılmasına rağmen Tıbbi cihaz denetmenleri, halk sağlığı il müdürlüğü personeli ek ödemeyi alırken il sağlık ve ilçe sağlıkta çalışan meslektaşlarımız % 10 ek ödeme alamamaktadır. Yönetmelik tekrar düzenlenerek eczacılık şubesinde bu görevi yapan personel de dahil edilmelidir.

AKADEMİSYEN ECZACILARIN SORUNLARI HAKKINDA

  •       Ülkemizde halihazırdaki eczacı sayısı oldukça fazladır. Bununla birlikte eczacılık fakültesi açılması için temel koşulları sağlamayan, kurucu dekanı eczacı olmayan ve eczacılık meslek bilimleri kadrolarına eczacı atanmamış birçok fakülte açılmıştır. Bu sorunlarla boğuşan fakültelerden mezun olacak eczacı adaylarının birçoğu işsiz kalacaktır. Meslek örgütü olarak yeni eczacılık fakültelerinin açılmasını engellemek, mevcut fakültelerde kurucu dekanı eczacı olmayan dekanlar yerine akredite olmuş eczacılık fakültelerindeki öğretim üyeleri arasından dekan atanması ve eczacılık meslek bilimleri kadrolarına uygun teşvik koşulları sağlanarak acilen eczacı atamaları yapılması için ilgili birimlere baskı oluşturulacaktır.
  •        Yeni açılan eczacılık fakültelerinin teknik eleman sayısının ve bütçelerinin yetersiz olduğu bilinmektedir. Bu fakültelerde eczacı adaylarına nitelikli eğitim sağlanabilmesi için, akredite eczacılık fakültelerinden eğitim desteği vermesi için rektörlükler arasında protokol yapılarak mali ve idari destek verilmelidir.
  •        Eczacılık fakültesi öğrenci kontenjanları ihtiyacın çok üzerindedir. Kontenjanların yarıya indirilip, eczacılık fakültesine giriş puanlarına tıpkı tıp ve hukuk fakültelerinde getirilen sınırlama gibi limit konulması gerekmektedir.
  •       Akademisyenlerin atanma ve yükselme kriterlerinin farklılıklarının ve kadro dağılımlarındaki orantısızlığın giderilmesi için meslek örgütümüzle fakülteler arasında ortak çalışma planları oluşturulacaktır.
  •      Fakülte öğrenci talepleri dikkate alınacaktır. Bunun yanında öğrencilere akademik eczacılığın iyi tanıtılması için gerekli çalışmalar yapılacaktır.

 

SANAYİ ECZACILARI HAKKINDA

  •      Sanayideki meslektaşlarımızın birçok sorunu olduğunu bilmekteyiz. Meslek örgütü olarak ilk yapacağımız iş; sadece endüstri eczacılarına özel etkinlik düzenleyip onları odamız bünyesinde birleştireceğiz ve sorunlarına hep birlikte çözümler üreteceğiz.
  •       Eczacılık fakültelerinden ülkenin eczacı ihtiyacından fazla mezun eczacı verilmekte ve “işsiz eczacı” sayısı her yıl artmaktadır. İşsiz eczacılar için en önemli kaynağın ilaç endüstrisi olduğunu bilmekteyiz. Bu nedenle tecrübeli eczacı sektör çalışanlarının mentörlük yaptığı danışmanlık uygulamaları aracılığıyla henüz öğrenci iken eczacı adaylarımızı sanayi için hazırlayacağız.
  •       Meslek örgütü olarak endüstri IK’ ları ile görüşüp eczacılık fakültesi dışındaki bölümlerden mezun çalışanlarla aynı maaş teklifini bir eczacının alamayacağını “eczacının sektörde yaratacağı fark gösterilerek” anlatılacak böylece endüstride çalışan eczacılarımızın maaş skalaları belirlenecektir.

 

 


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 23
  •  
    23
    Shares

ECZACININ EKONOMİK KURTULUŞU

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Eczacının Ekonomik Kurtuluşu

2004 yılında Sağlık Bakanlığı’nın ilaç fiyatlarını düşürmek için uygulamaya koyduğu Referans Fiyatlandırma Sistemiyle ve 2005 yılında SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’na devredilerek  SSK’lı hastaların serbest eczanelerden hizmet almasıyla başlayan süreçte, kamu ilaç harcamalarında önemli ölçüde kısıtlamalara gidilmiştir.

Sağlık Bakanlığı’nın 2017 Bütçe sunumuna göre, ülkemizde tüketilen ilaç 2002 yılından bu yana kutu bazında % 202 artış gösterirken, TL bazında sadece % 10 artış göstermiştir. 1

Geride bıraktığımız 15 yıl içerisinde ilaç fiyat düşüşleri, ilaç fiyat düşüşleri nedeniyle oluşan stok zararları, kamu kurum iskontosu artışları ve oluşan taşıma yükü, firmalar tarafından uygulanmayan kamu kurum iskontoları ve zararına satışlar, aslında Türkiye’de ruhsatlı olup da serbest eczaneler aracılığıyla temin edilmesi gerektiği halde TEB aracılığıyla (artık başka firmalarca da) yurtdışından temin edilen ilaçlar, hep eczacının hanesine kayıp olarak yazılmıştır.

Bu süreçte binlerce eczane kapanmış, binlercesi kapanma noktasına gelmiş, binlercesi de hayatta kalma mücadelesi vermektedir.

Bugün gelinen noktada eczacının kazancını yalnızca ilaç fiyatına bağımlı kılmanın eczane ekonomileri açısından son derece sakıncalı olduğunu ne yazık ki yaşayarak gördük. O halde ülkemizde de birçok medeni ve gelişmiş ülkede olduğu gibi eczacının kazancı, ilacın fiyatından bağımsız veya kısmen bağımlı, kutu ve/veya reçete başına alınan bir bedel ile ilişkili olmalı, eczacı halk sağlığına kattığı artı değerlerler için de hizmet bedeli almalıdır.

Kutu Başı Meslek Hakkı / Reçete Hizmet Bedeli: SGK tarafından ciroya göre değişecek şekilde reçete başına verilen eczane hizmet bedeli gerçek bir “meslek hakkı” değildir. İlaç Fiyat Kararnamesinde de yer alan bir “kutu başı” meslek hakkı eczacıya verilmeli ve eczacının kazancı ilaç fiyat değişimlerinden çok daha az etkilenir hale getirilmelidir. Reçete hizmet bedeli SGK reçeteleri için geliştirilerek devam edilmeli, özel geri ödeme kurumlarından da talep edilmelidir. Uyuşturucu ve psikotrop ilaçlar ile majistral ilaçların hazırlanmasının teşviki için bu tip reçeteler için ayrıca reçete hizmet bedeli tanımlanmalıdır.

Hizmet Bedeli: Eczacı halk sağlığına kattığı hizmetler için, verdiği sağlık danışmanlığı rolü, farmasötik bakım uygulamaları, farmakovijilans ve ilaç güvenlik geri bildirimleri için bir hizmet bedeli almalıdır. Bu, mesleğimizin saygınlığını arttıracak ve kamu nezdinde eczacının vazgeçilmez olduğu gerçeğini daha da pekiştirecektir.

Protokol İyileştirmeleri: TEB ile SGK ile arasında imzalanan İlaç Alım Protokolünde iskonto baremleri yeniden düzenlenmelidir. Örneğin 2013 yılından bu yana KDV hariç yıllık satış hasılat 700 bin TL’nin altında olan eczaneler SGK’ya %0 iskonto yapmaktadır. Bu barem son iki yıldır döviz kuruna bağlı ilaç fiyat artışları da göz önünde bulundurulacak şekilde en az 1 milyona çıkarılmalı ve üst baremlerde de iyileştirmeler yapılmalıdır. Eczacının gerek devlet geri ödeme kurumlarıyla yapılan sözleşmelerde; gerekse özellikle metropollerde yaşayan ve “beyaz yakalı” olarak tabir edilen kesime hizmet veren özel sigorta sözleşmelerinde acilen iyileştirmelere ve yeni düzenlemelere ihtiyacı vardır. Özel geri ödeme kurumlarıyla yapılacak sözleşmeler kurum ile eczacı arasında değil, tamamı TEB ve kurumlar arasında olacak şekilde imzalanmalıdır. Kaldı ki 6643 sayılı yasanın  39. Maddesi  Merkez Heyeti’ne “Eczanelerden sağlık hizmeti satın alacak bütün kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla anlaşmalar yapmak…” görevini de vermektedir.

1 Sağlık Bakanlığı 2017 Bütçe Sunumu TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 14 Kasım 2016


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

ÇAĞDAŞ ECZACILAR KİMDİR ?

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 19
  •  
    19
    Shares

TARİHİMİZ

“Çağdaş Eczacılar Derneği”, yaklaşık yüz yıllık geçmişe sahip ilk sivil eczacı örgütlenmesinin günümüzdeki son çatısıdır.

İkinci Meşrutiyetin ilanından hemen sonra 1908 yılında, Türk eczacılarının girişimi ile Haliç fenerinde 250 eczacının katıldığı bir toplantıda, bir meslek cemiyeti kurma kararı alınıyor.

Bu tarihten, Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar geçen süre içindeki eczacı örgütlenmesiyle ilgili bilgi, eczacılık tarihi kitaplarında yer almıyor.

Eczacılık meslek örgütlerinde ilk anti emperyalist tavır, yabancı sermayeli ilaç firmalarına ve ilaç sömürüsüne karşı 1960’larda ortaya çıkıyor ve bu tavır 1970’lerde, emek sermaye çelişkisinin ve sosyal devlet anlayışının programlara girişiyle çağdaş politikalara yöneliyor.

Yetmiş ve seksenli yıllar, “Çağdaş Eczacılık Hareketi” ilkelerinin, önce Eczacı Odası yönetimlerinde, sonra da Türk Eczacıları Birliği yönetimlerinde etkinliğini arttırdığı yıllar oluyor.

İlk “Çağdaş Eczacılık Dergisi” de, Eczane Sahipleri Derneği’nin yayın organı olarak, Temmuz 1976 tarihinde yayınlıyor. Dergi, Mart 1977 tarihinde başlayarak, İstanbul ve Ankara Eczacı Odalarının yayın organı olarak eczacılara ulaşıyor.

12 Eylül 1980 sonrası, askıya alınan hukuk, demokrasi ve örgütlenme özgürlükleri, “Eczane Sahipleri Derneği”nin uzunca bir suskunluk dönemine girmesiyle sonuçlanıyor.

Cemiyet, çağdaş eczacıların çabasıyla 27.04.1999’da adını “Tüm Eczacılar Derneği”, 13.12.2001’de “Çağdaş Eczacılar Derneği” olarak değiştiriyor ve “Çağdaş Eczacılık Hareketi” nin ülke çapında yaygınlaştırılması ve etkinleştirilmesi için, şubeleşmeye olanak veren tüzük değişikliklerini yapıyor.

Ülke ölçeğinde tüm çağdaş eczacıları çatısı altında toplayabilecek deneyim, birikim ve altyapıya sahip ilk sivil eczacı örgütlenmesi olan “Çağdaş Eczacılar Derneği”nin, tarihsel ve güncel anlamdaki önemi, ilk resmi eczacı örgütünün, 1956 tarihli “Türk Eczacıları Birliği Yasası” ile kurulduğu düşünülürse daha iyi anlaşılabilecektir.

AMAÇLARIMIZ

Tarihsel kök ve mirasının temelinde yeniden yapılanan, Çağdaş Eczacılar Derneği’nin amacı, özgür düşünmeyi, sorgulamayı, eleştiri ve özeleştiri yapabilen etkin birey olabilmeyi, üretmeyi sorular karşısında tavır alabilmeyi, bilgisini eylemle birleştirerek, çağını daha iyiye, daha güzele yöneltebilmeyi başarabilen tüm çağdaş eczacıları bu örgüt çatısı altında toplamak ve bu seçkin kadrolarla, insanoğlunun çağdaş uygarlık adına bugüne değin geliştirdiği tüm insani değerlere sahip çıkarak, sömürüsüz, eşitlikçi, demokratik, barış içinde bir ülke ve dünya için mücadele etmektedir.

Meslek örgütlerini vesayet altına almayı amaçlayan 1982 Anayasası Türk Eczacıları Birliği ve Eczacı Odalarını da etkilemiş, eczane sahibi olmayan eczacıların, eczacı odalarıyla bağları koparılmıştır. Örgütlenme alanındaki antidemokratik uygulamaların yanı sıra, günlük bürokratik işlemler yoğunlaştırılmış, resmi otoriteye bağımlılık arttırılmış, meslek odalarının, toplumsal, politik ve bilimsel işlevleri unutturulmaya çalışılmıştır.

Çağdaş Eczacılar Derneği’nin amacı, ülke genelinde olduğu gibi, meslek özelimizi de etkileyen örgütlenme özgürlüğünü yeniden var etmek, bağımsız bir meslek örgütü olarak ilke ve programı çerçevesinde sorumluluk üstlenmektir.

Çağdaş Eczacılar Derneği, ortak amaçlar çerçevesinde tüm sivil toplum örgütleriyle birlikte çalışmaya açık ancak ilk sivil eczacı örgütü olmanın misyon ve sorumluluğunu da taşıyarak mücadelesini kendi kulvarında sürdürmeye kararlı bir sivil toplum örgütüdür.

Kendisini çağdaş olarak tanımlayan tüm meslektaşlarımızın bu çatı altında seçkin bir yeri olacaktır.

İLKELERİMİZ

İnsanca, eşit, sömürüsüz bir dünya için çaba göstermeyi birincil görev kabul eder.
Çağdaşlığı, teknolojik olanakların kullanılabilmesi olarak değil, çağın tüm olanaklarının toplumun yararına sunulması olarak değerlendirir.
İnsan onuru ve meslek onuru kavramlarını önemser ve savunur.
Sağlığı, “Dünya Sağlık Örgütü” nün tanımladığı biçimde “yalnız hastalık ve sakatlık durumunun olmayışı değil, bedenen, ruhen ve toplumsal açıdan tam bir iyilik halidir” şeklinde tanımlar ve bu tanımlamaya uygun politikalar izler.
İnsan haklarıyla ilgili uluslararası sözleşmelerin uygulanmasını savunur.
Düşünce özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü, ifade ve örgütlenme özgürlüğü için mücadele eder.
Hukukun üstünlüğüne dayanan ileri bir demokratik toplum anlayışını benimser.
Sağlıklı yaşama ve sağlıklı hizmetlerinden yararlanma hakkının tüm bireyler için doğuştan kazanılmış bir hak olduğunu kabul eder.
Koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerinin birlikte çözümlenmesini tüm insanlara sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının verilmesini öncelikli görev kabul eder.
Kişinin temel hak ve özgürlüklerinden ödün vermez, başta işkence olmak üzere her türlü insanlık dışı müdahalenin karşısında yer alır.
Barıştan yanadır, savaşa, silahlanmaya karşı çıkar.
İnsanoğlunun yarattığı kültür değerlerine sahip çıkar ve üyeleriyle paylaşmaya çalışır.
Her türlü sosyal, siyasal ve çevresel kirlenmeye karşı mücadele eder.
İlacın ticari bir meta değil, ayrıcalıklı toplumsal bir ürün olduğunu, üretiminden tüketimine, sosyal devletin denetimde olması gerektiğini kabul eder.
Tüm kamu çalışanlarının olduğu gibi, kamudaki sağlık çalışanlarının da grevli toplu sözleşmeli sendikal haklarını savunur.
Meslek örgütlerinin bağımsızlığına ve örgüt demokrasisine sahip çıkar.
İlacın, üretiminden tüketimine değin, konunun uzmanı eczacının denetimi altında olması gereğini kabul eder.
Eczacı kooperatiflerinin toplumsal, demokratik, saydam yapısının korunması ve geliştirilmesi için çaba sarf eder.

PROGRAM

“Çağdaş Eczacılar Derneği”, varoluş ilkeleri doğrultusunda aşağıda belirtilen konularda çalışmalar yapar.

Öncelikle, ilaç, eczacılık ve halk sağlığı olmak üzere ülke sorunlarına yönelik düşünce, birikim ve önerilerini, meslektaşları ve kamuoyu ile paylaşır, yaşama geçirebilmesi için çaba gösterir. Bu amaçla yazılı ve görsel basınla ilişki kurar, basın toplantıları düzenler, yayın organları çıkarır.
Üyeleri ve meslektaşlarının sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümüne yönelik projeler üretir, bu projeleri yaşama geçirebilmek için gerekli çalışmaları yapar.
“Çağdaş Eczacılar Derneği”, ilkelerinin öncelikle eczacı toplumunda olmak üzere ülke genelinde yaygınlaştırılması için çalışır.
Ülke çalışanlarını, halk sağlığını ve üyelerinin haklarını savunmak amacıyla gerektiğinde devletin yasama, yürütme ve yargı organlarına başvurur.
Toplumun ve meslektaşlarının eğitimine katkıda bulunmak amacıyla kitaplıklar kurar, yazılı ve görsel basını izler, panel, seminer, sempozyum, eğitim çalışmaları ve toplantılar düzenler, gerektiğinde lokaller açar.
Öncelikle eczacı örgütleri olmak üzere, diğer sivil toplum örgütleriyle, ortak amaçlar çerçevesinde işbirliği yapar, birlikte çalışır.
Üyeleri, meslektaşları ve meslek örgütleri arasındaki dayanışmayı güçlendirmek, üyeleriyle toplumun farklı kesimleri arasında sağlıklı iletişim kurmak amacıyla çalışmalar yapar.
Uzun erimli bir program çerçevesinde, Derneğin tüm il merkezlerinde şube, ilçelerde ise temsilcilik düzeyinde örgütlenmesini sağlar.

Derneğimiz


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 19
  •  
    19
    Shares

ECZANE ÇALIŞMA SAATLERİNİN DÜZENLENMESİ

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

ECZANE ÇALIŞMA SAATLERİNİN DÜZENLENMESİ

İstanbul geniş bir yüzölçümünde, farklı sosyo-ekonomik yapılara sahip 39 ilçe barındıran büyük bir metropoldür. Bu nedenle tek tip açılış- kapanış saatinin uygulanmasının mümkün olmadığını biz de görmekteyiz. Çağdaş eczacıların yönetimde olduğu 2013- 2015  çalışma döneminde Yıldız Teknik Üniversitesi İstatistik Bölümü hocalarıyla birlikte yaptığımız geniş çaplı anket bize bu konuda bir çalışma zorunluluğu getirmişti. Ancak yapılan  anket sonuçları bize İstanbul Eczacılarının çalışma saatlerini belirleyecek ortak bir çözüm oluşturmaya yarayacak bir sonuç çıkarmamıştır.

Biz eczacılar ve eczane çalışanlarımızın insanca çalışma koşullarına kavuşması bir zorunluluk haline gelmiştir.

Ancak sorunun çözümünde karar mercilerinden biri olan Mülki İdare ile iletişim içinde olmanın gerekliliği de bir gerçektir. Bu gerekliliği göz ardı etmeden Avrupa’daki uygulamalar ve İstanbul’un gerçeği göz önünde bulundurularak genelin ihtiyaçlarına cevap verecek bir çalışma saatleri sisteminin kurulması çalışmalarımız arasında öncelikli olarak yer almaktadır.


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •