MUVAZA VE ZİNCİR ECZANELERLE MÜCADELE EDECEĞİZ

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Muvazaa

Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da zincir eczanelere ve zincir eczanelerin yolunu açacak farklı kâr amaçlı örgütlenmelere karşı olan tutumumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz. 

“Zincir Eczane”, sağlıkta tekelleşmenin, büyük sermayenin küçüğü yutarak ortadan kaldırmasının ve eczacıları kendi iş yerlerinin ücretli çalışanı haline getirmesinin bir başka adıdır. 

Çağdaş Eczacılar, sermayenin sağlık gibi önemli bir konuda kâr odaklı bir yaklaşımla eczanelerimizi ele geçirmesine izin vermeyecektir. 

Çağdaş Eczacılar, zincirlerle tekelleşmiş eczane piyasasında vatandaşın sağlık ve ilaç danışmanı olan eczacısı ile ilişkisinin koparılmasına izin vermeyecektir. 

Çağdaş Eczacılar, zincir eczanelerle ücretli çalışan haline getirilen, mesleğine yabancılaşmış, sağlık ve meslek politikalarına dair söz hakkı olmayan bir eczacı kitlesinin yaratılmasına izin vermeyecektir.


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    2.6K
    Shares
  • 2.6K
  •  
  •  
  •  
  •  

ECZANE DIŞI ÇALIŞAN ECZACILARIN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 23
  •  
    23
    Shares

ECZANE DIŞI ÇALIŞAN ECZACILARIN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

HASTANELERDE ÇALIŞAN ECZACILAR HAKKINDA

  •    Kamuda çalışan tüm meslektaşlarımızın özlük haklarının iyileştirilmesi için çalışacağız. Eczacının taşınırcı olması nedeniyle üzerinde olan zimmetin maddi sorumluluğunun ne kadar ağır olduğunun bilincindeyiz. Bu sorumluluk karşılığında aldığı ücretler adil değildir. Başta 0,75 olan ek ödeme katsayısının eczacılarımızın yönettiği bütçe, yaptıkları iş, aldıkları risk ve eğitim sürelerinin eşitliği itibariyle diş hekimleri ile birlikte değerlendirilip 1,1’ e yükseltilmesi, ücret iyileştirilmesinin yapılıp denge ve ek ödeme paylarının temel maaşa eklenmesi için mücadele edeceğiz.
  •   Hastanelerimizde hemşirelerin bağlı oldukları Sağlık Hizmetleri Müdürü, hekimlerin bağlı oldukları Başhekim gibi makamlar varken eczacıların görevlerini bilen ve mesleklerini icra ederken karşılaştıkları sorunlara hakim olan, eczacının doğrudan iletişime geçebileceği bir makam yoktur. 663 Sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede yapılacak değişiklik ile kamuda eczacılık hizmetlerinin yürütülmesinden sorumlu Eczacılık Hizmetleri Müdürlüğü kadrolarının oluşturulması ve buralara eczacıların atanması için çalışacağız.
  •    Son 4 yılda Verimlilik ve Kalite Yönetim Daire Başkanlığı eczane ve biyomedikal alanlarında birçok yeni düzenlemeye gitmiş ve kalite standartlarının Türkiye’ nin her hastanesinde aynı olması için birçok kriter belirlemiştir. Kaliteli ve verimli sağlık hizmetinin hastalara sunulmasında doktor-hemşire-eczacı zincirinin önemli bir halkasını temsil eden meslektaşlarımızın kamudaki sayısı halihazırda yetersiz iken istenilen standartların yerine getirilmesi eczacılarımızın iş yükünü fazlasıyla arttırmıştır. Eczacılarımızdan beklenen sorumlulukların yerine getirilebilmesi için kamuda eczacı kadrolarının hızla arttırılması gerekmektedir.  Bu kadrolar oluşturulurken eskisi gibi sadece yatak sayısı baz alınmamalıdır. Hastanelerin içerdiği özellikli birimler de dahil olmak üzere, yapılacak iş yükünün de hesaba katılarak kadroların belirlenmesi gerekmektedir.
  •    Kamu Kurum ve Kuruluşlarında çalışan eczacılara uygulanan yasa ve yönetmelikler, yürürlükteki 6197 sayılı Eczacılık Yasasında yer alan eczacı tanımına uygun hale getirilmelidir.
  •    Eczacılarımız hastanelerde aşağıda belirtilen alanlarda çalışmaktadır.
  1. TPN (Total Paranteral Nutrisyon Üniteleri)
  2. Onkoloji Eczacılığı (Kemoterapi Üniteleri)
  3. Akılcı İlaç Kullanımı Danışma Merkezi
  4. Farmakoekonomi (Satınalma birimlerinde)
  5. Farmakovijilans Sorumlusu
  6. Materyovijilans Sorumlusu
  7. Tıbbi Sarf Malzeme Yönetimi
  8. Servis Eczacılığı
  9. Verimlilik ve Kalite
  10. Aseptik İlaç Hazırlama Üniteleri
  11. Majistral İlaç Yapımı
  12. Stok Yönetimi
  13. Enfeksiyon Eczacılığı
  14. Nefroloji Eczacılığı
  •     Buradan da anlaşıldığı gibi kamuda eczacılarımız hızla branşlaşmaya (uzmanlaştırılmaya) başlamıştır. Ancak Eczacılık Fakültelerindeki eğitimler bu alanlarda uzmanlaşmak için yeterli olmadığı gibi kamuda çalışan birçok meslektaşımızın belirtilen alanlarda lisansüstü eğitimleri de yoktur. Eczacının bu alanlarda daha verimli çalışabilmesi için öncelikle uzmanlık alanlarının genişletilmesi, görev ve yetki tanımlarının belirlenmesi gerekmektedir. Hekim ve hemşirelere kendi alanlarında sürekli düzenlenen sertifikalı meslek içi eğitimler gibi eczacılarımıza da lisans üstü uzmanlık eğitimleri yanında sertifikalı meslek içi eğitimler düzenlenmeli ve bu eğitimlerin sürekliliği sağlanmalıdır. Sağlık Bakanlığı tarafından bu uzmanlık ve ilgili alanlara aktif olarak eczacı istihdamı arttırılmalıdır.
  •     Bilindiği üzere özel hastanelerde eczacı olmadan eczane ruhsatı alınamamakta ve eczacılık hizmeti verilmemektedir. Kamuda yıllardır, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nden “…kurumda eczacı olmadığı takdirde görevini hemşire ya da eczane teknisyeni yürütür.” İfadesi yer aldığı için eczacısız eczacılık hizmeti veren hastanelerimizin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Ayrıca ifadede hemşire ya da eczane teknisyeni geçmesine rağmen kurumlar personel yetersizliğini ileri sürüp eczanede sağlık alanında hiçbir eğitimi olmayan personelleri de çalıştırmaktadır. Yönetmelikten bu ifade acilen çıkartılıp eczacılık hizmetinin sadece eczacı tarafından verilmesi gerektiği eklenmelidir ve bu hastaneler için eczacı atamaları yapılmalıdır.
  •       Açıktan atamalarda hastanelerimizde engelli eczacılarımız için ayrıca kadro açılmalıdır.
  •       Hastanelerimizde eczacılık hizmeti verirken yardımcı personellerin desteğine ihtiyaç duymaktayız. Destek personellerimizin sayısı yetersiz ve bu personellerin çoğu eczanede yapılacak işlerde kalifiye değillerdir. Bununla beraber verilen personel bin bir türlü emekle yetiştirildikten sonra, hastane yönetimi tarafından başka alanlardaki personel yetersizliklerinde personelin çekildiği ilk birim eczanelerimizdir. Ayrıca bazı hastanelerimizde, sertifikalı eczane teknisyenleri, kadrolu olarak atanmalarına rağmen eczane dışı alanlarda çalıştırılmaktadır. Eczacılık hizmetlerinin hastanelerimizde aksamadan sürdürülebilmesi için bu duruma artık bir son verilmesi gerekmektedir. Hastane eczanelerine destek personelleri görevlendirilmeli, hatta eczane teknisyeni kadroları arttırılıp hızla atanmaları sağlanmalı ve bu personeller eczane dışı alanlarda çalıştırılmamalıdır.
  •      Çağdaş Eczacılar Grubu olarak kamu eczacılarına yönelik çalışmalarımızı arttıracağız ve kamu eczacılarının odamız bünyesinde meslek örgütü çalışmalarında aktif olarak yer almasını sağlayacağız.
  •     Meslektaşlarımızın hastanelerde uygun olmayan fiziki koşullara sahip alanlarda/depolarda sağlık hizmeti sunduğunu biliyoruz. Bu konuda da tıpkı destek personelleri sorununda yaşandığı gibi hastanelerde örneğin sterilizasyon ünitesinin koşulları göz önünde bulundurularak bir alan tahsis edilirken eczane için gerekli koşullar göz önünde bulundurulmamaktadır. Su basması ya da yangın çıkması durumlarında ya da uygun olmayan aydınlatma, ısı nem oranı sonucu bozulacak ilaçların oluşturduğu yüksek mali kayıp dikkate alınmadığı, genelde zemin kat altında personelin gün ışığı görmediği bu nedenle de sağlık sorunlarının ortaya çıktığı kıyıda köşede kalan alanlar eczacılarımıza çalışma alanı olarak sunulmaktadır. Ayrıca eczane için projesinde alan dahi ayrılmamış hastanelerimizin olduğunu da bilmekteyiz. Hastane eczanelerimizin uygun fiziki koşulları sağlayan alanlara taşınması ve eczacılarımızın daha sağlıklı çalışma ortamlarında hizmet sunabilmesi sağlanacaktır.
  •     Hastanelere yapılan eczacı atama kuralarında, yedek atama listesinin oluşturulması ve kadroların boş bırakılmaması gerekmektedir. Atanmayı bekleyen binlerce işsiz eczacımız varken, atanıp herhangi bir sebepten göreve başlayamayan eczacılarımızın atandıkları hastanelerde bir dahaki atama dönemine kadar eczacılık hizmeti, eczacılık eğitimi almamış kalifiye olmayan personel tarafından verilmek durumundadır. Bu sorunu atama kuralarında yedek listelerin oluşturulması ile çözeceğiz.
  •     Kamudan emekli olan hekimlerin emeklilik maaşlarına sabit dönerler (ek ödemeler) yansıtılmaktadır. Aynı şekilde kamudan emekli meslektaşlarımızın da emekli maaşlarına sabit dönerlerin yansıtılması için gerekli çalışmalar yapılacaktır.
  •     Uzman eczacı ile eczacı arasındaki tavan ek ödeme tutarına esas katsayı farkının, uzman hekim/uzman diş hekimi ile pratisyen hekim/pratisyen diş hekimi için uygulandığı gibi olması için çalışılacağız.
  •       İlk kez 24 Eylül’ de yapılacak olan Eczacılıkta Uzmanlık Sınavı ile artık kamuda Klinik Eczacılar istihdam edilecektir. İlk sınav için tüm Türkiye’ de 11 kadro açılmış olup şimdiye kadar düzenlenen tüm seminerlerde/kongrelerde klinik eczacıların her sabah doktorlarla vizite çıkacakları bununla birlikte 300 yatağa kadar 1 eczacı istihdam edileceği belirtilmiştir. Her hastanede dahiliye, cerrahi, ortopedi, çocuk hastalıkları, göğüs hastalıkları, kadın ve doğum servisleri gibi pek çok bölüm bulunmaktadır. Klinik eczacılardan beklentiler ile açılan kadrolar arasındaki orantısızlık apaçık ortadadır.  Alımlara bu şekilde devam edilecek ise 2023 de hastanelerin klinik eczacı çalıştırmak zorunda olduğu göz önüne alınırsa 2023 de tüm Türkiye’ de toplam 33 klinik eczacımız olacak. Bu sayı Türkiye’deki hastanelerin tümüne klinik eczacılık hizmeti vermek için yeterli değildir. Henüz sistem yeni kuruluyorken yetiştirilecek klinik eczacıların sayıları hızla arttırılmalıdır.
  •       Klinik araştırmalarda eczacının yerinin güçlendirilmesi, bu araştırmalara katılan arkadaşlarımızın desteklenmesi için çalışılacaktır.

ÖZEL HASTANEDE ÇALIŞAN ECZACILARIMIZ HAKKINDA

  •      Özel Hastanede çalışan meslektaşlarımızın maaşları TEB’in 6643 sayılı yasanın kendine verdiği yetkiye dayanarak belirlemiş olduğu maaşın altında olmamalıdır. Bu bağlamda Özel Hastane Yönetmeliğindeki 27. Madde tekrar düzenlenmeli ve özel hastanelerdeki meslektaşlarımız çok düşük ücretlerle çalıştırılmamalıdır.
  •        Özel hastanelerde gerek hekimler gerek hemşireler için kariyer planlamaları yapılıp idari bölümlerde görevler verilmekte iken eczacılar için böyle bir kariyer planlaması uygulanmamaktadır. Bunun için gerekçe olarak hasta ile iletişimde olmadığımız öne sürülmektedir. Oysa bizler fakültede eğitim aldığımız, staj yaptığımız dönemlerden başlayarak bir sağlık danışmanı statüsünde hasta ile iletişimde olarak yetiştirilmekteyiz. Depoculuk faaliyetleri de bizzat bizim tarafımızdan sunulurken mali alanlarda da başarımız yadsınamaz. Bu bağlamda idari yönetim kadrolarında da eczacılar için yer açılmalıdır.

SAĞLIK BAKANLIĞI BÜNYESİNDE ÇALIŞAN ECZACILARIMIZ HAKKINDA

  •        İl ve İlçe Sağlık Müdürlüklerinde çalışan eczacı kadrolarının, Sağlık Bakanlığı Taşra Teşkilatı Standart Kadro Yönergesinin hizmet verilen kuruluş sayısına göre yeniden belirlenmeli ve eczacı kadroları arttırılmalıdır.
  •       Kamuda Görevde Yükselme sınavına tüm sağlık personeli girmektedir ve bu sınavla; hekimler, hemşireler ve sağlık memurları idari kadrolarda çalışabilirken eczacılara görev verilmemektedir. İl Sağlık Müdürlüklerinde eczacı, sağlık müdürü, sağlık müdür yardımcı olarak atanamamaktadır. Eczacılık Şube Müdürünün ise eczacı olması zorunlu iken Sağlık Bakanlığı ve Bağlı kuruluşları personelin görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliği ile bu zorunluluk kaldırılmıştır. Bu durumun mevzuat değişikliği ile düzeltilmesi gerekmektedir.
  •      4703 Sayılı Kanuna göre çıkarılan Piyasa Gözetim ve Denetim Yönetmeliği’ne göre kozmetiklerde PGD yapılmasına rağmen Tıbbi cihaz denetmenleri, halk sağlığı il müdürlüğü personeli ek ödemeyi alırken il sağlık ve ilçe sağlıkta çalışan meslektaşlarımız % 10 ek ödeme alamamaktadır. Yönetmelik tekrar düzenlenerek eczacılık şubesinde bu görevi yapan personel de dahil edilmelidir.

AKADEMİSYEN ECZACILARIN SORUNLARI HAKKINDA

  •       Ülkemizde halihazırdaki eczacı sayısı oldukça fazladır. Bununla birlikte eczacılık fakültesi açılması için temel koşulları sağlamayan, kurucu dekanı eczacı olmayan ve eczacılık meslek bilimleri kadrolarına eczacı atanmamış birçok fakülte açılmıştır. Bu sorunlarla boğuşan fakültelerden mezun olacak eczacı adaylarının birçoğu işsiz kalacaktır. Meslek örgütü olarak yeni eczacılık fakültelerinin açılmasını engellemek, mevcut fakültelerde kurucu dekanı eczacı olmayan dekanlar yerine akredite olmuş eczacılık fakültelerindeki öğretim üyeleri arasından dekan atanması ve eczacılık meslek bilimleri kadrolarına uygun teşvik koşulları sağlanarak acilen eczacı atamaları yapılması için ilgili birimlere baskı oluşturulacaktır.
  •        Yeni açılan eczacılık fakültelerinin teknik eleman sayısının ve bütçelerinin yetersiz olduğu bilinmektedir. Bu fakültelerde eczacı adaylarına nitelikli eğitim sağlanabilmesi için, akredite eczacılık fakültelerinden eğitim desteği vermesi için rektörlükler arasında protokol yapılarak mali ve idari destek verilmelidir.
  •        Eczacılık fakültesi öğrenci kontenjanları ihtiyacın çok üzerindedir. Kontenjanların yarıya indirilip, eczacılık fakültesine giriş puanlarına tıpkı tıp ve hukuk fakültelerinde getirilen sınırlama gibi limit konulması gerekmektedir.
  •       Akademisyenlerin atanma ve yükselme kriterlerinin farklılıklarının ve kadro dağılımlarındaki orantısızlığın giderilmesi için meslek örgütümüzle fakülteler arasında ortak çalışma planları oluşturulacaktır.
  •      Fakülte öğrenci talepleri dikkate alınacaktır. Bunun yanında öğrencilere akademik eczacılığın iyi tanıtılması için gerekli çalışmalar yapılacaktır.

 

SANAYİ ECZACILARI HAKKINDA

  •      Sanayideki meslektaşlarımızın birçok sorunu olduğunu bilmekteyiz. Meslek örgütü olarak ilk yapacağımız iş; sadece endüstri eczacılarına özel etkinlik düzenleyip onları odamız bünyesinde birleştireceğiz ve sorunlarına hep birlikte çözümler üreteceğiz.
  •       Eczacılık fakültelerinden ülkenin eczacı ihtiyacından fazla mezun eczacı verilmekte ve “işsiz eczacı” sayısı her yıl artmaktadır. İşsiz eczacılar için en önemli kaynağın ilaç endüstrisi olduğunu bilmekteyiz. Bu nedenle tecrübeli eczacı sektör çalışanlarının mentörlük yaptığı danışmanlık uygulamaları aracılığıyla henüz öğrenci iken eczacı adaylarımızı sanayi için hazırlayacağız.
  •       Meslek örgütü olarak endüstri IK’ ları ile görüşüp eczacılık fakültesi dışındaki bölümlerden mezun çalışanlarla aynı maaş teklifini bir eczacının alamayacağını “eczacının sektörde yaratacağı fark gösterilerek” anlatılacak böylece endüstride çalışan eczacılarımızın maaş skalaları belirlenecektir.

 

 


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 23
  •  
    23
    Shares

ECZANE DISI ECZACILIK

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Kamuda görev yapan eczacılar için yürürlülükteki ödeme ve kadro ünvan katsayılarının tüm sağlık meslek grupları için ” EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET ” prensibini esas alarak yeniden düzenlenmesi

ECZANE DISI ECZACILIK yazısına devam et


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

ECZACININ EKONOMİK KURTULUŞU

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Eczacının Ekonomik Kurtuluşu

2004 yılında Sağlık Bakanlığı’nın ilaç fiyatlarını düşürmek için uygulamaya koyduğu Referans Fiyatlandırma Sistemiyle ve 2005 yılında SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’na devredilerek  SSK’lı hastaların serbest eczanelerden hizmet almasıyla başlayan süreçte, kamu ilaç harcamalarında önemli ölçüde kısıtlamalara gidilmiştir.

Sağlık Bakanlığı’nın 2017 Bütçe sunumuna göre, ülkemizde tüketilen ilaç 2002 yılından bu yana kutu bazında % 202 artış gösterirken, TL bazında sadece % 10 artış göstermiştir. 1

Geride bıraktığımız 15 yıl içerisinde ilaç fiyat düşüşleri, ilaç fiyat düşüşleri nedeniyle oluşan stok zararları, kamu kurum iskontosu artışları ve oluşan taşıma yükü, firmalar tarafından uygulanmayan kamu kurum iskontoları ve zararına satışlar, aslında Türkiye’de ruhsatlı olup da serbest eczaneler aracılığıyla temin edilmesi gerektiği halde TEB aracılığıyla (artık başka firmalarca da) yurtdışından temin edilen ilaçlar, hep eczacının hanesine kayıp olarak yazılmıştır.

Bu süreçte binlerce eczane kapanmış, binlercesi kapanma noktasına gelmiş, binlercesi de hayatta kalma mücadelesi vermektedir.

Bugün gelinen noktada eczacının kazancını yalnızca ilaç fiyatına bağımlı kılmanın eczane ekonomileri açısından son derece sakıncalı olduğunu ne yazık ki yaşayarak gördük. O halde ülkemizde de birçok medeni ve gelişmiş ülkede olduğu gibi eczacının kazancı, ilacın fiyatından bağımsız veya kısmen bağımlı, kutu ve/veya reçete başına alınan bir bedel ile ilişkili olmalı, eczacı halk sağlığına kattığı artı değerlerler için de hizmet bedeli almalıdır.

Kutu Başı Meslek Hakkı / Reçete Hizmet Bedeli: SGK tarafından ciroya göre değişecek şekilde reçete başına verilen eczane hizmet bedeli gerçek bir “meslek hakkı” değildir. İlaç Fiyat Kararnamesinde de yer alan bir “kutu başı” meslek hakkı eczacıya verilmeli ve eczacının kazancı ilaç fiyat değişimlerinden çok daha az etkilenir hale getirilmelidir. Reçete hizmet bedeli SGK reçeteleri için geliştirilerek devam edilmeli, özel geri ödeme kurumlarından da talep edilmelidir. Uyuşturucu ve psikotrop ilaçlar ile majistral ilaçların hazırlanmasının teşviki için bu tip reçeteler için ayrıca reçete hizmet bedeli tanımlanmalıdır.

Hizmet Bedeli: Eczacı halk sağlığına kattığı hizmetler için, verdiği sağlık danışmanlığı rolü, farmasötik bakım uygulamaları, farmakovijilans ve ilaç güvenlik geri bildirimleri için bir hizmet bedeli almalıdır. Bu, mesleğimizin saygınlığını arttıracak ve kamu nezdinde eczacının vazgeçilmez olduğu gerçeğini daha da pekiştirecektir.

Protokol İyileştirmeleri: TEB ile SGK ile arasında imzalanan İlaç Alım Protokolünde iskonto baremleri yeniden düzenlenmelidir. Örneğin 2013 yılından bu yana KDV hariç yıllık satış hasılat 700 bin TL’nin altında olan eczaneler SGK’ya %0 iskonto yapmaktadır. Bu barem son iki yıldır döviz kuruna bağlı ilaç fiyat artışları da göz önünde bulundurulacak şekilde en az 1 milyona çıkarılmalı ve üst baremlerde de iyileştirmeler yapılmalıdır. Eczacının gerek devlet geri ödeme kurumlarıyla yapılan sözleşmelerde; gerekse özellikle metropollerde yaşayan ve “beyaz yakalı” olarak tabir edilen kesime hizmet veren özel sigorta sözleşmelerinde acilen iyileştirmelere ve yeni düzenlemelere ihtiyacı vardır. Özel geri ödeme kurumlarıyla yapılacak sözleşmeler kurum ile eczacı arasında değil, tamamı TEB ve kurumlar arasında olacak şekilde imzalanmalıdır. Kaldı ki 6643 sayılı yasanın  39. Maddesi  Merkez Heyeti’ne “Eczanelerden sağlık hizmeti satın alacak bütün kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla anlaşmalar yapmak…” görevini de vermektedir.

1 Sağlık Bakanlığı 2017 Bütçe Sunumu TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 14 Kasım 2016


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

17 AĞUSTOS DEPREMİNİ UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ.

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

‘nde kaybettiğimiz vatandaşlarımızı , . Saygıyla anıyoruz.


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

ÇAĞDAŞ ECZACILAR KİMDİR ?

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 19
  •  
    19
    Shares

TARİHİMİZ

“Çağdaş Eczacılar Derneği”, yaklaşık yüz yıllık geçmişe sahip ilk sivil eczacı örgütlenmesinin günümüzdeki son çatısıdır.

İkinci Meşrutiyetin ilanından hemen sonra 1908 yılında, Türk eczacılarının girişimi ile Haliç fenerinde 250 eczacının katıldığı bir toplantıda, bir meslek cemiyeti kurma kararı alınıyor.

Bu tarihten, Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar geçen süre içindeki eczacı örgütlenmesiyle ilgili bilgi, eczacılık tarihi kitaplarında yer almıyor.

Eczacılık meslek örgütlerinde ilk anti emperyalist tavır, yabancı sermayeli ilaç firmalarına ve ilaç sömürüsüne karşı 1960’larda ortaya çıkıyor ve bu tavır 1970’lerde, emek sermaye çelişkisinin ve sosyal devlet anlayışının programlara girişiyle çağdaş politikalara yöneliyor.

Yetmiş ve seksenli yıllar, “Çağdaş Eczacılık Hareketi” ilkelerinin, önce Eczacı Odası yönetimlerinde, sonra da Türk Eczacıları Birliği yönetimlerinde etkinliğini arttırdığı yıllar oluyor.

İlk “Çağdaş Eczacılık Dergisi” de, Eczane Sahipleri Derneği’nin yayın organı olarak, Temmuz 1976 tarihinde yayınlıyor. Dergi, Mart 1977 tarihinde başlayarak, İstanbul ve Ankara Eczacı Odalarının yayın organı olarak eczacılara ulaşıyor.

12 Eylül 1980 sonrası, askıya alınan hukuk, demokrasi ve örgütlenme özgürlükleri, “Eczane Sahipleri Derneği”nin uzunca bir suskunluk dönemine girmesiyle sonuçlanıyor.

Cemiyet, çağdaş eczacıların çabasıyla 27.04.1999’da adını “Tüm Eczacılar Derneği”, 13.12.2001’de “Çağdaş Eczacılar Derneği” olarak değiştiriyor ve “Çağdaş Eczacılık Hareketi” nin ülke çapında yaygınlaştırılması ve etkinleştirilmesi için, şubeleşmeye olanak veren tüzük değişikliklerini yapıyor.

Ülke ölçeğinde tüm çağdaş eczacıları çatısı altında toplayabilecek deneyim, birikim ve altyapıya sahip ilk sivil eczacı örgütlenmesi olan “Çağdaş Eczacılar Derneği”nin, tarihsel ve güncel anlamdaki önemi, ilk resmi eczacı örgütünün, 1956 tarihli “Türk Eczacıları Birliği Yasası” ile kurulduğu düşünülürse daha iyi anlaşılabilecektir.

AMAÇLARIMIZ

Tarihsel kök ve mirasının temelinde yeniden yapılanan, Çağdaş Eczacılar Derneği’nin amacı, özgür düşünmeyi, sorgulamayı, eleştiri ve özeleştiri yapabilen etkin birey olabilmeyi, üretmeyi sorular karşısında tavır alabilmeyi, bilgisini eylemle birleştirerek, çağını daha iyiye, daha güzele yöneltebilmeyi başarabilen tüm çağdaş eczacıları bu örgüt çatısı altında toplamak ve bu seçkin kadrolarla, insanoğlunun çağdaş uygarlık adına bugüne değin geliştirdiği tüm insani değerlere sahip çıkarak, sömürüsüz, eşitlikçi, demokratik, barış içinde bir ülke ve dünya için mücadele etmektedir.

Meslek örgütlerini vesayet altına almayı amaçlayan 1982 Anayasası Türk Eczacıları Birliği ve Eczacı Odalarını da etkilemiş, eczane sahibi olmayan eczacıların, eczacı odalarıyla bağları koparılmıştır. Örgütlenme alanındaki antidemokratik uygulamaların yanı sıra, günlük bürokratik işlemler yoğunlaştırılmış, resmi otoriteye bağımlılık arttırılmış, meslek odalarının, toplumsal, politik ve bilimsel işlevleri unutturulmaya çalışılmıştır.

Çağdaş Eczacılar Derneği’nin amacı, ülke genelinde olduğu gibi, meslek özelimizi de etkileyen örgütlenme özgürlüğünü yeniden var etmek, bağımsız bir meslek örgütü olarak ilke ve programı çerçevesinde sorumluluk üstlenmektir.

Çağdaş Eczacılar Derneği, ortak amaçlar çerçevesinde tüm sivil toplum örgütleriyle birlikte çalışmaya açık ancak ilk sivil eczacı örgütü olmanın misyon ve sorumluluğunu da taşıyarak mücadelesini kendi kulvarında sürdürmeye kararlı bir sivil toplum örgütüdür.

Kendisini çağdaş olarak tanımlayan tüm meslektaşlarımızın bu çatı altında seçkin bir yeri olacaktır.

İLKELERİMİZ

İnsanca, eşit, sömürüsüz bir dünya için çaba göstermeyi birincil görev kabul eder.
Çağdaşlığı, teknolojik olanakların kullanılabilmesi olarak değil, çağın tüm olanaklarının toplumun yararına sunulması olarak değerlendirir.
İnsan onuru ve meslek onuru kavramlarını önemser ve savunur.
Sağlığı, “Dünya Sağlık Örgütü” nün tanımladığı biçimde “yalnız hastalık ve sakatlık durumunun olmayışı değil, bedenen, ruhen ve toplumsal açıdan tam bir iyilik halidir” şeklinde tanımlar ve bu tanımlamaya uygun politikalar izler.
İnsan haklarıyla ilgili uluslararası sözleşmelerin uygulanmasını savunur.
Düşünce özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü, ifade ve örgütlenme özgürlüğü için mücadele eder.
Hukukun üstünlüğüne dayanan ileri bir demokratik toplum anlayışını benimser.
Sağlıklı yaşama ve sağlıklı hizmetlerinden yararlanma hakkının tüm bireyler için doğuştan kazanılmış bir hak olduğunu kabul eder.
Koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerinin birlikte çözümlenmesini tüm insanlara sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının verilmesini öncelikli görev kabul eder.
Kişinin temel hak ve özgürlüklerinden ödün vermez, başta işkence olmak üzere her türlü insanlık dışı müdahalenin karşısında yer alır.
Barıştan yanadır, savaşa, silahlanmaya karşı çıkar.
İnsanoğlunun yarattığı kültür değerlerine sahip çıkar ve üyeleriyle paylaşmaya çalışır.
Her türlü sosyal, siyasal ve çevresel kirlenmeye karşı mücadele eder.
İlacın ticari bir meta değil, ayrıcalıklı toplumsal bir ürün olduğunu, üretiminden tüketimine, sosyal devletin denetimde olması gerektiğini kabul eder.
Tüm kamu çalışanlarının olduğu gibi, kamudaki sağlık çalışanlarının da grevli toplu sözleşmeli sendikal haklarını savunur.
Meslek örgütlerinin bağımsızlığına ve örgüt demokrasisine sahip çıkar.
İlacın, üretiminden tüketimine değin, konunun uzmanı eczacının denetimi altında olması gereğini kabul eder.
Eczacı kooperatiflerinin toplumsal, demokratik, saydam yapısının korunması ve geliştirilmesi için çaba sarf eder.

PROGRAM

“Çağdaş Eczacılar Derneği”, varoluş ilkeleri doğrultusunda aşağıda belirtilen konularda çalışmalar yapar.

Öncelikle, ilaç, eczacılık ve halk sağlığı olmak üzere ülke sorunlarına yönelik düşünce, birikim ve önerilerini, meslektaşları ve kamuoyu ile paylaşır, yaşama geçirebilmesi için çaba gösterir. Bu amaçla yazılı ve görsel basınla ilişki kurar, basın toplantıları düzenler, yayın organları çıkarır.
Üyeleri ve meslektaşlarının sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümüne yönelik projeler üretir, bu projeleri yaşama geçirebilmek için gerekli çalışmaları yapar.
“Çağdaş Eczacılar Derneği”, ilkelerinin öncelikle eczacı toplumunda olmak üzere ülke genelinde yaygınlaştırılması için çalışır.
Ülke çalışanlarını, halk sağlığını ve üyelerinin haklarını savunmak amacıyla gerektiğinde devletin yasama, yürütme ve yargı organlarına başvurur.
Toplumun ve meslektaşlarının eğitimine katkıda bulunmak amacıyla kitaplıklar kurar, yazılı ve görsel basını izler, panel, seminer, sempozyum, eğitim çalışmaları ve toplantılar düzenler, gerektiğinde lokaller açar.
Öncelikle eczacı örgütleri olmak üzere, diğer sivil toplum örgütleriyle, ortak amaçlar çerçevesinde işbirliği yapar, birlikte çalışır.
Üyeleri, meslektaşları ve meslek örgütleri arasındaki dayanışmayı güçlendirmek, üyeleriyle toplumun farklı kesimleri arasında sağlıklı iletişim kurmak amacıyla çalışmalar yapar.
Uzun erimli bir program çerçevesinde, Derneğin tüm il merkezlerinde şube, ilçelerde ise temsilcilik düzeyinde örgütlenmesini sağlar.

Derneğimiz


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 19
  •  
    19
    Shares

ECZANE ÇALIŞMA SAATLERİNİN DÜZENLENMESİ

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

ECZANE ÇALIŞMA SAATLERİNİN DÜZENLENMESİ

İstanbul geniş bir yüzölçümünde, farklı sosyo-ekonomik yapılara sahip 39 ilçe barındıran büyük bir metropoldür. Bu nedenle tek tip açılış- kapanış saatinin uygulanmasının mümkün olmadığını biz de görmekteyiz. Çağdaş eczacıların yönetimde olduğu 2013- 2015  çalışma döneminde Yıldız Teknik Üniversitesi İstatistik Bölümü hocalarıyla birlikte yaptığımız geniş çaplı anket bize bu konuda bir çalışma zorunluluğu getirmişti. Ancak yapılan  anket sonuçları bize İstanbul Eczacılarının çalışma saatlerini belirleyecek ortak bir çözüm oluşturmaya yarayacak bir sonuç çıkarmamıştır.

Biz eczacılar ve eczane çalışanlarımızın insanca çalışma koşullarına kavuşması bir zorunluluk haline gelmiştir.

Ancak sorunun çözümünde karar mercilerinden biri olan Mülki İdare ile iletişim içinde olmanın gerekliliği de bir gerçektir. Bu gerekliliği göz ardı etmeden Avrupa’daki uygulamalar ve İstanbul’un gerçeği göz önünde bulundurularak genelin ihtiyaçlarına cevap verecek bir çalışma saatleri sisteminin kurulması çalışmalarımız arasında öncelikli olarak yer almaktadır.


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

ÇAĞDAŞ VE KATILIMCI BÖLGE TEMSİLCİSİ UYGULAMASI

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

ÇAĞDAŞ VE KATILIMCI BÖLGE TEMSİLCİSİ UYGULAMASI

Bölge temsilcileri eczacı odası yönetim kurulunun bölgelerdeki izdüşümüdür. Yönetim kurulu ile bölge eczacıları arasındaki en önemli bağdır. Bölgesindeki eczanelerle yakın ilişki içinde olmak, eczanelerin mesleki sorunlarıyla ilgilenmek, gerekirse sorun çözümü konusunda yönetim kurulu ile iletişim kurup yardım almak, deontolojik ve etik kurallara uygun çalışmak ve bölgedeki diğer eczanelere örnek olmak, nöbetleri adil ve eşitlikçi bir yaklaşımla düzenlemek, nöbetçi eczane bilgilerinin doğru asılması ve e-tabela uygulamasının doğru kullanılması ile açma kapama saatlerine uyumun sağlanması, yeni açılacak eczanelerle ilgili takip ve araştırma yaparak odayı doğru bilgilendirmek, bölgedeki ilçe sağlık müdürlüğü ile iletişim içinde olmak gibi çok önemli görevleri vardır. Dolayısıyla yönetim kurullarının en önemli organlarındandır. Bölge temsilciliklerinin belirlenmesi de özel bir önem taşımaktadır.

Bölge temsilcilerinin seçimle belirlenmesi gerekli fakat yeterli değildir. Mutlaka seçime girecek temsilci adaylarının belirli kriterlere uygun olması gerekmektedir. Bölgesinde en az 3 yıl çalışmış olması, bölge eczacıları ve diğer meslek bileşenleriyle asgari tanışık olması, çalışma hayatı boyunca mesleki ceza almamış olması gerekmektedir.

Seçilmiş olan bölge temsilcileri kendi aralarında ilçe koordinatörünü belirler. Koordinatör bölge temsilcileri Çağdaş Eczacılar Meclisinin çalışma süreleri içerisinde doğal üyesi olurlar.


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

YÖNETMELİKLERDE SORUNLAR

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

İKİNCİ ECZACI 

  • Zorunluluk dışında ikinci eczacı çalışmasının önü açılmalı,  
  • İkinci eczacı, eczacının mesleki sorunluluğunu paylaşmalı (Eczacının bulunmadığı durumda ikinci eczacı sorumlu olabilmeli.) 
  • İkinci eczacının görev, sorumluluk ve yetkilerinin yönetmelikte belirlenmesi gerekmektedir. 
  • Yönetmelikle belirlenecek olan bu görev ve yetkiler keyfi olarak ikinci eczacı çalıştırmak isteyen eczacılar için de teşvik edici olacaktır. 

 


YARDIMCI ECZACI 

  • Yardımcı eczacının da ikinci eczacılık gibi görev, sorumluluk ve yetkilerinin yönetmelikte belirlenmesi gerekmektedir. 
  • Yönetmelik içerisindeki eczacı odalarına görev olarak verilen yerleştirme sorunu uygulanabilecek şekilde düzeltilmelidir.  
  • İkinci eczacı ve yardımcı eczacı istihdamını özendirmek ve arttırmak amacıyla bu eczacıların çalıştırılmasında devlet katkısı sağlanmalıdır.  

 

ECZANE İÇİ ISI – NEM KONTROLÜ 

  • Tüm ilaçların üretim aşamasında ülke ısı ve nem standardı geliştirilerek ilaçların daha geniş iklim bölgesinde stabilizasyonlarının sağlanabilmesi düzenlenmelidir.  
  • Buna bağlı olarak soğuk zincir ürünlerinin muhafazası dışında, eczanelerde ısı ve nem kontrolü sonlandırılmalıdır. 

 


NAKİL HAKKI 

  • Kentsel dönüşüm mücbir sebep olduğu için eczacı, tüm hakları saklı kalmak üzere bir defaya mahsus ilçe gözetilmeksizin nakil yapabilmelidir.  

 


ECZANE İŞLETİM SİSTEMİ PROGRAMLARI 

  • Eczanelerin kullanımı için hazırlanan MEDULA, İTS, ÜTS, Renkli Reçete, Özel Sağlık Sistemlerinin eczane kullanım programlarına entegre olmaları sağlanmalı. 
  • Eczanelerde kayıt zorunluluğu olan bilgilerin, TEB tarafından standardize edilmesi ve eczane programlarının bu standarda uyumlu hale getirilmesi. 
  • Farmakovijilans bildirimlerinin eczane programları tarafından kayıtlarının tutulabilir, kullanılabilir, paylaşılabilir olması. 

 


ECZANELERİN NACE FAALİYET KODU 

  • Eczacılar birinci basamak sağlık hizmet sunucusudur. Eczacıları tacir olarak tanımlayan NACE faaliyet kodunun da bu tanıma uygun kod olarak değişmesi gerekmektedir.

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

REÇETESİZ İLAÇLAR VE İLAÇ DIŞI SAĞLIK ÜRÜNLERİ

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

REÇETESİZ İLAÇLAR VE İLAÇ DIŞI SAĞLIK ÜRÜNLERİ

Reçete Dışı Sağlık Ürünlerinin (RDÜ)
eczacının sorumluluğunda ve sadece eczaneden
sunulması, ayrıca bu kapsamdaki tüm ürünlerin
izin yada ruhsatlandırma işlemlerinin yanlızca
sağlık bakanlığı tarafından yapılmasının sağlanması için Ecz. Ferda GÖÇENER başkanlığında ÇAĞDAŞ ECZACILAR olarak İEO yönetimine ADAYIZ ( Ecz. Harika Aydın ATAL)

Sağlık Bakanlığı’nın “Reçetesiz Satılabilecek İlaçlar Listesi”ni genişletmeye yönelik politikası ve bu yönde atılan adımlar bugün eczacılık mesleğinin geleceği ve halk sağlığı ile ilgili ciddi tehditlerin doğmasına yol açmıştır.

Devletin ilaç geri ödemelerinde tasarrufa gitmek amacıyla attığı bu adım, ilaç üreticileri tarafından büyük bir “iştahla” karşılanmış, firmalar halk sağlığını hiç düşünmeden, sırf daha büyük paralar kazanmak için bu durumu fırsata dönüştürmüşlerdir.

Geri ödeme kapsamından çıkarılarak RDÜ kapsamına alınan ilaçların ruhsatlarının Sağlık Bakanlığı’ndan  değil Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan alınmaya başlanması reklam ve  serbest fiyat  uygulamasını kolaylaştırmış, kısa sürede bu ilaçların fiyatları 3-4 kat artmıştır.

Bu durum, sağlık ürünü olmasına karşın ilaç olmadığı ileri sürülerek Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan ruhsat alıp piyasaya sürülen ve halk sağlığını tehdit eden ürünlerle de ilgili sorunun katlanarak büyümesine neden olmuştur.  Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı,  hiçbir inceleme yapmadan, sadece beyan üzerine ruhsat vermektedir. Bu ürünlerin çoğu “merdivenaltı” olarak tabir edilen sağlıksız koşullarda üretilmektedir. İçerikleri, etkileri ve yan etkileri bilinmemekte ve ayrıca eczane dışında, özellikle internet üzerinden kontrolsüz, denetimsiz ve danışmanlık hizmeti alınmadan satılması da halk sağlığı açısından daha büyük bir tehlike arz etmektedir.

OYSA,

1 – Eczaneler 1. Basamak sağlık hizmet sunucularıdır.

2 – Sağlık ile ilgili tüm ürünlerin eczane dışında satılması toplum sağlığı açısından tehlikelidir.

3 – Sağlık ürünleri herhangi bir “ticari meta” değildir.

4 – Farmasötik form haline getirilmiş tüm ürünlerin etkinliği ve güvenilirliği, Sağlık Bakanlığı’nın “güvencesi” altında olmalıdır.

5 – Bu ürünlerde,  eczane dışından satışının engellenmesi ve güvenilirliği açısından “karekod” bulunmalıdır.

6 – Tedavi ve sağlık desteği amacıyla kullanılan hiçbir ürünün halka yönelik reklam ve tanıtımı olmamalıdır.

7 – Reklam yasağı reçeteli satılacak ilaçlar listesi ile sınırlı tutulmamalı, geri ödeme listesinde olsun ya da olmasın tüm sağlık ürünlerinde reklam yasağı uygulanmalıdır.


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •