ECZACININ EKONOMİK KURTULUŞU

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Eczacının Ekonomik Kurtuluşu

2004 yılında Sağlık Bakanlığı’nın ilaç fiyatlarını düşürmek için uygulamaya koyduğu Referans Fiyatlandırma Sistemiyle ve 2005 yılında SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’na devredilerek  SSK’lı hastaların serbest eczanelerden hizmet almasıyla başlayan süreçte, kamu ilaç harcamalarında önemli ölçüde kısıtlamalara gidilmiştir.

Sağlık Bakanlığı’nın 2017 Bütçe sunumuna göre, ülkemizde tüketilen ilaç 2002 yılından bu yana kutu bazında % 202 artış gösterirken, TL bazında sadece % 10 artış göstermiştir. 1

Geride bıraktığımız 15 yıl içerisinde ilaç fiyat düşüşleri, ilaç fiyat düşüşleri nedeniyle oluşan stok zararları, kamu kurum iskontosu artışları ve oluşan taşıma yükü, firmalar tarafından uygulanmayan kamu kurum iskontoları ve zararına satışlar, aslında Türkiye’de ruhsatlı olup da serbest eczaneler aracılığıyla temin edilmesi gerektiği halde TEB aracılığıyla (artık başka firmalarca da) yurtdışından temin edilen ilaçlar, hep eczacının hanesine kayıp olarak yazılmıştır.

Bu süreçte binlerce eczane kapanmış, binlercesi kapanma noktasına gelmiş, binlercesi de hayatta kalma mücadelesi vermektedir.

Bugün gelinen noktada eczacının kazancını yalnızca ilaç fiyatına bağımlı kılmanın eczane ekonomileri açısından son derece sakıncalı olduğunu ne yazık ki yaşayarak gördük. O halde ülkemizde de birçok medeni ve gelişmiş ülkede olduğu gibi eczacının kazancı, ilacın fiyatından bağımsız veya kısmen bağımlı, kutu ve/veya reçete başına alınan bir bedel ile ilişkili olmalı, eczacı halk sağlığına kattığı artı değerlerler için de hizmet bedeli almalıdır.

Kutu Başı Meslek Hakkı / Reçete Hizmet Bedeli: SGK tarafından ciroya göre değişecek şekilde reçete başına verilen eczane hizmet bedeli gerçek bir “meslek hakkı” değildir. İlaç Fiyat Kararnamesinde de yer alan bir “kutu başı” meslek hakkı eczacıya verilmeli ve eczacının kazancı ilaç fiyat değişimlerinden çok daha az etkilenir hale getirilmelidir. Reçete hizmet bedeli SGK reçeteleri için geliştirilerek devam edilmeli, özel geri ödeme kurumlarından da talep edilmelidir. Uyuşturucu ve psikotrop ilaçlar ile majistral ilaçların hazırlanmasının teşviki için bu tip reçeteler için ayrıca reçete hizmet bedeli tanımlanmalıdır.

Hizmet Bedeli: Eczacı halk sağlığına kattığı hizmetler için, verdiği sağlık danışmanlığı rolü, farmasötik bakım uygulamaları, farmakovijilans ve ilaç güvenlik geri bildirimleri için bir hizmet bedeli almalıdır. Bu, mesleğimizin saygınlığını arttıracak ve kamu nezdinde eczacının vazgeçilmez olduğu gerçeğini daha da pekiştirecektir.

Protokol İyileştirmeleri: TEB ile SGK ile arasında imzalanan İlaç Alım Protokolünde iskonto baremleri yeniden düzenlenmelidir. Örneğin 2013 yılından bu yana KDV hariç yıllık satış hasılat 700 bin TL’nin altında olan eczaneler SGK’ya %0 iskonto yapmaktadır. Bu barem son iki yıldır döviz kuruna bağlı ilaç fiyat artışları da göz önünde bulundurulacak şekilde en az 1 milyona çıkarılmalı ve üst baremlerde de iyileştirmeler yapılmalıdır. Eczacının gerek devlet geri ödeme kurumlarıyla yapılan sözleşmelerde; gerekse özellikle metropollerde yaşayan ve “beyaz yakalı” olarak tabir edilen kesime hizmet veren özel sigorta sözleşmelerinde acilen iyileştirmelere ve yeni düzenlemelere ihtiyacı vardır. Özel geri ödeme kurumlarıyla yapılacak sözleşmeler kurum ile eczacı arasında değil, tamamı TEB ve kurumlar arasında olacak şekilde imzalanmalıdır. Kaldı ki 6643 sayılı yasanın  39. Maddesi  Merkez Heyeti’ne “Eczanelerden sağlık hizmeti satın alacak bütün kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla anlaşmalar yapmak…” görevini de vermektedir.

1 Sağlık Bakanlığı 2017 Bütçe Sunumu TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 14 Kasım 2016


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir