BASIN AÇIKLAMASI ECZACI KAMUOYUNUN DİKKATİNE !.. MECİDİYEKÖY’DEKİ MERKEZ BİNAMIZIN YOK OLUŞUNUN HAZİN ÖYKÜSÜ

Beğendinse paylaşabilirsin
  • 1K
  •  
  •  
  •  
  • 1K
  •  
    2K
    Shares

BASIN AÇIKLAMASI
ECZACI KAMUOYUNUN DİKKATİNE !..

MECİDİYEKÖY’DEKİ MERKEZ BİNAMIZIN YOK OLUŞUNUN HAZİN ÖYKÜSÜ

‘’Bir varmış, bir yokmuş Mecidiyeköy de Gökfiliz İş Merkezinde Eczacı Odamızın merkezi varmış’’ diye başlasak bazı meslektaşlarımız anlatılanları masal gibi algılayabilir. Keşke masal olsaydı… Aslında anlatacaklarımız doğru bilgi ve belgeye dayalı, gerçek ve ibretlik bir öykü.

1-) Oda Merkezimizin bulunduğu iş merkezine çürük raporu nasıl alındı???

İstanbul Eczacı Odamızın merkezinin içinde bulunduğu iş merkezinde oğlu, kızı, eşi ve baldızının hisseleri bulunan (şahsi hissesi yok), Özal döneminde bakanlık görevlerinde bulunan İ. Ö. adlı şahıs, 2016 yılında mevcut binanın güvenli olmadığı savıyla binanın yıkılıp yeniden yapılması tezini dile getirmeye başlar. Birinci derecede yakınlarının ve baldızının hisselerinin kontrolünü elinde bulunduran bu şahıs %38 oranında hisse payının kendilerinde olduğunu ve bu binayı bizzat kendisinin yapacağını diğer kat maliklerine ifade eder.
Ancak, inşaatı yapabilmesi için yeterli çoğunluğu yoktur ve kat maliklerinin bir kısmını da yanına çekmesi gerekmektedir. Malum şahsın söz konusu radikal talebi malikler arasında ciddi tartışmalara yol açar.
Sağduyulu bir kısım malikler, mevcut binanın yıkımı gerektirecek bir yapı olup olmadığı konusunda şüphe duyduklarını, yıkılıp yeniden yapılacak olsa bile yapmayı talep eden bu şahsa güven duymadıklarını, ayrıca söz konusu inşaatı yapabilecek ekonomik gücünün olmadığı kanaati ile yapılan talebe olumsuz bakarlar.

Bahse konu olan şahıs boş durmamaktadır… Oğlu K. S . Ö vasıtası ile binanın risk analizinin yapılması başvurusu ile Şişli Belediye Başkanlığına dilekçe verir. İlgili ekipler binaya gelerek binanın bodrum katlarından karotlar alarak incelemede bulunurlar ve çürük raporu alınır!!!

Böyle bir raporun nasıl alındığı konusunda kuşku duyan diğer kat malikleri, 5. Bölge İdare Mahkemesine başvurarak yürütmeyi durdurma kararı alır ve aralarında İTÜ eski rektörünün de bulunduğu kültür ve ışık üniversitelerinden hocalarında yer aldığı bir bilirkişi heyeti binada incelemede bulunur. Yaklaşık 250 sayfayı bulan bu rapor da özetle; her ne kadar 1999 yılından sonra çıkarılan yönetmelikten önce yapılan bir bina olmasına rağmen, çok katlı yapı güvenliğini haiz bir bina olduğu, binanın tam ortasından geçen asansör boşluğunu saran ve binanın en üst katına kadar çıkan perde betonun binayı dirençli bir hale getirdiğini ancak olası bir İstanbul depremi göz önüne alındığında binanın dört bir tarafında bulunan kolonlara sadece 5. veya 6. kata kadar güçlendirme yapılırsa güvenli bir bina olacağını ifade ederler ve yıkılıp yapılma maliyeti göz önüne alındığında güçlendirmenin daha mantıklı olacağını raporlarlar.

2-)Yıkım nasıl gerçekleşti ???

Karşılıklı mücadele, yürütmeyi durdurma ve kaldırma şeklinde bir süre devam eder. Bu arada İ. Ö. kendine Sedir İnşaat adıyla 500 bin tl sermayeli bir inşaat şirketi kurar. Gelişmelerden rahatsız olan kat malikleri bir oldubitti ye tanık olmamak için Şişli Belediyesi başkanlığında ilgililerle birkaç kez görüşmelerde bulunurlar. Söz konusu görüşmelerde yetkililer; yıkım kararı yasal olarak alınsa dahi yıkımı beklenen çok sayıda binanın olduğu, o nedenle de binanın kısa sürede yıkılmasının söz konusu olamayacağı, hatta yılları bulacağını belirtirler ve yıkım sürecinde de yıkım işleri ile ilgili firmalara ihale açmak zorunda oldukları dolayısı ile, kat maliklerinin haberi ve onayı olmak zorunda olduğunu ifade ederler.

Belediye kanununda yanmış, yıkılmış, metruk meskenlerin çevreden geçen vatandaşlara zarar vermemesi için ivedi yıkılır maddesi varmış ve bununla ilgili bir beyan formu bulunmaktaymış. Malum şahıs bu beyan formunu doldurup, belediyedeki yetkililere imzalatarak ertesi günü dozerleri ile yıkım işlemini başlatmak için harekete geçer. (meğerse oda merkezimizin bulunduğu iş merkezi; yanmış, yıkılmış ve metruk bir halde imiş bizim haberimiz yokmuş, Meslektaşlarımızın takdirlerine sunuyoruz.) Bundan haberdar olan kat malikleri yıkımı durdurmak için etten duvar örer(ne hikmetse yıkımı durdurma çabası içinde bulunan kat malikleri arasında bir tek eczacı odası yöneticisi bulunmamaktadır). Çevik kuvvet ve belediye zabıtaları ve müdürü ve televizyonlar olay mahalline gelir. Kat malikleri yıkımın hukuksuz ve kanunsuz olduğunu belgeleri ile zabıta müdürüne sunarlar ve yıkım durur. Ancak daha sonraki günlerde ne oldu ise olur, itirazlara rağmen yıkım gerçekleşir. Kısaca 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm yasasına göre yıkımın gerçekleşmesi çok uzun zaman alacağını görenler, metruk evlerin yıkımını ön gören bir beyan formuna istinaden koca iş merkezini yıktırmışlardır. İşte binamızın yıkılma öyküsü de böyle…

3-) İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu, bu malum şahısla neden beraber hareket eder ???

Yukarıda ifade ettiğimiz şekilde binayı yeniden yapabilmek için her şeyi göze alan, diğer kat maliklerince güven duyulmayan ve yapacak ekonomik gücü de yok denilerek itibar edilmeyen bir şahısla, İstanbul Eczacı Odamızın Yönetim Kurulu, nasıl güvenip beraber hareket ederler? Diğer kat maliklerinin ve önceki dönem Oda başkanlığı görevinde bulunan Ecz. Semih Güngör’ ün uyarılarına rağmen ilgili şahıs ve kurduğu şirketle 30.03.2017 tarihinde özel protokol, 24.01.2018 tarihinde Beyoğlu 13. Noterliğinde, taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalarlar. Yönetim Kurulunun bu yaklaşımı bizce de hayret ve merak konusudur!!! Sakın son dönemlerde dilimize dolanan ‘’kandırıldık’’ demesinler… Meslektaşlarımız, bu cevaba itibar etmeyeceklerdir.

4-) İ. Ö. ve Sedir İnşaat’ tan Oda Yönetim Kurulu nasıl bir güvence almışlardır ???
Oda Başkanının söylediklerine göre, İ. Ö. den( sedir inşaat ) 7 milyonluk bir senet alındığı ifade edilmektedir. Ancak güvence olarak banka teminat mektubu alınmadıktan sonra , ödeme gücü soru işaretli ve bina da şahsına ait hissesi de olmayan söz konusu şahıstan alınan senedin değersiz bir kağıt parçasından öte bir anlam ifade etmediğini eczacı odası Yönetim Kurulu bilmiyorlar mıydı ??? Yine meslektaşlarımızın dikkatine ve değerlendirmelerine sunuyoruz.

5-) Oda Yönetim Kurulu, İ. Ö. ve Sedir İnşaat’la yapılan protokol gereği kira bedeli almışlar mı ???

Hemen söyleyelim İ. Ö. ve şirketi, kira bedeli olarak 16000 tl ödemeyi üslense de yine Oda Yönetim kurulu ile yaptıkları özel protokol de yeni binada kendisine ait öngördüğü 88 m karelik bir bölümü metrekaresi 5000 amerikan dolarından (dolar kurunu o günkü kurdan sabitlemişler) eczacı odasına satmayı taahhüt etmekte. Ayrıca, kendi adına akıllıca bir iş yaparak ödemeyi üslendiği kira bedelini, bina yapılıp bittiğinde vereceği bölümün bedelinden düşülecek diye de protokole bir madde yazdırıyor. Bizimkilerde böyle bir protokole imza atıyorlar!!! Yani, değerli meslektaşlarımız sözü geçen şahsın binayı yapma şansı olmadığı ve kalmadığına göre Yönetim Kurulu, ilgili şahıstan kira bedeli olarak 2 yıl boyunca bir kuruş bedel almamışlardır… Bu nasıl eczacı haklarını korumak ve savunmaktır!!!

6-) Yol yürüdükleri şahsa güvenip, yıkılıp ne zaman yenisinin yapılacağı belli olmayan bir binadan, ortada olamayan bir katı Eczacı Odasını borca sokarak, bankadan kredi alarak satın almak mantıklı mı???

Meslektaşlarına şirin gözükmek ve iş yapıyor algısı yaratmaya yönelik popülist bir yaklaşım olarak değerlendiriyor ( yoksa binayı yıkıp yapabilmenin koşulu olarak, 2/3 çoğunluğu sağlayabilmek için birileri tarafından eczacı odamıza alınması empozemi edildi bilmiyoruz. ) ve en hafifi ile yanlış ve hatalı tercihleri nedeniyle meslektaşlarımızın yarattığı ekonomik değerleri doğru kullanmadıklarını düşünmekteyiz. 28 yıldır aralıksız İstanbul Eczacı Odasını meslektaşları adına yöneten Çağdaş Eczacılar Grubu olarak bizler, meslektaşlarımızın aidatlarını bizlere emanet edilmiş en yüce değer olarak gördük ve özenle harcadık… Yine de takdiri değerli meslektaşlarımıza bırakıyoruz.

SONUÇ:
Kentsel Dönüşüm yasasına uygun olup olmadığı bile şüpheli olan bir binayı ivedi yıktıramayacağını anlayan ve binamızla asla ilgili olamayan bir beyan formuna sığınarak yıktıran bu şahsa bu kadar güven nasıl ve neden duyulmuştur?

İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu Üyeleri; diğer malikler tarafından güvenilmeyen bir şahısla neden beraber hareket edersiniz? Hukuksuz yıkıma neden sessiz kalırsınız? Kira bedeli alamayacak bir protokolü neden imzalarsınız? Malum şahıs yüzünden başka bir binaya geçmek zorunda kalıp, her ay 30 bin tl kira bedeli ödemek zorunda kalırsınız ve binanın tefrişi için 500 bin tl harcarsınız?

Meslektaşlarımızın eczacı odamıza aktardıkları kaynakların nasıl heba olduğunun kısa bir özetini yapacak olursak;

720000.- tl 2018 yılı sonu itibariyle yeni hizmet binasının toplam kira bedeli
500000.- tl yeni binanın tefrişi
384000.- tl 24 aylık sedir inşaattan alınması gerekip alınamaya kira bedeli
2250000.- tl olmayan bir binadan olmayan bir katın satın alınma bedeli
180000.- tl olmayan bir katı satın alabilmek için bankadan alınan kredinin faizi

Değerli Meslektaşlarımız, söz konusu rakamları alt alta topladığınızda eczacı odamızın kaybı 4034000.- tl… Evet yanlış duymadınız Dört Milyon Türk Lirası. (ki, bu gereksiz harcamalar yeni binamızın yaşama geçilmesine kadar devam edecek. Söz konusu kayıplarımızın rakamı sadece 2 yıllık kaybımız ). Bu arada, Oda Yönetim Kurulu yaptıkları hataları örtmek adına Adama dava açtık demekte (atı alan Üsküdar ı geçti) ve eczacının varlıkları olan Halaskargazi ve Beyoğlunda ki katları yok pahasına satmaya niyet etmektedirler… Yönetim Kurulu maalesef, basiretli bir yöneticilik yapamadılar ve bedelini meslektaşlarımız ödeyecekler.
Bugünlerde ilginç bir yaklaşım daha yaşıyoruz. Meslektaşlarımız protokol yapmak için eczacı odası merkez ve irtibat bürolarına geldiklerinde kendilerine ‘’birlikte başardık’’ ifadesi ile başlayan ve yönetimin iki yılda yaptıklarını anlatan bir broşür veriliyor. Hatırlarsınız halaskargazi deki katımız Sn.Ecz. Sabri Kalyoncu başkanlığı döneminde(1985) bedeli ödenmesine rağmen tapusu bir türlü alınamayan katı, tapusunu aldık diyerek başarı diye meslektaşlarına sunan bir yönetim, kendi dönemlerinde bankadan kredi alarak aldıkları yıktırılmış bir binadan yerinde olmayan bir katı aldıklarını söyleyememektedir!!! Sizce de ilginç ve merak konusu değil mi?..

Değerli Meslektaşlarımız, soruları çoğaltmak mümkün ve inanın bu konuda anlatılacak daha birçok husus var. Ancak sabrınızı tüketmek istemiyoruz. Şeffaflıktan bahsedenlerin sizlere bu konuda hiçbir bilgi vermediklerini de biliyor ve bilgilenme hakkını savunan bir grup olarak sizlerin gelişmelerden haberdar olmanızı istedik.

Değerlendirmeniz dileği ile…

Saygılarımızla.

                                                                                   ÇAĞDAŞ ECZACILAR GURUBU

Beğendinse paylaşabilirsin
  • 1K
  •  
  •  
  •  
  • 1K
  •  
    2K
    Shares
  •  
    2K
    Shares
  • 1K
  • 1K
  •  
  •  
  •  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir