Cagdas ECZACI tarafından yazılmış tüm yazılar

Eczacı Kamuoyuna

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

YÜKSEK SEÇİM KURULUNUN 06.05.2019 TARİHİNDE YAPILAN ISTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNİ YENİLEME KARARINI, KAMU VİCDANINI YARALAYAN, SİYASİ BİR KARAR OLARAK DEĞERLENDİRİYORUZ. BU KARARIN, ÜLKEMİZİN DEMOKRASİSİ, HUKUKU VE SİYASAL YAŞAMINDA DERİN İZLER BIRAKACAĞINI BELİRTMEK İSTERİZ. SAYGILARIMIZLA…

Çağdaş Eczacılar Derneği Genel Merkezi


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

İstanbul’da ÇAĞDAŞ ECZACILAR 2019 Seçimi İçin Çalışmalara Başladı

Beğendinse paylaşabilirsin
  • 1.1K
  •  
  •  
  •  
  • 1.1K
  •  
    2.2K
    Shares

Ecz. Mustafa Turunç Ecz. A. Semih Güngör Tarafından Yayınlanan Deklerasyon 

İSTANBUL-YALOVA İLİ MESLEKTAŞLARIMIZIN DİKKATİNE !

Değerli Meslektaşlarımız;
Kurulduğundan bu yana biz eczacılar; emeğin en yüce değer, sağlıklı yaşam hakkının vazgeçilmez en temel insan hakkı olduğunu savunan, var olan sorunların örgütlü toplum ve dayanışmayla aşılabileceğine inanan Çağdaş Eczacılar, yıllar içinde kimi nedenlerle kendi içlerinde bölünerek, ayrışarak mesleki mücadelenin içinde yer aldılar.
Dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu koşullar göz önünde bulundurulduğunda, halkımızın sağlık sorunlarını en aza indiren, sürdürülebilir bir eczacılık hizmetinin sağlanması ve meslektaşlarımızın haklarını savunmak adına güçlü bir dayanışmanın temellerinin atılması yönünde bir saptamada bulunduk.
Söz konusu dayanışmayı sağlayabilmek için grubumuz tarafından yetkilendirilen arkadaşlarımız, birlikteliği sağlayabilmek adına ilk görüşmeyi 18 Ocak 2019 da İstanbul Eczacı Hareketi grubu ile gerçekleştirdiler. Eczacı Odasında yapılan görüşmede, toplumun siyasal, ekonomik, sosyolojik, psikolojik durumu göz önüne alındığında, önceki yıllarda meslek siyaseti ve mücadelesinin içinde beraberce, omuz omuza yer alan kişiler olarak, ayrılıkları bir kenara bırakarak birleşmemiz gerektiğini kendilerine ifade ettik.
Yaklaşık 2 ayı geçen süre zarfında ve ikinci bir görüşme yapmamıza rağmen tarafımıza olumlu veya olumsuz görüş iletilmemiştir.
Oysaki amacımız, 4 yıla yaklaşan yönetimleri sırasında yaptıkları eksik, yanlış ve hatalı tutum ve davranışları en aza indiren, daha verimli, daha üretken bir eczacı odası yapılanmasını yaratabilmekti… Bu birliktelik, üyelerimiz arasında da farklı bir sinerji ve umut olacak, dayanışmamızı güçlendirecekti… Güç zehirlenmesi bu olsa gerek, bu sağduyulu davranışı elinin tersi ile itip, talebimizi görmezden geldiler.  
Çağdaş Eczacılar Grubu olarak İstanbul Eczacı Hareketi grubunun yetkililerinden talebimize yönelik olumlu bir cevap alamazken meslek adına oluşan kaygılarımızın bir benzerinin de Çağdaş Eczacıların Birliği Grubundaki arkadaşlarımızda olduğunu gördük… Karşılıklı görüşmelerin ardından;

  • Eczane ekonomilerini güçlendirecek projeleri hayata geçirebilecek,
  • Her kesimle diyalogdan kaçınmayacak, eczacıların haklarının korunması hususunda taviz vermeyecek,
  • Var olan sorunların çözülmesi amacı ile sağlık otoritelerine çözüm önerileri sunacak, parlamento da güçlü bir lobi çalışması yapacak,
  • Göstermelik tepkiler, mış gibi yapmak yerine gereğini yapan bir yönetim anlayışı ile çalışacak,
  • Hiçbir meslektaşını ötekileştirmeden, meslektaşımıza eşit ve saygılı hizmet anlayışını görev bilen,
  • Eczacı Odasının ekonomik yapısını eski gücüne getirecek,
  • Eczacılarımızın varlıklarını bir mirasyedi gibi sattırmayacak,
  • Değişen dünyada, dinamik bir meslek olan Eczacılığın gelişimini doğru kavrayıp, mesleğimiz ve meslektaşlarımızın saygınlığını artıracak,
  • Mesleğimize ve meslektaşlarımıza yönelik tehditlerin arttığı bir dönemde, söz konusu egemenlere karşı kararlı bir mücadelenin içinde yer alacak,
  • Karar süreçlerine meslektaşlarını katan, kararları birlikte alan ve kazanımlarımızı üyelerimizin destekleri ile kazanıldığı bilen bir anlayışını sergileyecek,
  • Meslek alanımızın dışında da söyleyecek sözü olan, toplumun kaygılarını önemseyen ve çözümü konusunda katkı koyan bir eczacı Odası yaratmak için,
    Ayrışmalardan gerekli dersleri çıkararak, birleşerek, güçlü bir Çağdaş Eczacılar Grubu olarak meslektaşlarımızın karşısına çıkmaya ve Eylül 2019 Eczacı Odası Seçimli Genel Kurulunda siz değerli meslektaşlarımızdan güvenoyu almak için eczacı odamız seçimlerine Çağdaş Eczacılar Grubu olarak katılmaya karar verdik.
    Eczacı Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
    Yine, Yeniden, Hep birlikte… 
  • ÇAĞDAŞ ECZACILAR GRUBU
  • Ecz. Mustafa Turunç Ecz. A.Semih Güngör

Beğendinse paylaşabilirsin
  • 1.1K
  •  
  •  
  •  
  • 1.1K
  •  
    2.2K
    Shares

BIRAKILAN ENKAZ BU MU ?

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 12
  •  
    12
    Shares

Değerli meslektaşlarım;
İstanbul Eczacı Odası yönetim kurulu bir süredir bölge toplantıları düzenliyor. Son olarak 14 Nisan günü Zeytinburnu ilçesini de kapsayan bir bilgilendirme toplantısı yaptılar. Özel nedenlerle toplantıya katılamadım. Ancak toplantıya katılan dostlarım yönetim kurulu’ nun (daha önce de duyduğum)” mali bir enkaz “ devraldıklarını ifade ettiklerini ilettiler . 2016 mali genel kurulunda da açıklama yapmama rağmen yönetim kurulunun bu konuda ısrarla yanlış bilgilendirmeyi sürdürdüğünü üzüntüyle öğrendim.
Meslektaşlarımın İEO 2015 Genel Kurul Çalışma Raporu’nun 93 ve 102. sayfalarında ayrıntılarıyla görecekleri gibi yeni döneme nakit olarak, iktisadi teşekkül de 416.927 Tl ve oda bütçesinde de 655.446 Tl teslim edilmiştir.
Saymanı olduğum yönetim kurulu yeni seçilecek yönetim kuruluna günü geçmiş herhangi bir borç bırakmamıştır.

Eczacı kamuoyunun bilgisine sunarım.
Saygılarımla.
2013-2015 DÖNEM SAYMANI
ECZ. MURAT DURMAZ

İEO 2015 Genel Kurul Çalışma Raporu için linki kullanabilirsiniz… http://www.istanbuleczaciodasi.org.tr/…/…/20150916_Rapor.pdf14


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 12
  •  
    12
    Shares

S.G.K PROTOKOLÜ İLE İLGİLİ ÖNERİLERİMİZ

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 36
  •  
    36
    Shares

S.G.K PROTOKOLÜ İLE İLGİLİ ÖNERİLERİMİZ

1 – Mesleğimizin geleceği için olmazsa olmazımız, bir çok gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ilaç fiyatlarından bağımsız ilaç fiyat kararnamesinde yer alacak kutu başına belirlenecek bir tutarla meslek hakkımızın garanti altına alınması
2- S.G.K ya yapılan iskontoların belirlenmesinde eczanelerin SGK cirolarının baz alınması ,iskonto baremlerinin güncel koşullar üzerinden tekrar belirlenmesi ve oranlarının düzeltilmesi ,SGK protokollerinin süresinin 1+1 yıl olarak yapılması gerektiği
3- Muayene ücretleri tahsilat yükünün eczacıların sırtından kaldırılması
4- Hizmet bedellerinin gerçek anlamda arttırılması ve standart hale getirilmesi
5- Medula sisteminin SUT protokolüne uygun hale getirilmesi
6- Majistral reçetelerde art niyetli yaklaşımdan vazgeçilerek kesintilerin minimize edilmesi
7- Soruşturmaların sadece hasta beyanına dayanarak yapılmasının kaldırılması geçmişe dönük soruşturma süresinin 2 yılı geçmemesi , sahte reçetelerde tek sorumlunun eczacı olarak görülmesinden vazgeçilmesi , cezaların artarak sözleşme fesihine gidilmesini kaldırılması ve tüm adli süreç bitmeden cezaların uygulanmasın durdurulması


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 36
  •  
    36
    Shares

SENE SONU İLAÇ YOKLARI RUTİNİ

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 16
  •  
    16
    Shares

Bir müddet önce İTS sisteminde ürün geçmişini gördüğümüz ekran kapatıldı. Üreticiden çıkan ilaçların ne zaman üretilip ne zaman hangi depoya sevk edildiğini görebildiğimiz yol haritasını bir müddettir göremiyoruz. Açık olduğu dönemlerde piyasa yoku diye bulamadığımız ürünlerin nerede stoklandığını, firmaların depoya çıkış yapıp yapmadığını, depoların karaborsa yapıp tezgah altında saklayıp vakti gelince ortaya çıkardıklarını belgeleyebiliyorduk.

Gün geldi Sağlık Bakanlığımız tarafından piyasada olmayan bazı ilaçların hangi eczanede bulunduğunu halka açık hale getirdiği bir uygulama hizmete girdi. Ne yazıktır ki 24 saat gecikmeli olarak listelenebilen İTS stoklarımız halka açılmış oldu. Elinde uygulamadan aldığı stok ve adres bilgileri ile insanlar eczanelerimize hücum etti. Lakin bu durum için gür bir sesle itiraz edilemedi gerek odalarımız gerekse TEB tarafından. Bugün geldiğimiz noktada hangi ilaçların hangi aşamalarda tezgah altına itilip stoklandığını göremiyoruz belki ama bunu çok rahat takip edebilecek olan yetkili kurumlar takip edip gerekeni yerine getirebiliyorlar mı?

Biz eczacılar olarak İlaç Takip Sistemi Yönetim Panellerimizde en azından kendi üstümüze aldığımız ilaçların üretiminden satılışına kadar  geçmiş tarih haritalarını görmek istiyoruz. Bu piyasa ilaç yoku diye ortalıkta bulunmayan ve zam tarihinin ertesinde ortaya çıkacak olan ilaçların neden yok denildiğinin hesabını -HASTALARIMIZ VE KAMU ADINA SORABİLMEK İÇİN…

Bizler TEB yada odalarımızın yerinde olsak, eczacıya karaborsacı suçlaması yapıldığında yada piyasa yoku ilaçlar için hedef gösterildiğimizde; ” Buyrun efendim İTS ekranlarından ilaç geçmişlerini takip edelim, bu iznimizi tekrar verin ve hep birlikte bir bakalım ve ilaç yokluğunun önüne birlikte geçelim! Halk sağlığı ve kamu yararı için eczanelerde İTS geçmişlerinin açılması olmazsa olmazlardandır.” diyebilirdik.

Tüm ilgili kurum ve kuruluşları bu konuda göreve çağırıyorum…

 


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 16
  •  
    16
    Shares

BEKLE BİZİ İSTANBUL

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 52
  •  
    52
    Shares

Bekle Bizi İSTANBUL
Vedat TÜRKALİ – Söz
Onur AKIN – Beste
Ecz. S. Ferda GÖÇENER – Solist
Ecz. Harika Aydın ATAL – Solist
Ecz. Sait DOĞU – Yan Flüt
Ecz. Sebih AKKUŞ – Gitar ve Vokal
Ecz. Eşi. Nevzat ATAL – Bağlama
Ecz. H. Cumhur NAMOĞLU – Kamera ve Video Edit
” DODO STÜDYO ” Ses Kayıt Stüdyosuna da özel teşekürler…
TEŞEKKÜRLER İSTANBUL


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 52
  •  
    52
    Shares

MUVAZA VE ZİNCİR ECZANELERLE MÜCADELE EDECEĞİZ

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Muvazaa

Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da zincir eczanelere ve zincir eczanelerin yolunu açacak farklı kâr amaçlı örgütlenmelere karşı olan tutumumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz. 

“Zincir Eczane”, sağlıkta tekelleşmenin, büyük sermayenin küçüğü yutarak ortadan kaldırmasının ve eczacıları kendi iş yerlerinin ücretli çalışanı haline getirmesinin bir başka adıdır. 

Çağdaş Eczacılar, sermayenin sağlık gibi önemli bir konuda kâr odaklı bir yaklaşımla eczanelerimizi ele geçirmesine izin vermeyecektir. 

Çağdaş Eczacılar, zincirlerle tekelleşmiş eczane piyasasında vatandaşın sağlık ve ilaç danışmanı olan eczacısı ile ilişkisinin koparılmasına izin vermeyecektir. 

Çağdaş Eczacılar, zincir eczanelerle ücretli çalışan haline getirilen, mesleğine yabancılaşmış, sağlık ve meslek politikalarına dair söz hakkı olmayan bir eczacı kitlesinin yaratılmasına izin vermeyecektir.


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

ECZANE DIŞI ÇALIŞAN ECZACILARIN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 23
  •  
    23
    Shares

ECZANE DIŞI ÇALIŞAN ECZACILARIN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

HASTANELERDE ÇALIŞAN ECZACILAR HAKKINDA

  •    Kamuda çalışan tüm meslektaşlarımızın özlük haklarının iyileştirilmesi için çalışacağız. Eczacının taşınırcı olması nedeniyle üzerinde olan zimmetin maddi sorumluluğunun ne kadar ağır olduğunun bilincindeyiz. Bu sorumluluk karşılığında aldığı ücretler adil değildir. Başta 0,75 olan ek ödeme katsayısının eczacılarımızın yönettiği bütçe, yaptıkları iş, aldıkları risk ve eğitim sürelerinin eşitliği itibariyle diş hekimleri ile birlikte değerlendirilip 1,1’ e yükseltilmesi, ücret iyileştirilmesinin yapılıp denge ve ek ödeme paylarının temel maaşa eklenmesi için mücadele edeceğiz.
  •   Hastanelerimizde hemşirelerin bağlı oldukları Sağlık Hizmetleri Müdürü, hekimlerin bağlı oldukları Başhekim gibi makamlar varken eczacıların görevlerini bilen ve mesleklerini icra ederken karşılaştıkları sorunlara hakim olan, eczacının doğrudan iletişime geçebileceği bir makam yoktur. 663 Sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede yapılacak değişiklik ile kamuda eczacılık hizmetlerinin yürütülmesinden sorumlu Eczacılık Hizmetleri Müdürlüğü kadrolarının oluşturulması ve buralara eczacıların atanması için çalışacağız.
  •    Son 4 yılda Verimlilik ve Kalite Yönetim Daire Başkanlığı eczane ve biyomedikal alanlarında birçok yeni düzenlemeye gitmiş ve kalite standartlarının Türkiye’ nin her hastanesinde aynı olması için birçok kriter belirlemiştir. Kaliteli ve verimli sağlık hizmetinin hastalara sunulmasında doktor-hemşire-eczacı zincirinin önemli bir halkasını temsil eden meslektaşlarımızın kamudaki sayısı halihazırda yetersiz iken istenilen standartların yerine getirilmesi eczacılarımızın iş yükünü fazlasıyla arttırmıştır. Eczacılarımızdan beklenen sorumlulukların yerine getirilebilmesi için kamuda eczacı kadrolarının hızla arttırılması gerekmektedir.  Bu kadrolar oluşturulurken eskisi gibi sadece yatak sayısı baz alınmamalıdır. Hastanelerin içerdiği özellikli birimler de dahil olmak üzere, yapılacak iş yükünün de hesaba katılarak kadroların belirlenmesi gerekmektedir.
  •    Kamu Kurum ve Kuruluşlarında çalışan eczacılara uygulanan yasa ve yönetmelikler, yürürlükteki 6197 sayılı Eczacılık Yasasında yer alan eczacı tanımına uygun hale getirilmelidir.
  •    Eczacılarımız hastanelerde aşağıda belirtilen alanlarda çalışmaktadır.
  1. TPN (Total Paranteral Nutrisyon Üniteleri)
  2. Onkoloji Eczacılığı (Kemoterapi Üniteleri)
  3. Akılcı İlaç Kullanımı Danışma Merkezi
  4. Farmakoekonomi (Satınalma birimlerinde)
  5. Farmakovijilans Sorumlusu
  6. Materyovijilans Sorumlusu
  7. Tıbbi Sarf Malzeme Yönetimi
  8. Servis Eczacılığı
  9. Verimlilik ve Kalite
  10. Aseptik İlaç Hazırlama Üniteleri
  11. Majistral İlaç Yapımı
  12. Stok Yönetimi
  13. Enfeksiyon Eczacılığı
  14. Nefroloji Eczacılığı
  •     Buradan da anlaşıldığı gibi kamuda eczacılarımız hızla branşlaşmaya (uzmanlaştırılmaya) başlamıştır. Ancak Eczacılık Fakültelerindeki eğitimler bu alanlarda uzmanlaşmak için yeterli olmadığı gibi kamuda çalışan birçok meslektaşımızın belirtilen alanlarda lisansüstü eğitimleri de yoktur. Eczacının bu alanlarda daha verimli çalışabilmesi için öncelikle uzmanlık alanlarının genişletilmesi, görev ve yetki tanımlarının belirlenmesi gerekmektedir. Hekim ve hemşirelere kendi alanlarında sürekli düzenlenen sertifikalı meslek içi eğitimler gibi eczacılarımıza da lisans üstü uzmanlık eğitimleri yanında sertifikalı meslek içi eğitimler düzenlenmeli ve bu eğitimlerin sürekliliği sağlanmalıdır. Sağlık Bakanlığı tarafından bu uzmanlık ve ilgili alanlara aktif olarak eczacı istihdamı arttırılmalıdır.
  •     Bilindiği üzere özel hastanelerde eczacı olmadan eczane ruhsatı alınamamakta ve eczacılık hizmeti verilmemektedir. Kamuda yıllardır, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nden “…kurumda eczacı olmadığı takdirde görevini hemşire ya da eczane teknisyeni yürütür.” İfadesi yer aldığı için eczacısız eczacılık hizmeti veren hastanelerimizin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Ayrıca ifadede hemşire ya da eczane teknisyeni geçmesine rağmen kurumlar personel yetersizliğini ileri sürüp eczanede sağlık alanında hiçbir eğitimi olmayan personelleri de çalıştırmaktadır. Yönetmelikten bu ifade acilen çıkartılıp eczacılık hizmetinin sadece eczacı tarafından verilmesi gerektiği eklenmelidir ve bu hastaneler için eczacı atamaları yapılmalıdır.
  •       Açıktan atamalarda hastanelerimizde engelli eczacılarımız için ayrıca kadro açılmalıdır.
  •       Hastanelerimizde eczacılık hizmeti verirken yardımcı personellerin desteğine ihtiyaç duymaktayız. Destek personellerimizin sayısı yetersiz ve bu personellerin çoğu eczanede yapılacak işlerde kalifiye değillerdir. Bununla beraber verilen personel bin bir türlü emekle yetiştirildikten sonra, hastane yönetimi tarafından başka alanlardaki personel yetersizliklerinde personelin çekildiği ilk birim eczanelerimizdir. Ayrıca bazı hastanelerimizde, sertifikalı eczane teknisyenleri, kadrolu olarak atanmalarına rağmen eczane dışı alanlarda çalıştırılmaktadır. Eczacılık hizmetlerinin hastanelerimizde aksamadan sürdürülebilmesi için bu duruma artık bir son verilmesi gerekmektedir. Hastane eczanelerine destek personelleri görevlendirilmeli, hatta eczane teknisyeni kadroları arttırılıp hızla atanmaları sağlanmalı ve bu personeller eczane dışı alanlarda çalıştırılmamalıdır.
  •      Çağdaş Eczacılar Grubu olarak kamu eczacılarına yönelik çalışmalarımızı arttıracağız ve kamu eczacılarının odamız bünyesinde meslek örgütü çalışmalarında aktif olarak yer almasını sağlayacağız.
  •     Meslektaşlarımızın hastanelerde uygun olmayan fiziki koşullara sahip alanlarda/depolarda sağlık hizmeti sunduğunu biliyoruz. Bu konuda da tıpkı destek personelleri sorununda yaşandığı gibi hastanelerde örneğin sterilizasyon ünitesinin koşulları göz önünde bulundurularak bir alan tahsis edilirken eczane için gerekli koşullar göz önünde bulundurulmamaktadır. Su basması ya da yangın çıkması durumlarında ya da uygun olmayan aydınlatma, ısı nem oranı sonucu bozulacak ilaçların oluşturduğu yüksek mali kayıp dikkate alınmadığı, genelde zemin kat altında personelin gün ışığı görmediği bu nedenle de sağlık sorunlarının ortaya çıktığı kıyıda köşede kalan alanlar eczacılarımıza çalışma alanı olarak sunulmaktadır. Ayrıca eczane için projesinde alan dahi ayrılmamış hastanelerimizin olduğunu da bilmekteyiz. Hastane eczanelerimizin uygun fiziki koşulları sağlayan alanlara taşınması ve eczacılarımızın daha sağlıklı çalışma ortamlarında hizmet sunabilmesi sağlanacaktır.
  •     Hastanelere yapılan eczacı atama kuralarında, yedek atama listesinin oluşturulması ve kadroların boş bırakılmaması gerekmektedir. Atanmayı bekleyen binlerce işsiz eczacımız varken, atanıp herhangi bir sebepten göreve başlayamayan eczacılarımızın atandıkları hastanelerde bir dahaki atama dönemine kadar eczacılık hizmeti, eczacılık eğitimi almamış kalifiye olmayan personel tarafından verilmek durumundadır. Bu sorunu atama kuralarında yedek listelerin oluşturulması ile çözeceğiz.
  •     Kamudan emekli olan hekimlerin emeklilik maaşlarına sabit dönerler (ek ödemeler) yansıtılmaktadır. Aynı şekilde kamudan emekli meslektaşlarımızın da emekli maaşlarına sabit dönerlerin yansıtılması için gerekli çalışmalar yapılacaktır.
  •     Uzman eczacı ile eczacı arasındaki tavan ek ödeme tutarına esas katsayı farkının, uzman hekim/uzman diş hekimi ile pratisyen hekim/pratisyen diş hekimi için uygulandığı gibi olması için çalışılacağız.
  •       İlk kez 24 Eylül’ de yapılacak olan Eczacılıkta Uzmanlık Sınavı ile artık kamuda Klinik Eczacılar istihdam edilecektir. İlk sınav için tüm Türkiye’ de 11 kadro açılmış olup şimdiye kadar düzenlenen tüm seminerlerde/kongrelerde klinik eczacıların her sabah doktorlarla vizite çıkacakları bununla birlikte 300 yatağa kadar 1 eczacı istihdam edileceği belirtilmiştir. Her hastanede dahiliye, cerrahi, ortopedi, çocuk hastalıkları, göğüs hastalıkları, kadın ve doğum servisleri gibi pek çok bölüm bulunmaktadır. Klinik eczacılardan beklentiler ile açılan kadrolar arasındaki orantısızlık apaçık ortadadır.  Alımlara bu şekilde devam edilecek ise 2023 de hastanelerin klinik eczacı çalıştırmak zorunda olduğu göz önüne alınırsa 2023 de tüm Türkiye’ de toplam 33 klinik eczacımız olacak. Bu sayı Türkiye’deki hastanelerin tümüne klinik eczacılık hizmeti vermek için yeterli değildir. Henüz sistem yeni kuruluyorken yetiştirilecek klinik eczacıların sayıları hızla arttırılmalıdır.
  •       Klinik araştırmalarda eczacının yerinin güçlendirilmesi, bu araştırmalara katılan arkadaşlarımızın desteklenmesi için çalışılacaktır.

ÖZEL HASTANEDE ÇALIŞAN ECZACILARIMIZ HAKKINDA

  •      Özel Hastanede çalışan meslektaşlarımızın maaşları TEB’in 6643 sayılı yasanın kendine verdiği yetkiye dayanarak belirlemiş olduğu maaşın altında olmamalıdır. Bu bağlamda Özel Hastane Yönetmeliğindeki 27. Madde tekrar düzenlenmeli ve özel hastanelerdeki meslektaşlarımız çok düşük ücretlerle çalıştırılmamalıdır.
  •        Özel hastanelerde gerek hekimler gerek hemşireler için kariyer planlamaları yapılıp idari bölümlerde görevler verilmekte iken eczacılar için böyle bir kariyer planlaması uygulanmamaktadır. Bunun için gerekçe olarak hasta ile iletişimde olmadığımız öne sürülmektedir. Oysa bizler fakültede eğitim aldığımız, staj yaptığımız dönemlerden başlayarak bir sağlık danışmanı statüsünde hasta ile iletişimde olarak yetiştirilmekteyiz. Depoculuk faaliyetleri de bizzat bizim tarafımızdan sunulurken mali alanlarda da başarımız yadsınamaz. Bu bağlamda idari yönetim kadrolarında da eczacılar için yer açılmalıdır.

SAĞLIK BAKANLIĞI BÜNYESİNDE ÇALIŞAN ECZACILARIMIZ HAKKINDA

  •        İl ve İlçe Sağlık Müdürlüklerinde çalışan eczacı kadrolarının, Sağlık Bakanlığı Taşra Teşkilatı Standart Kadro Yönergesinin hizmet verilen kuruluş sayısına göre yeniden belirlenmeli ve eczacı kadroları arttırılmalıdır.
  •       Kamuda Görevde Yükselme sınavına tüm sağlık personeli girmektedir ve bu sınavla; hekimler, hemşireler ve sağlık memurları idari kadrolarda çalışabilirken eczacılara görev verilmemektedir. İl Sağlık Müdürlüklerinde eczacı, sağlık müdürü, sağlık müdür yardımcı olarak atanamamaktadır. Eczacılık Şube Müdürünün ise eczacı olması zorunlu iken Sağlık Bakanlığı ve Bağlı kuruluşları personelin görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliği ile bu zorunluluk kaldırılmıştır. Bu durumun mevzuat değişikliği ile düzeltilmesi gerekmektedir.
  •      4703 Sayılı Kanuna göre çıkarılan Piyasa Gözetim ve Denetim Yönetmeliği’ne göre kozmetiklerde PGD yapılmasına rağmen Tıbbi cihaz denetmenleri, halk sağlığı il müdürlüğü personeli ek ödemeyi alırken il sağlık ve ilçe sağlıkta çalışan meslektaşlarımız % 10 ek ödeme alamamaktadır. Yönetmelik tekrar düzenlenerek eczacılık şubesinde bu görevi yapan personel de dahil edilmelidir.

AKADEMİSYEN ECZACILARIN SORUNLARI HAKKINDA

  •       Ülkemizde halihazırdaki eczacı sayısı oldukça fazladır. Bununla birlikte eczacılık fakültesi açılması için temel koşulları sağlamayan, kurucu dekanı eczacı olmayan ve eczacılık meslek bilimleri kadrolarına eczacı atanmamış birçok fakülte açılmıştır. Bu sorunlarla boğuşan fakültelerden mezun olacak eczacı adaylarının birçoğu işsiz kalacaktır. Meslek örgütü olarak yeni eczacılık fakültelerinin açılmasını engellemek, mevcut fakültelerde kurucu dekanı eczacı olmayan dekanlar yerine akredite olmuş eczacılık fakültelerindeki öğretim üyeleri arasından dekan atanması ve eczacılık meslek bilimleri kadrolarına uygun teşvik koşulları sağlanarak acilen eczacı atamaları yapılması için ilgili birimlere baskı oluşturulacaktır.
  •        Yeni açılan eczacılık fakültelerinin teknik eleman sayısının ve bütçelerinin yetersiz olduğu bilinmektedir. Bu fakültelerde eczacı adaylarına nitelikli eğitim sağlanabilmesi için, akredite eczacılık fakültelerinden eğitim desteği vermesi için rektörlükler arasında protokol yapılarak mali ve idari destek verilmelidir.
  •        Eczacılık fakültesi öğrenci kontenjanları ihtiyacın çok üzerindedir. Kontenjanların yarıya indirilip, eczacılık fakültesine giriş puanlarına tıpkı tıp ve hukuk fakültelerinde getirilen sınırlama gibi limit konulması gerekmektedir.
  •       Akademisyenlerin atanma ve yükselme kriterlerinin farklılıklarının ve kadro dağılımlarındaki orantısızlığın giderilmesi için meslek örgütümüzle fakülteler arasında ortak çalışma planları oluşturulacaktır.
  •      Fakülte öğrenci talepleri dikkate alınacaktır. Bunun yanında öğrencilere akademik eczacılığın iyi tanıtılması için gerekli çalışmalar yapılacaktır.

 

SANAYİ ECZACILARI HAKKINDA

  •      Sanayideki meslektaşlarımızın birçok sorunu olduğunu bilmekteyiz. Meslek örgütü olarak ilk yapacağımız iş; sadece endüstri eczacılarına özel etkinlik düzenleyip onları odamız bünyesinde birleştireceğiz ve sorunlarına hep birlikte çözümler üreteceğiz.
  •       Eczacılık fakültelerinden ülkenin eczacı ihtiyacından fazla mezun eczacı verilmekte ve “işsiz eczacı” sayısı her yıl artmaktadır. İşsiz eczacılar için en önemli kaynağın ilaç endüstrisi olduğunu bilmekteyiz. Bu nedenle tecrübeli eczacı sektör çalışanlarının mentörlük yaptığı danışmanlık uygulamaları aracılığıyla henüz öğrenci iken eczacı adaylarımızı sanayi için hazırlayacağız.
  •       Meslek örgütü olarak endüstri IK’ ları ile görüşüp eczacılık fakültesi dışındaki bölümlerden mezun çalışanlarla aynı maaş teklifini bir eczacının alamayacağını “eczacının sektörde yaratacağı fark gösterilerek” anlatılacak böylece endüstride çalışan eczacılarımızın maaş skalaları belirlenecektir.

 

 


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 23
  •  
    23
    Shares

ECZACININ EKONOMİK KURTULUŞU

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Eczacının Ekonomik Kurtuluşu

2004 yılında Sağlık Bakanlığı’nın ilaç fiyatlarını düşürmek için uygulamaya koyduğu Referans Fiyatlandırma Sistemiyle ve 2005 yılında SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’na devredilerek  SSK’lı hastaların serbest eczanelerden hizmet almasıyla başlayan süreçte, kamu ilaç harcamalarında önemli ölçüde kısıtlamalara gidilmiştir.

Sağlık Bakanlığı’nın 2017 Bütçe sunumuna göre, ülkemizde tüketilen ilaç 2002 yılından bu yana kutu bazında % 202 artış gösterirken, TL bazında sadece % 10 artış göstermiştir. 1

Geride bıraktığımız 15 yıl içerisinde ilaç fiyat düşüşleri, ilaç fiyat düşüşleri nedeniyle oluşan stok zararları, kamu kurum iskontosu artışları ve oluşan taşıma yükü, firmalar tarafından uygulanmayan kamu kurum iskontoları ve zararına satışlar, aslında Türkiye’de ruhsatlı olup da serbest eczaneler aracılığıyla temin edilmesi gerektiği halde TEB aracılığıyla (artık başka firmalarca da) yurtdışından temin edilen ilaçlar, hep eczacının hanesine kayıp olarak yazılmıştır.

Bu süreçte binlerce eczane kapanmış, binlercesi kapanma noktasına gelmiş, binlercesi de hayatta kalma mücadelesi vermektedir.

Bugün gelinen noktada eczacının kazancını yalnızca ilaç fiyatına bağımlı kılmanın eczane ekonomileri açısından son derece sakıncalı olduğunu ne yazık ki yaşayarak gördük. O halde ülkemizde de birçok medeni ve gelişmiş ülkede olduğu gibi eczacının kazancı, ilacın fiyatından bağımsız veya kısmen bağımlı, kutu ve/veya reçete başına alınan bir bedel ile ilişkili olmalı, eczacı halk sağlığına kattığı artı değerlerler için de hizmet bedeli almalıdır.

Kutu Başı Meslek Hakkı / Reçete Hizmet Bedeli: SGK tarafından ciroya göre değişecek şekilde reçete başına verilen eczane hizmet bedeli gerçek bir “meslek hakkı” değildir. İlaç Fiyat Kararnamesinde de yer alan bir “kutu başı” meslek hakkı eczacıya verilmeli ve eczacının kazancı ilaç fiyat değişimlerinden çok daha az etkilenir hale getirilmelidir. Reçete hizmet bedeli SGK reçeteleri için geliştirilerek devam edilmeli, özel geri ödeme kurumlarından da talep edilmelidir. Uyuşturucu ve psikotrop ilaçlar ile majistral ilaçların hazırlanmasının teşviki için bu tip reçeteler için ayrıca reçete hizmet bedeli tanımlanmalıdır.

Hizmet Bedeli: Eczacı halk sağlığına kattığı hizmetler için, verdiği sağlık danışmanlığı rolü, farmasötik bakım uygulamaları, farmakovijilans ve ilaç güvenlik geri bildirimleri için bir hizmet bedeli almalıdır. Bu, mesleğimizin saygınlığını arttıracak ve kamu nezdinde eczacının vazgeçilmez olduğu gerçeğini daha da pekiştirecektir.

Protokol İyileştirmeleri: TEB ile SGK ile arasında imzalanan İlaç Alım Protokolünde iskonto baremleri yeniden düzenlenmelidir. Örneğin 2013 yılından bu yana KDV hariç yıllık satış hasılat 700 bin TL’nin altında olan eczaneler SGK’ya %0 iskonto yapmaktadır. Bu barem son iki yıldır döviz kuruna bağlı ilaç fiyat artışları da göz önünde bulundurulacak şekilde en az 1 milyona çıkarılmalı ve üst baremlerde de iyileştirmeler yapılmalıdır. Eczacının gerek devlet geri ödeme kurumlarıyla yapılan sözleşmelerde; gerekse özellikle metropollerde yaşayan ve “beyaz yakalı” olarak tabir edilen kesime hizmet veren özel sigorta sözleşmelerinde acilen iyileştirmelere ve yeni düzenlemelere ihtiyacı vardır. Özel geri ödeme kurumlarıyla yapılacak sözleşmeler kurum ile eczacı arasında değil, tamamı TEB ve kurumlar arasında olacak şekilde imzalanmalıdır. Kaldı ki 6643 sayılı yasanın  39. Maddesi  Merkez Heyeti’ne “Eczanelerden sağlık hizmeti satın alacak bütün kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla anlaşmalar yapmak…” görevini de vermektedir.

1 Sağlık Bakanlığı 2017 Bütçe Sunumu TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 14 Kasım 2016


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •