Cagdas ECZACI tarafından yazılmış tüm yazılar

Çağdaş eczacılar 2019 projelerimiz

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 348
  •  
    348
    Shares

ÇAĞDAŞ ECZACILAR 2019
SEÇİM PROJELERİMİZ

1- Eczacı Meslek Hakkını alacağız
Bilindiği üzere yapılan son düzenleme ile eczaneler 1.Basamak Sağlık Hizmet Sunucusu oldular. Nihayet bu düzenlemeyle biz eczacıların yıllardır dile getirdiği ilaç fiyatından bağımsız Meslek Hakkı alabilmeleri için her yola başvuracağız. Sağlık hizmetinin ayrılmaz bir parçası olan eczacı, hastaların ilaçlarını düzenli kullanmasını kontrol eder, gereksiz ilaç tüketiminin önüne geçer ve verdiği hizmetle sağlık giderlerinde tasarruf sağlar. Böylece devlete ekonomik katkıda bulunur ve bu ve benzeri hizmetlerin karşılığı olarak meslek hakkı alır.
Söz konusu kavramın içinin doldurulması için bir eczacının eczanesinde ilaç hizmeti dışında hastaya da mutlu olacak kontrol amaçlı tansiyon, şeker ölçme, aşı ve enjeksiyon yapma v.b.hizmetleri verebilmesini gerekli eğitimleri almasından sonra sağlayacağız. Böylece eczane ekonomisine katkıda bulunmuş olacağız.

2- Eczacının ilaçtaki giderek azalan karlılığının artmasını sağlayacağız.
Meslektaşlarımızın ortak ilaç alımlarını teşvik ederek, mal fazlalarından azami oranda faydalanmalarının önünü açacak yöntemlerle %40’a varacak karlılıkla rahat nefes almalarını sağlayacağız.

3-Gerek kimyasal gerekse bitkisel hammadde ihtiva eden tüm ürünlerin yasamızda da yer aldığı gibi sadece eczanelerde satılmasını hayata geçireceğiz.
Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca verilen izinle piyasaya sürülen ve kontrolsüz ortamda gelişigüzel tüketilen bu tip ürünlerin sadece eczanelerde eczacı kontrolünde satılabilmesi için içinde ilaç etken maddesi içeren her türlü ürünün Sağlık Bakanlığının kontrolüne geçmesini sağlayacağız. Böylece internet üzerinden ve eczane dışı market ve benzeri yerlerde eczacının denetimi dışında yanlış tavsiyelerle tüketiciyi gereksiz biçimde kullanmanın ve sağlık sorunları oluşmasının önünü alacağız.
Bitkisel veya kimyasal etken madde ihtiva eden her ürün sadece eczanelerde satılacak.

4- Eczanelerde optik ürünlerin yeniden halka ulaşmasını sağlamak için Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ile ilişkiye geçerek, eczacıya verilecek eğitimin ardından optik ruhsatı alabilmesinin önünün açılmasını sağlayacağız.

5- Daha önceleri sadece eczanelerde satılan ve üretici ile ithalatçıların tüketimi hızlandırmak için adım adım eczanelerden çıkarılan anne bebe ürünlerini eczacının yeniden sahiplenmesini sağlayarak eczanelerin birer bebek merkezine dönüşmesini sağlayacağız.
Özellikle çocuk mamaları ve alt bezlerinin ilgili firmalarla yapılacak kampanyalar sonucu eczanelerde kalıcı olarak tekrar yer alması sağlanacak.( Bu ürünlerin üreticisi olan firmaların eczane dışında bekledikleri tüketim düzeyine erişmemiş oluşu nedeniyle, Eczacı Odamızla birlikte düzenlenecek kampanyalarla tekrar eczanelere dönecekler.

6- Gıda takviyelerin in’de bitkisel ürünler gibi sadece eczanelerde satılmasını sağlayarak, gereksiz kullanımları önleyip halk sağlığını güvencemiz altına alacağız.

7- Yardımlaşma Sandığının ekonomik altyapısı güçlendirilerek, bu güne kadar Türk Eczacıları Birliğini yönetenler tarafından sözler verilerek ikinci bir emeklilik maaşı verileceği dile getirilen ama bir türlü hayata geçirilemeyen bu önemli uygulamayı hayata geçireceğiz. Ayrıca 25 yıl Yardımlaşma Sandığında kalan her üyemizin emeklilik ikramiyesi karşılığı bir para almasını sağlayacağız.
Ayrıca TEB aracılığı ile yurt dışından temin edilen ilaçların gelirlerini Yardımlaşma Sandığına aktartacağız.
Bu ve pek çok projenin uygulanmaya konulabilmesi için de İstanbul Eczacı Odasının Türk Eczacıları Birliği Yönetiminin oluşmasında sorumluluk almasını sağlayacağız. Türk Eczacıları Birliğinde güçlü bir temsili yetimiz olacaktır.

8-Birçok Avrupa ülkesinde eczacılar eczanelerinin vitrinlerinin meslek örgütleri aracılığı ile kiralanması sonucu ciddi bir gelir elde ediyorlar.
Bizlerde meslektaşlarımızın vitrinlerini konumu(cadde, sokak) ve metrekaresi üzerinden toplu halde Reklamcılar Derneği ile anlaşılarak kiralayacağız. Vitrinlerimizde daha ziyade eczanelerimizde bulunan ürünlerin tanıtımı yapılacak ve böylece bu ürünlerinde satışı ivme kazanmış olacak. Sağlık Bakanlığı ile görüşülerek her yerde tanıtımı yapılan eczane ürünlerinin vitrinlerimizde tanıtılması hususunda gerekli izinleri alacağız. Ekonomik sıkıntı içinde bulunan eczanelerimiz vitrinlerinden gelecek gelir ile biraz olsun rahat nefes almış olacak.

9- Sayıları hızla artan Eczacılık Fakültelerinin kontenjanlarının azaltılması için Üniversitelere giriş sınavlarında ilk onbin arasında yer alan öğrencilerin Eczacılık Fakültesini tercih edebilmeleri uygulamasının YÖK tarafından hayata geçirilmesi için her türlü girişimde bulunacağız. Eczacılık Fakültelerinde okumak isteyen öğrencilere, girdikleri sınavlar sonucu ön sıralarda yer alması zorunluluğu getirilmesi yığılmaları önleyecektir.
Yeni Eczacılık Fakültelerinin açılmaması, hizmet verenlerin en az yarısının ise Ar-Ge, Yüksek Lisans, Doktora ve benzeri bilimsel çalışmaların yapıldığı merkezler haline dönüşmesi için çaba harcayacağız.

10- Eczacılık eğitiminde;
Laboratuvar çalışmaları ve farmasötik bakım pratik uygulamaları geliştirilmeli, İngilizce meslek dersleri ve ikinci yabancı dil dersi sunulmalı,Teorik ve pratik eğitim birbirinden ayrı yürütülmemeli,
Yurt içi ve yurt dışı eğitim programlarında kredi uyumsuzlukları giderilmeli,
Eczacılık Fakültesi öğrencilerine doğru, yeterli ve güncel bilgiyi sunacak bir veritabanı oluşturulmalı,
Yeni gelişen istihdam alanlarında yapılacak stajlar resmi staj olarak kabul edilmeli,
Eczacı hasta iletişiminin geliştirilmesi için müfredata sağlık psikolojisi dersleri eklenmeli,
Firmalarda eczacı istihdamı geliştirilmeli, öğrencilere endüstri çalışma alanları daha iyi tanıtılmalıdır.
Bu tespitler ışığında Eczacılık Fakülteleri ile mutabakat sağlayarak geleceğin eczacıları olan öğrencilerimizin daha nitelikli bir eğitim almalarını sağlayacağız.

11- Eczacılık Fakülteleri Konseyi tarafından reddedilen, gerek öğrencilerin gerekse eczacıların kabul etmediği ‘’Yardımcı Eczacılık’’ uygulamasını iptal ettireceğiz.
Yardımcı eczacılık mevcut hali ile sürdürülemez. KOSGEB, İş Kur, Sigorta teşviki ve benzeri devlet desteği alınmadan, söz konusu uygulamayı meslektaşlarımıza yönelik bir dayatma olarak görüyoruz. Bu uygulama sadece Türk Eczacıları Birliği Başkanı ve kendisini destekleyen Oda Başkanları tarafından arzu edilmektedir. Ne yazık ki üyelerinin reddettiği ve mağdur olduğu bir uygulamaya ısrarla karşı çıkanların gerekçelerini anlamak mümkün değildir. Öğrenciye yazıktır.

12- Eczacı Odamızın üyelerinden yıllık aidat ve Sözleşme bedelleri dışında verdiğimiz hizmetlerden hiçbir bedel almayarak eczane bütçelerine katkıda bulunacağız.

13- İEO TV yi hayata geçirmek için gerekli çalışmaları yapacağız.

14-Sosyal, kültürel, sportif faaliyetlerimizi yeniden canlandırarak, meslektaşlarımıza yönelik birçok dalda kaliteli hizmet sunulmasını sağlayacağız.
Basketbol, Voleybol, Tenis ve Masa Tenisi spor dallarında kadınlar ve erkekler arasında bölgeler arası turnuvalar düzenleyip sportif faaliyetleri her alana yayacağız.(Öğrencilerimizde bu turnuvalara katılabilecekler.
15- Her üç ayda bir mali verilerimizi Eczacı Odası sayfamızda tüm meslektaşlarımıza duyuracağız. Odamızı mali verilerimizi üyelerimizle paylaşarak, her türlü denetime açık hale getireceğiz.

16-İlaç Fiyat Kararnamesinde bu güne kadar güncellenmeden uygulanan kademelerin ve kar oranlarının günümüz koşullarına uygun olarak yeniden güncellenmesini sağlayacağız.

17- Göreve geldiğimizde sıralı dağıtım kotalarında bölge gerçekleri göz önüne alınarak yeniden adaletli düzenlemeler yapacağız. Ayrıca ilaçlara uygulanacak her fiyat artışında kotalar yeniden güncellenecektir.

18- Nöbette karşılanan yatan hasta reçeteleri kota dışı bırakılacaktır.

19- 2020 yılında yapılacak olan İlaç Alım Sözleşmesinde yer alacak ıskontoların eczanelerin toplam cirosu üzerinden değil hizmet verdiğimiz SGK ciroları tutarları üzerinden hesaplamaları sağlanacaktır.

20- Eczacıyla hastayı karşı karşıya getiren Muayene ücreti tahsilatı yükü eczacının üstünden kaldırılarak, Hastane ve Sağlık Merkezlerinden tahsil edilmesi sağlanacaktır.

21-Majistral ilaçlar fiyat listesi güncel hale getirtilerek eczacının mağduriyeti önlenecektir.

22-Piyasada bulunmayan ilaçlarlarla ilgili olarak her ay Kamuoyuna ve İl Sağlık Müdürlüğüne düzenli olarak bilgi vereceğiz. Bu sayede meslektaşlarımızın zan altında kalmasını önleyeceğiz ve eczacıyı mağdur eden ilacım nerede uygulamasının kaldırılmasını sağlayacağız.

23-Yönetime geldikten hemen sonra defalarca uyarmış olmamıza rağmen İstanbul Eczacı Odasını yönetenlerin yanlış tutumları nedeniyle meslektaşlarımızın paraları ile alının üç dairenin de içinde bulunduğu yıkılan binanın en kısa zamanda yeniden yapılarak, eczacıya kaliteli hizmet sunulması yeniden sağlanacaktır.

24- Galatasaray’daki yerimizi baştan aşağı yeniden düzenleyerek Eczacı Lokali haline getireceğiz.

25- Meslektaşlarımızın gözü arkada kalmadan rahat ve huzur içerisinde Tatil yapabilmesini sağlamak için Sağlık Bakanlığı ile görüşerek geçici Mesul Müdür atama işlemlerinde öngörülen prosedürlerin en aza indirilmesini sağlayacağız. Eczacı Odamızda bir eczacı havuzu oluşturarak Sayın Sağlık Bakanlığından gerekli yetkiyi alarak 4 ve 15 gün arasında tatil yapacak meslektaşlarımız Eczacı Odamıza ve İl Sağlık Müdürlüğüne bildirimde bulunacak ve Eczacı Odamız Eczacı Havuzundan bir meslektaşımızı belirlenen süre içinde mesul müdür olarak atayacağız.

26-Bölgelerde belirli günler tespit edilerek SGK reçetelerini faturalandıran ve kolilerini hazırlayan meslektaşlarımızın reçeteleri eczanesinden alınarak SGK bürolarına teslim ücret alınmayarak teslim edilecektir.Ayrıca meslektaşlarımız dilerse SGK Sözleşmeleri (ödemelerini banka havalesi ile yapıldıktan sonra) adreslerine gönderilecek ve doldurulduktan sonra adreslerinden alınarak Kuruma tarafımızca İletilecektir.Bu hizmetlerimizin yanı sıra eczanelerdeki atık ilaçları yılda iki kez eczanelerden toplayarak İLAYS sistemi ile yakılmasını sağlayacağız.

27- Meslek Örgütleri ile giderek zayıflayan ilişkilerimizi yeniden güçlü bir şekilde oluşturarak İstanbul Meslek Odaları Koordinasyonunda aktif yer alarak çalışmalarda görev alacağız.

28-Ecza Kooperatiflerimize sözde değil, özde destek vererek, Kooperatifimizin ortak sayısı arttırarak ve kooperatif bilincini geliştirerek mesleğimizin teminatı olan bu önemli kurumumuzu daha da güçlendireceğiz.

29-Eczacı Odamızda meslektaşlarımızın hukuki sorunlarına çözüm verecek bir Hukuk Bürosunu yeniden kurarak( nitelikli Oda Avukatlarımız işten çıkarıldığı için) geçmişi aratmayacak kaliteli bir hizmet vereceğiz. Gerekli olduğunda mesleğimiz dışındaki farklı alanlarda hukuksal sorunlar yaşayabilecek meslektaşlarımıza da bir müşavirlik bürosu ile anlaşma yapılarak ek hizmet de vereceğiz.
30-Mesleki sorunlarımızın çözümü ve Eczacılığın gelecekte nasıl şekilleneceği konularında Kurultaylar, Çalış taylar, Ulusal ve Uluslar arası Kongreler ve Arama Toplantıları düzenleyeceğiz.
Ayrıca Eczacının danışmanlık rolünü ön plana çıkarmak için eğitimler düzenleyerek, Eczacılık Fakültelerimizin Öğretim Görevlilerinin katkıları ile çok farklı ve güncel konularda meslektaşlarımızın kendilerini geliştirmelerini sağlayacağız. Bu sayede Fakültelerimiz le olan ilişkilerimizi daha da arttıracağız.

31- İstanbul Eczacı Odası üyelerimize önderlik ederek, gönüllü ortaklık anlayışı ile Sigorta Kooperatifi kuruluşunun ilk adımlarını atacağız. Kooperatifimiz Türkiye Kooperatifçilik alanında bir ilk olacak ve ortak olacak olan her meslektaşımız sigorta ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra ekonomik olarak ek bir getirinin de sahibi olacaktır. Meslektaşlarımız bu güne kadar bilinen sigorta şirketlerinden acentelik almış kurumlarımızla çalışırken, bundan sonra kendi kurdukları sigorta kooperatifinden hem en uygun şartlarda hizmet alıp, hem de yılsonlarında önemli bir kar payının da sahibi olacaklardır.

32-Bizlerin emeğiyle kurulmuş olan İstanbul Eczacı Odası Gençlik Komisyonu ile işbirliği içinde, öğrencilerimizin sorunlarına ve beklentilerine kalıcı çözümler sağlayacağız. İEO Gençlik Komisyonu çalışmalarına katılan öğrencilerimiz eczacılık mesleği ile ilgili bilinmeyen pek çok ayrıntıyı da bilgi hanesine katarak tecrübesini de arttırmış olacak.

33-Meslektaşlarımızın bir gün ihtiyaç duyabileceği ECZACI HUZUR EVİ projemizi hayata geçirebilmek için Milli Emlak Dairesi ve Belediyelerle görüşmeler yaparak Anadolu ve Avrupa yakalarında iki ayrı bölgede Huzur Evi kurma çalışmalarını başlatacağız.

34-Medula Sisteminin yoruma dayalı açıklarını sorumlusu eczacı değildir. Medula Sisteminin yoruma gerek kalmadan hizmet verebilmesi için uğraş vererek meslektaşlarımızın uğradığı haksız ekonomik kayıpların önüne geçeceğiz.

35-Bölgesinde eşit ve adaletli bir hizmet vermiş her bölge temsilcimizle çalışacağız. Kendileri ile üç aylık dönemler halinde toplantılar düzenleyerek bölgesel sorunları ve talepleri kendilerinden alacağız.

36- Bitkisel ham maddeler içeren ürünler yanlış ve gereksiz kullanıldığında kimyasal ilaçlar kadar tehlikeli olabilirler. Bu tespitten yola çıkarak eczane dışı pek çok yerde ve İnternet üzerinden satılan bu tip ürünlerin Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılarak her ilaç gibi sadece eczanelerde eczacının denetiminde halka ulaştırılmasını kamuoyunun gücünü de arkamıza alarak sağlayacağız. Böylece cirolarımız da önemli bir artış sağlayacağız.
Bitkisel ürünlerin yanı sıra eczanelerde yer almış olup halka eczacı aracılığıyla ulaşan, kozmetik ürünler, ağız bakım ürünleri(içlerinde ilaç etken maddesi bulunmaktadır),bebek mama ve alt bezleri gibi ürünleri ilgili firmalarla görüşüp, kampanyalar düzenlenerek tekrar eczanelere dönmelerini sağlayacağız. Bu tip ürünleri pazarlayan markaların son dönemde satıldıkları yerle gerekli ciroyu yapacak satış hasılatına ulaşamaması ve miatlarının dolup iade edilmeleri eczaneleri tekrar cazip hale getirmiştir. Bizler bu tespitten yola çıkarak eczacının bu alanda da tekrar yer almasını sağlamak için her türlü çalışmayı yapacağız.
Bitkisel Ürünlere Tarım Bakanlığı tarafından izin verilmesini kabul etmiyoruz.

37-İlaç Firmaları ve Dağıtım Kanalları ile görüşülerek, ilaç satış koşullarında bugün yürürlükte olan çıkışa mal fazlası uygulamasını, alışa mal fazlası uygulamasına dönüştürerek meslektaşlarımızın satın aldıkları ürün oranında mal fazlasından yararlanmaları için eczacının alım gücünü de arkamıza alarak gereken mücadeleyi vereceğiz.
İlaç Firmalarının duyarsız kalmaları karşısında, meslektaşlarımızın ortak alımlar yaparak yüksek oranda mal fazlası sağlayacak ve böylece karlılığını katılım sayısı oranına göre fazlasıyla arttıracak bir sistemi hayata geçirerek ekonomik sorunların giderek arttığı bir dönemde nefes almalarını sağlayacağız.

38-İlaç Fiyat Kararnamesindeki kar oranlarımızın enflasyon artışı göz önünde bulundurularak günün koşullarına göre yeniden uyarlanması için hazırladığımız raporu ilgili Bakanlığa ulaştırarak takipçisi olacağız.2005 yılından beri revize edilmeyen ilaç fiyat kademelerinin fiyat artışları göz önüne alınarak güncellenmesi için mücadele edeceğiz.

39-Kan ürünleri ve diyaliz reçetelerinde alınan Eczacı Odası katkı payını %1 den %0.75 e düşüreceğiz. Kan ürünleri ve manüel reçeteler eczanelere teslim edilecek, e-bandrol uygulamasına geçilecektir.

40-Sıralı dağıtım Reçete kotalarını yaptığımız araştırmalar sonucu ortaya çıkan bölge gerçeklerini göz önüne alarak yeniden revize edeceğiz. Çözümü genel bir uzlaşı sağlamak amacı ile her bölgeden seçilen meslektaşlarımızla beraber ortak akıl ve sağduyu ile yaratılacaktır.

41-Meslektaşlarımızın banka, sabit telefon, GSM, internet gibi zorunlu giderlerinden tasarruf etmelerini sağlamak için ilgili firmalarla görüşüp Eczacılarımıza yönelik çok uygun fiyatlarla hizmet sunulmasını sağlayacağız.
.


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 348
  •  
    348
    Shares

Sn. AHMET HAKAN ÇOŞKUN

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 49
  •  
    49
    Shares

SN. AHMET HAKAN ÇOŞKUN
Geçtiğimiz günlerde çalıştığınız gazetedeki köşenizde paylaştığınız meslektaşlarımıza yönelik “raftan ilaç alıp vermelerine rağmen eczacılar neden meşgul gibi görünüyorlar yanlış tespitinize yönelik Çağdaş Eczacılar Grubu adına asistanınızla bir görüşme yaparak, bilgi ve algı eksikliğinizi gidermek adına, şahsınızın bizlerle beraber sizin tespit edeceğiniz bir eczane ye giderek meslektaşlarımızın ne kadar yoğun bir mesai verdiklerini bire bir gösterip bizlere hak vereceğinizi ifade etmiştik.

Bu yapıcı teklifimize sizden bir yanıt alamadık.

Hemen sonrasında İstanbul Eczacı Odamızın tarafınıza gönderdiği tekzip yazısına istinaden biraz ironik bir edayla özür yazınızı paylaştınız. Tam bu konuda bilgi eksikliğinizi giderdik diye düşünürken, bugün yine köşenizde gripin markalı analjezik bir ürünümüzü referans göstererek bazı ilaçların eczane dışında da satılması gerektiği algısını yaratmak istiyorsunuz!!!

Sn. Hakan, amacınız nedir? Kime hizmet ediyorsunuz? Birileri tarafından sahsınıza görev mi verildi bilmiyoruz?.. Ama yaratmak istediğiniz algı toplum sağlığını derinden etkileyecek bir yaklaşım.

Toplumun sağlık okur yazarlığının hangi düzeyde olduğunu tahmin edeceğiniz düşüncesi ile alanımız içindeki bazı ilaç firmalarının daha çok satmak ve daha çok kar etmek amacı ile bazı ürünlerini eczane dışına çıkararak, ilacın toplumsal ve sağlık yönünü görmezden gelerek, ticari bir anlayışla hareket ettiklerini iyi bilmekteyiz.

Örnek verdiğiniz ülkelerdeki bilinçsiz ilaç kullanımı nedeniyle yaşanan ölümlerin oranını biliyormusunuz? Ayrıca, Sağlık Bakanlığı ilaç tanıtım yönetmeliğine aykırı olarak ilacı köşenizde yer vererek, topluma yönelik yasa dışı ve örtülü reklam yaptığınızın farkındamısınız?

Eczacılık eğitimini almamış bir kişi olarak yine köşenizde yer verdiğiniz hafif ilaçlar kavramını da reddediyoruz. İlaç hafif, orta, kuvvetli diye ayrılmaz. İlaç, hekim teşhisi ve eczacının danışmanlığında, doğru dozda kullanılması gereken bir sağlık ürünüdür. Doğru zamanda doğru dozda kullanılmazsa hepsi bir zehirdir.

Sn.Hakan, hangi nedenle köşenizde toplum sağlığını tehlikeye düşürecek bu konuyu kaleme aldığınızı bilmemekle beraber hiç unutmayın ki, biz eczacılar mezun olurken ettiğimiz eczacılık yeminine sadık kalarak, ticari yaklaşımlara karşı toplum sağlığını ve esenliğini önceliğimiz olarak görüp, egemenlere karş dimdik durmaya devam edeceğiz.

Saygılarımla…

05.08.2019
Ecz. Mustafa Turunç
Çağdaş Eczacılar


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 49
  •  
    49
    Shares

Eczacı kamuoyunun dikkatine. İeo başkanına cevaben

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Değerli Meslektaşlarım;
Instagram dışında sosyal medya hesabım olmadığı için şahsımı takip etme
şansınız yok. O nedenle arkadaşlarımın hesaplarından sizlere seslenme imkanma sahibim.
Mevcut oda başkanı, geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından Çağdaş Eczacı Hareketi ve grubumuza dair görüşlerini paylaşmış, Bir demokrat olarak her görüş sahibine aittir. Görüşlerini değiştirme gayreti içinde olmayacağım, kendiside ilkesel farklılığımızın olduğunu ifade ediyor. Evet bende bir kez daha altını çizmiş olayım, kendisi ile Çağdaş Eczacı Hareketi arasında oldukça önemli ilkesel farklılığımız var!.. Doğru söze ne denir…
Başkan, Çağdaş Eczacılar Hareketi içinde meslek siyasetine başladığına değiniyor ve o dönemlerde nasıl gündem yarattığımızdan ve ne eylemler içinde yoğrulduğumuzdan bahsediyor… Bu güne bakıldığında o dönemlerde hareketin ruhunu kavrayamadığından 4 yıldır eczacı odamızın sesi sedası çıkmıyor.
Aslında biraz empati yaptığımda kendisini anlayabiliyorum. Zor günler yaşıyor. Sen yanlış işbirlikleri içine gireceksin, ortada ne oda merkezi kalacak nede onca katların varken hizmeti zorlukla verdiğin kiracılığa çıkacaksın!.. Kendisini biraz anlayışla karşılamak gerekir!!!
Biliyorum, meslektaşlarımızın olayları kavraması için yaptığımız iki açıklamaya da, sorduğumuz sorulara da cevap verememektedir. Çünkü iddialarımızın içinde ne bir iftira, ne bir dedikodu ne de çamur atma vardır. Kendisi de farkındadır.
2018 yılı seçimsiz genel kurulunda alınmış satış yetkisi ile ilgili eleştirilerimize cevap olarak genel kurul yetkilerini tartışmaya açıyorlar diye savunmaya geçiyor. Bizim eleştirimiz, eczacı odamız tarihinde ilk kez bir üye kazanımı satılıyor (bu konuda da tarihe geçtiler) bu karar gündem maddesi olarak gündem de olmalıydı, baskın bir yetki alımı olmamalıydı eleştirisidir. Yasal olabilir ancak ne etik ne de meşrudur.
Başkanın yazısındaki ikinci doğrusu, “İstanbul’lu eczacılar hak eden, doğru insanları seçeceklerdir.” İfadesidir.
Evet bende bir kez daha tekrarlayayım;” İstanbul ve Yalova ili üye meslektaşlarımız hak eden ve doğru yöneticileri seçeceklerdir.” Hiç şüphem yok.

Ecz. Mustafa TURUNÇ


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

ECZACI KAMUOYUNUN DİKKATİNE!

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Değerli Meslektaşlarımız;
Hatırlarsınız;
Nisan 2019 tarihinde Çağdaş Eczacılar Grubu ve Çağdaş Eczacıların Birliği Grubu olarak daha güçlü, daha üretken, daha kararlı, sorunları kendi içinde çözebilen, meslektaşlarımızın haklarını koruyan ve meslek kazanımlarımızı artırmak için mücadele eden bir İstanbul Eczacı Odası yaratmak adına birleştiğimizi beyan ederken, İstanbul Eczacı Odası yönetiminde bulunan mevcut grubun sizlerin varlıkları olan taşınmazları bir mirasyedi gibi satmaya çalışacaklarını ifade etmiştik.


Maalesef söylediklerimiz doğru çıktı ! Fotoğrafta da görüleceği üzere Halaskargazi’ deki katımızı bir emlak bürosu ile anlaşarak satılığa çıkardılar.
Şimdi biliyoruz bu yazımızı okuduklarında, satış yetkisini 2018 seçimsiz genel kurulundan aldık diye savunmaya geçecekler… Genel kurula katılan meslektaşlarım iyi bileceklerdir. Katılımcı sayısı 50’yi geçmeyen bir genel kuruldan oy çokluğu ile alınan bir karardır alınan yetki kararı.
Bizlerin anlayışına göre eczacı varlıklarının satış kararı alınacaksa, bu talep gündem maddesi olarak genel kurul gündeminde yer alması ve satışı düşünülen gayrimenkulün fiyat ekspertiz raporunun genel kurula katılan meslektaşlarımıza sunulması ve bu kapsamda detaylı görüşülmesi gerekirdi. Gündem de taşınmazın satışı yetkisini gören Meslektaşlarımız belki de genel kurula daha fazla sayıda katılım sağlayacak ve belki de böyle bir yetki yönetime verilmeyecekti. Bilinmez ki…
Peki ne oldu? Oda Yönetimi böylesi önemli bir yetkiyi sessiz sedasız alabilmek için genel kurul gündemine almayıp, elli sayısını geçmeyen bir katılımcıyla genel kurulda divana verilen bir önerge ile söz konusu yetkiyi almayı amaçlamış ve bu arzusunu gerçekleştirmiştir. Bu aceleciliğin nedenini anlayabilmiş değiliz! Şurada, seçimli genel kurula 2,5 ay kala nedir bu oldu bitti? Doğru olan Eylül ayında yapılacak genel kurula gündem maddesi olarak konulup, yetki talebi etraflıca değerlendirildikten sonra oylanmasıdır.
Sıklıkla şeffaflıktan, paylaşımcılıktan ve katılımcılıktan bahsedenler hangi saik le yangından mal kaçırır gibi bu yetkiyi almak istemektedirler? Bu yaklaşımları eczacı kamuoyunda sorgulanmalıdır. İstanbul Eczacı Odası Yönetimi, her ne kadar yasal yetkiyi genel kuruldan aldık deseler de, bu tavırları ile meslektaşlarımızın vicdanlarında asla aklanmayacaklardır.
Değerli Meslektaşlarımız; yönetimin bu aceleciliği yoksa Mecidiyeköy deki katlarımızın yok oluşundaki paylarını ört-pas etme çabası mıdır? Son dört yıldır başardık, kazandırdık söylemlerinin eczacıda karşılığının olmamasından mıdır? Ankara ya gönderdik haber bekliyoruz diyerek TEB in özel kalem müdürlüğünü yapmalarından mıdır? Aslında yapılan, seçim döneminde meslektaşlarımıza yönelik göz boyama ve bir algı operasyonudur…
Bu arada, meslektaşlarımızın olan biten den haberdar olması ve bilgi edinmelerini sağlamak amacıyla dikkatlerine sunduğumuz ’’ Eczacı Odası Merkez Binasının Yok Oluşunun Hazin Öyküsü’’ başlıklı bildirimize Eczacı Odası Yönetiminden yanıt geldi…
Yanıtları okuyunca meslektaşlarımıza ne kadar gerçek ve doğru bilgiler verdiğimizi bir kez daha anladık.
Oda Yönetim Kurulu, haksız ve mesnetsiz iddialarla ilgili açıklama yapma gereği görüyoruz diye başlayan açıklamalarında, Çağdaş Eczacı Grubu olarak kendilerine yönelttiğimiz hiçbir sorumuza cevap veremediklerini görmekteyiz. Amacımız polemik yapmak değil! Gerçeği ortaya çıkarmak… Kendilerine bir kez daha soruyoruz?
1- İş Merkezini Kentsel Dönüşüm Yasasına uygun yıkamayacağını anlayarak, metruk ev beyan formuyla yıkan şahsa neden ve nasıl güvendiniz? Bina yıkımı gerçekleşmeden aylar önce 30.03.2017 tarihinde kendisi ile neden özel protokol yaptınız? (Yapılan protokol elimizde.)
2- İlgili şahıs sizlerden güvence ve cesaret almamış olsaydı, %38 hisse ile on katlı binayı yıkamayacağını bilerek, yıkım işleriyle bu denli uğraşmayacaktı! Binamızın yok oluşunda ciddi vebaliniz var.
3- Binadan en son biz çıktık diyorsunuz. En son sizin çıkmanız bir şey ifade etmiyor ki! Keşke bu ısrarınız yıkım kararını aldırmamak yönünde olsaydı.
4- İnşaat yapma gücünü kanıtlayan bir inşaat şirketinden bahsediyorsunuz. İnşaat şirketinin kime ait olduğunu niye söylemiyorsunuz? İnşaat şirketinin Sedir İnşaat ve Sahibinin binayı yıktıran kişi olduğunu niye gizliyorsunuz?
5- Yıkım öncesinde protokol yapmanıza rağmen kendisinden iki yıl boyunca 1 kuruş dahi kira bedeli alamadığınızı neden açıklamıyorsunuz? Nerde şeffaflık? …
6- Pek çok kat maliki sizin güven duyduğunuz şahısla protokol yapmazken ve ciddi endişelerini sizlerle paylaşırken neden bu ikazlara kulaklarınızı tıkadınız?
Değerli Meslektaşlarımız, ilk yazımızda da söylemiştik. Soruları çoğaltmak mümkün ancak bu sorulara cevap verebileceklerini düşünmüyor, açıklamalarımızı yine sizleri aydınlatmak için kaleme aldığımızı ifade etmek isteriz. Yazımızın başlarında bir algı yönetiminden bahsetmiştik. Algımız her zaman gerçeği yansıtmaz. Hatta kimi zaman gerçeklerin üstünü örtebilir de… Doğru ve gerçek bilgiye sahip değilseniz oluşturulan algının esiri olursunuz. İşte Çağdaş Eczacılar Grubu olarak bizim amacımız meslektaşlarımızın doğru ve gerçek bilgiye ulaşmalarını sağlamak… Doğru bilgi ve bilince erişen her meslektaşımız, kendi algısını kendi yaratacak güçte olduğunu biliyor ve hiçbir algının kendilerini yönetemeyeceğini birilerinin anlamasını istiyoruz.
Sevgiyle kalın…
ÇAĞDAŞ ECZACILAR GRUBU


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

BASIN AÇIKLAMASI ECZACI KAMUOYUNUN DİKKATİNE !.. MECİDİYEKÖY’DEKİ MERKEZ BİNAMIZIN YOK OLUŞUNUN HAZİN ÖYKÜSÜ

Beğendinse paylaşabilirsin
  • 1K
  •  
  •  
  •  
  • 1K
  •  
    2K
    Shares

BASIN AÇIKLAMASI
ECZACI KAMUOYUNUN DİKKATİNE !..

MECİDİYEKÖY’DEKİ MERKEZ BİNAMIZIN YOK OLUŞUNUN HAZİN ÖYKÜSÜ

‘’Bir varmış, bir yokmuş Mecidiyeköy de Gökfiliz İş Merkezinde Eczacı Odamızın merkezi varmış’’ diye başlasak bazı meslektaşlarımız anlatılanları masal gibi algılayabilir. Keşke masal olsaydı… Aslında anlatacaklarımız doğru bilgi ve belgeye dayalı, gerçek ve ibretlik bir öykü.

1-) Oda Merkezimizin bulunduğu iş merkezine çürük raporu nasıl alındı???

İstanbul Eczacı Odamızın merkezinin içinde bulunduğu iş merkezinde oğlu, kızı, eşi ve baldızının hisseleri bulunan (şahsi hissesi yok), Özal döneminde bakanlık görevlerinde bulunan İ. Ö. adlı şahıs, 2016 yılında mevcut binanın güvenli olmadığı savıyla binanın yıkılıp yeniden yapılması tezini dile getirmeye başlar. Birinci derecede yakınlarının ve baldızının hisselerinin kontrolünü elinde bulunduran bu şahıs %38 oranında hisse payının kendilerinde olduğunu ve bu binayı bizzat kendisinin yapacağını diğer kat maliklerine ifade eder.
Ancak, inşaatı yapabilmesi için yeterli çoğunluğu yoktur ve kat maliklerinin bir kısmını da yanına çekmesi gerekmektedir. Malum şahsın söz konusu radikal talebi malikler arasında ciddi tartışmalara yol açar.
Sağduyulu bir kısım malikler, mevcut binanın yıkımı gerektirecek bir yapı olup olmadığı konusunda şüphe duyduklarını, yıkılıp yeniden yapılacak olsa bile yapmayı talep eden bu şahsa güven duymadıklarını, ayrıca söz konusu inşaatı yapabilecek ekonomik gücünün olmadığı kanaati ile yapılan talebe olumsuz bakarlar.

Bahse konu olan şahıs boş durmamaktadır… Oğlu K. S . Ö vasıtası ile binanın risk analizinin yapılması başvurusu ile Şişli Belediye Başkanlığına dilekçe verir. İlgili ekipler binaya gelerek binanın bodrum katlarından karotlar alarak incelemede bulunurlar ve çürük raporu alınır!!!

Böyle bir raporun nasıl alındığı konusunda kuşku duyan diğer kat malikleri, 5. Bölge İdare Mahkemesine başvurarak yürütmeyi durdurma kararı alır ve aralarında İTÜ eski rektörünün de bulunduğu kültür ve ışık üniversitelerinden hocalarında yer aldığı bir bilirkişi heyeti binada incelemede bulunur. Yaklaşık 250 sayfayı bulan bu rapor da özetle; her ne kadar 1999 yılından sonra çıkarılan yönetmelikten önce yapılan bir bina olmasına rağmen, çok katlı yapı güvenliğini haiz bir bina olduğu, binanın tam ortasından geçen asansör boşluğunu saran ve binanın en üst katına kadar çıkan perde betonun binayı dirençli bir hale getirdiğini ancak olası bir İstanbul depremi göz önüne alındığında binanın dört bir tarafında bulunan kolonlara sadece 5. veya 6. kata kadar güçlendirme yapılırsa güvenli bir bina olacağını ifade ederler ve yıkılıp yapılma maliyeti göz önüne alındığında güçlendirmenin daha mantıklı olacağını raporlarlar.

2-)Yıkım nasıl gerçekleşti ???

Karşılıklı mücadele, yürütmeyi durdurma ve kaldırma şeklinde bir süre devam eder. Bu arada İ. Ö. kendine Sedir İnşaat adıyla 500 bin tl sermayeli bir inşaat şirketi kurar. Gelişmelerden rahatsız olan kat malikleri bir oldubitti ye tanık olmamak için Şişli Belediyesi başkanlığında ilgililerle birkaç kez görüşmelerde bulunurlar. Söz konusu görüşmelerde yetkililer; yıkım kararı yasal olarak alınsa dahi yıkımı beklenen çok sayıda binanın olduğu, o nedenle de binanın kısa sürede yıkılmasının söz konusu olamayacağı, hatta yılları bulacağını belirtirler ve yıkım sürecinde de yıkım işleri ile ilgili firmalara ihale açmak zorunda oldukları dolayısı ile, kat maliklerinin haberi ve onayı olmak zorunda olduğunu ifade ederler.

Belediye kanununda yanmış, yıkılmış, metruk meskenlerin çevreden geçen vatandaşlara zarar vermemesi için ivedi yıkılır maddesi varmış ve bununla ilgili bir beyan formu bulunmaktaymış. Malum şahıs bu beyan formunu doldurup, belediyedeki yetkililere imzalatarak ertesi günü dozerleri ile yıkım işlemini başlatmak için harekete geçer. (meğerse oda merkezimizin bulunduğu iş merkezi; yanmış, yıkılmış ve metruk bir halde imiş bizim haberimiz yokmuş, Meslektaşlarımızın takdirlerine sunuyoruz.) Bundan haberdar olan kat malikleri yıkımı durdurmak için etten duvar örer(ne hikmetse yıkımı durdurma çabası içinde bulunan kat malikleri arasında bir tek eczacı odası yöneticisi bulunmamaktadır). Çevik kuvvet ve belediye zabıtaları ve müdürü ve televizyonlar olay mahalline gelir. Kat malikleri yıkımın hukuksuz ve kanunsuz olduğunu belgeleri ile zabıta müdürüne sunarlar ve yıkım durur. Ancak daha sonraki günlerde ne oldu ise olur, itirazlara rağmen yıkım gerçekleşir. Kısaca 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm yasasına göre yıkımın gerçekleşmesi çok uzun zaman alacağını görenler, metruk evlerin yıkımını ön gören bir beyan formuna istinaden koca iş merkezini yıktırmışlardır. İşte binamızın yıkılma öyküsü de böyle…

3-) İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu, bu malum şahısla neden beraber hareket eder ???

Yukarıda ifade ettiğimiz şekilde binayı yeniden yapabilmek için her şeyi göze alan, diğer kat maliklerince güven duyulmayan ve yapacak ekonomik gücü de yok denilerek itibar edilmeyen bir şahısla, İstanbul Eczacı Odamızın Yönetim Kurulu, nasıl güvenip beraber hareket ederler? Diğer kat maliklerinin ve önceki dönem Oda başkanlığı görevinde bulunan Ecz. Semih Güngör’ ün uyarılarına rağmen ilgili şahıs ve kurduğu şirketle 30.03.2017 tarihinde özel protokol, 24.01.2018 tarihinde Beyoğlu 13. Noterliğinde, taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalarlar. Yönetim Kurulunun bu yaklaşımı bizce de hayret ve merak konusudur!!! Sakın son dönemlerde dilimize dolanan ‘’kandırıldık’’ demesinler… Meslektaşlarımız, bu cevaba itibar etmeyeceklerdir.

4-) İ. Ö. ve Sedir İnşaat’ tan Oda Yönetim Kurulu nasıl bir güvence almışlardır ???
Oda Başkanının söylediklerine göre, İ. Ö. den( sedir inşaat ) 7 milyonluk bir senet alındığı ifade edilmektedir. Ancak güvence olarak banka teminat mektubu alınmadıktan sonra , ödeme gücü soru işaretli ve bina da şahsına ait hissesi de olmayan söz konusu şahıstan alınan senedin değersiz bir kağıt parçasından öte bir anlam ifade etmediğini eczacı odası Yönetim Kurulu bilmiyorlar mıydı ??? Yine meslektaşlarımızın dikkatine ve değerlendirmelerine sunuyoruz.

5-) Oda Yönetim Kurulu, İ. Ö. ve Sedir İnşaat’la yapılan protokol gereği kira bedeli almışlar mı ???

Hemen söyleyelim İ. Ö. ve şirketi, kira bedeli olarak 16000 tl ödemeyi üslense de yine Oda Yönetim kurulu ile yaptıkları özel protokol de yeni binada kendisine ait öngördüğü 88 m karelik bir bölümü metrekaresi 5000 amerikan dolarından (dolar kurunu o günkü kurdan sabitlemişler) eczacı odasına satmayı taahhüt etmekte. Ayrıca, kendi adına akıllıca bir iş yaparak ödemeyi üslendiği kira bedelini, bina yapılıp bittiğinde vereceği bölümün bedelinden düşülecek diye de protokole bir madde yazdırıyor. Bizimkilerde böyle bir protokole imza atıyorlar!!! Yani, değerli meslektaşlarımız sözü geçen şahsın binayı yapma şansı olmadığı ve kalmadığına göre Yönetim Kurulu, ilgili şahıstan kira bedeli olarak 2 yıl boyunca bir kuruş bedel almamışlardır… Bu nasıl eczacı haklarını korumak ve savunmaktır!!!

6-) Yol yürüdükleri şahsa güvenip, yıkılıp ne zaman yenisinin yapılacağı belli olmayan bir binadan, ortada olamayan bir katı Eczacı Odasını borca sokarak, bankadan kredi alarak satın almak mantıklı mı???

Meslektaşlarına şirin gözükmek ve iş yapıyor algısı yaratmaya yönelik popülist bir yaklaşım olarak değerlendiriyor ( yoksa binayı yıkıp yapabilmenin koşulu olarak, 2/3 çoğunluğu sağlayabilmek için birileri tarafından eczacı odamıza alınması empozemi edildi bilmiyoruz. ) ve en hafifi ile yanlış ve hatalı tercihleri nedeniyle meslektaşlarımızın yarattığı ekonomik değerleri doğru kullanmadıklarını düşünmekteyiz. 28 yıldır aralıksız İstanbul Eczacı Odasını meslektaşları adına yöneten Çağdaş Eczacılar Grubu olarak bizler, meslektaşlarımızın aidatlarını bizlere emanet edilmiş en yüce değer olarak gördük ve özenle harcadık… Yine de takdiri değerli meslektaşlarımıza bırakıyoruz.

SONUÇ:
Kentsel Dönüşüm yasasına uygun olup olmadığı bile şüpheli olan bir binayı ivedi yıktıramayacağını anlayan ve binamızla asla ilgili olamayan bir beyan formuna sığınarak yıktıran bu şahsa bu kadar güven nasıl ve neden duyulmuştur?

İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu Üyeleri; diğer malikler tarafından güvenilmeyen bir şahısla neden beraber hareket edersiniz? Hukuksuz yıkıma neden sessiz kalırsınız? Kira bedeli alamayacak bir protokolü neden imzalarsınız? Malum şahıs yüzünden başka bir binaya geçmek zorunda kalıp, her ay 30 bin tl kira bedeli ödemek zorunda kalırsınız ve binanın tefrişi için 500 bin tl harcarsınız?

Meslektaşlarımızın eczacı odamıza aktardıkları kaynakların nasıl heba olduğunun kısa bir özetini yapacak olursak;

720000.- tl 2018 yılı sonu itibariyle yeni hizmet binasının toplam kira bedeli
500000.- tl yeni binanın tefrişi
384000.- tl 24 aylık sedir inşaattan alınması gerekip alınamaya kira bedeli
2250000.- tl olmayan bir binadan olmayan bir katın satın alınma bedeli
180000.- tl olmayan bir katı satın alabilmek için bankadan alınan kredinin faizi

Değerli Meslektaşlarımız, söz konusu rakamları alt alta topladığınızda eczacı odamızın kaybı 4034000.- tl… Evet yanlış duymadınız Dört Milyon Türk Lirası. (ki, bu gereksiz harcamalar yeni binamızın yaşama geçilmesine kadar devam edecek. Söz konusu kayıplarımızın rakamı sadece 2 yıllık kaybımız ). Bu arada, Oda Yönetim Kurulu yaptıkları hataları örtmek adına Adama dava açtık demekte (atı alan Üsküdar ı geçti) ve eczacının varlıkları olan Halaskargazi ve Beyoğlunda ki katları yok pahasına satmaya niyet etmektedirler… Yönetim Kurulu maalesef, basiretli bir yöneticilik yapamadılar ve bedelini meslektaşlarımız ödeyecekler.
Bugünlerde ilginç bir yaklaşım daha yaşıyoruz. Meslektaşlarımız protokol yapmak için eczacı odası merkez ve irtibat bürolarına geldiklerinde kendilerine ‘’birlikte başardık’’ ifadesi ile başlayan ve yönetimin iki yılda yaptıklarını anlatan bir broşür veriliyor. Hatırlarsınız halaskargazi deki katımız Sn.Ecz. Sabri Kalyoncu başkanlığı döneminde(1985) bedeli ödenmesine rağmen tapusu bir türlü alınamayan katı, tapusunu aldık diyerek başarı diye meslektaşlarına sunan bir yönetim, kendi dönemlerinde bankadan kredi alarak aldıkları yıktırılmış bir binadan yerinde olmayan bir katı aldıklarını söyleyememektedir!!! Sizce de ilginç ve merak konusu değil mi?..

Değerli Meslektaşlarımız, soruları çoğaltmak mümkün ve inanın bu konuda anlatılacak daha birçok husus var. Ancak sabrınızı tüketmek istemiyoruz. Şeffaflıktan bahsedenlerin sizlere bu konuda hiçbir bilgi vermediklerini de biliyor ve bilgilenme hakkını savunan bir grup olarak sizlerin gelişmelerden haberdar olmanızı istedik.

Değerlendirmeniz dileği ile…

Saygılarımızla.

                                                                                   ÇAĞDAŞ ECZACILAR GURUBU

Beğendinse paylaşabilirsin
  • 1K
  •  
  •  
  •  
  • 1K
  •  
    2K
    Shares

MESLEKİ SORUNLARDAN HIZLI ARTAN KONTENJANLAR – ÇED

Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

HTTP://WWW.CED.ORG.TR/?P=6122

MESLEKİ SORUNLARDAN HIZLI ARTAN KONTENJANLAR – ÇED

Her yıl odaların ve TEB’ in dile getirmesine rağmen bu yılda beklenen olmadı ve eczacılık fakültesi kontenjanları azalmadı aksine %5’e yakın artışla 3524’e yükseldi.
YIL / ECZACILIK FAKÜLTESİ KONTENJANI
2013 / 1886
2014 / 1934
2015 / 2082
2016 / 2327
2017 / 2608
2018 / 3366
2019 / 3524
TABLO 1 : 2013-2019 Eczacılık Fakültesi Kontenjanları
Ne yazık ki mesleğimiz bu mezun enflasyonunu kaldırabilecek güçte değildir.Kısıtlı sayıdaki alan ve çalışma koşullarıyla yapılan tahminlerde 5 yıl içinde 3-8 bin arasında eczacı istihdam problemi yaşayacak.
Ya çalışma alan ve koşullarını arttırıp,iyileştirmeliyiz ya da derhal kontenjan artışını durdurup yıllar içinde kademeli olarak azaltmalıyız.
TEB ve Eczacı Odaları öncülüğünde bu konuda stratejik bir plan oluşturup geniş bir projeksiyon çizip somut çalışmalar yapmalıyız.

ÇAĞDAŞ ECZACILAR DERNEĞİ


Beğendinse paylaşabilirsin
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

ECZACI KAMUOYUNUN DİKKATİNE – ECZANE TABELALARI HAKKINDA

Beğendinse paylaşabilirsin
  • 1.3K
  •  
  •  
  •  
  • 1.4K
  •  
    2.7K
    Shares

ECZACI KAMUOYUNUN DİKKATİNE
Çağdaş Eczacılar Grubu
olarak grubumuzu temsilen Sn.Ecz.Mustafa Turunç ve Sn.Ecz.A.Semih Güngör, TİTCK Başkan Yardımcılığı görevine atanan Sn.Ecz.Harun Kızılay‘a kutlama ziyaretinde bulunduk ve başarılar diledik.


Bu ziyaret esnasında kendilerine, mesleki konulardaki sorunlarımızı, talep ve beklentilerimizi, çözüm önerilerimizi aktardık. Karşılıklı istişare etme imkanı sağlayan, zaman ayıran Sn. Başkana teşekkürlerimizi sunuyoruz.


Karşılıklı görüşmemizde; ısı-nem, eczane tabelaları, ilaç fiyat kararnamesi, birçok ilacın bir üst kademeye geçmesi nedeni ile eczacı karlılıklarında meslektaşlarımızın zarara uğradığı, eczacılık fakülteleri sayıları, yardımcı eczacılık hatta teknoloji ve bilişim alanında baş döndüren gelişmelerin yaşandığı günümüzde eczacı mesleğinin de ne yöne evrilmesi gibi pek çok konuda görüş ve önerilerimizi kendileri ile paylaşma fırsatını elde ettik.


Oldukça yararlı bir görüşme gerçekleşti. Çağdaş Eczacılar Grubu olarak bizler, meslektaşlarımızın en yakın sorunu ve gündemi olarak eczane tabelalarının belirlenen standartlarda değiştirilmesi konusunda Sn. Başkana; meslektaşlarımızın ciddi ekonomik zorlukları yaşadığı bir dönemde, tabela değiştirme maliyetinin kendilerine gereksiz ek bir yük getireceği ve bu değişime harcayacakları maliyeti eczanenin yaşamı içinde daha verimli kullanacaklarını belirttik.


Çağdaş Eczacılar Grubu olarak bu konudaki görüşümüz; tabela değişiminin kalıcı bir çözüme kavuşması bağlamında, bugünlerde dillendirilen tarih ertelemenin bir anlam ifade etmediği, sadece sorunları ötelemekten başka bir fayda getirmeyeceğini dile getirerek, kalıcı ve doğru çözümün mevcut tabelaların tabela ömrünü yitirene kadar kalması, değişim zamanında belirlenen standart tabela formatına geçilmesi olduğunu kendilerine arz ettik.

Sn. Başkan da görüşümüzün son derece makul olduğu ve bu görüşü önemle dikkate alacaklarını ifade ettiler. Grubumuz adına kendilerine teşekkür ve şükranlarımızı sunuyoruz. Umuyoruz sağduyulu, geneli kapsayan ve makul bir kararın çıkmasında katkımız olmuştur.
Sevgiyle kalın…


ÇAĞDAŞ ECZACILAR GRUBU


Beğendinse paylaşabilirsin
  • 1.3K
  •  
  •  
  •  
  • 1.4K
  •  
    2.7K
    Shares

ECZACI GELİRİNİN % 8’İNİ DAHA KAYBETTİ

Beğendinse paylaşabilirsin
  • 235
  •  
  •  
  •  
  • 589
  •  
    824
    Shares

SGK ile yapılan revizyon görüşmeleri 13 Mayıs’ta yüzde 20 oranında güncellemeyle sonuçlandı. 2018’deki yüzde 15’lik güncellemeyle birlikte düşünüldüğünde toplamda eczacı lehine yüzde 38’i bulan bu revizyon ilk bakışta iyiymiş gibi görünebilir. Ancak 2016 yılından bu yana eczacı lehine güncelleme yüzde 38 olmasına karşın aynı dönemde enflasyon nedeniyle eczacının kaybı yüzde 46 yani eczacılar sonuç itibariyle yüzde 8 kayıpta.

ECZACI LEHİNE ARTIŞ % 38
Değerli meslektaşlarımız, SGK ile yapılan 2019 yılı revizyon görüşmeleri 13 Mayıs tarihinde sonuçlandı. Mali konularda % 20 oranında bir güncelleme sağlandığı açıklandı. 
Ancak hatırlanacağı üzere bu revizyonlar, 2016 yılında yapılan protokolün günümüz piyasa şartlarına uygun hale getirilmesi ve meydana gelen enflasyon ve döviz kuru artışları nedeniyle oluşan kayıpların giderilmesi için yapılıyor. Nitekim 2018 yılında da bir revizyon yapılmış ve % 15 oranında iyileşme sağlanmıştı. 2016 yılından beri yapılan her iki revizyondaki artışlar birlikte düşünüldüğünde eczacı lehine güncelleme % 38’i buluyor.

ENFLASYON NEDENİYLE KAYIP YÜZDE 46
Oysa bu artış, protokolün imzalandığı 2016 yılından bu yana sadece enflasyon nedeniyle oluşan kayıplarımızı bile karşılamaya yetmiyor. Zira enflasyon 2016 yılında % 8.53, 2017 yılında % 11.92, 2018 yılında % 20.30 olmak üzere toplamda neredeyse yüzde 46 oranında bir kayba neden oldu.

GERÇEK DURUMUMUZU GÖSTERECEK RAKAMLAR
Değerli meslektaşlarımız, bizce eczacının gerçek durumunu gösterecek rakamlarsa henüz açıklanmadı. Elimizde 2018 de yapılan güncelleştirmelerin sonuçları var.

Örneğin 2018’ de eczaneler uyguladıkları iskonto oranına göre sınıflandırıldığında % 0 ile % 0.75 aralığında iskonto yapan eczanelerin oranı tüm eczanelerin % 53.5’iydi. % 2,2 ile % 2,75 aralığında iskonto yapan eczanelerin oranı ise tüm eczanelerin % 46.5’iydi.
Keza eczane sayılarıyla ifade edersek; % 0 iskonto uygulayan eczane sayısı 9004 ,% 0.75 iskonto uygulayan eczane sayısı 4705% 2.2 iskonto uygulayan eczane sayısı 8230 ve % 2.75 iskonto uygulayan eczane sayısı 3693 olmuştu. 
İşte eğer bu rakamlar açıklanırsa bu yıl yapılan güncellemenin bir başarı mı yoksa bir başarısızlık mı olduğu daha iyi anlaşılır. Ancak bizim tahminimiz ve endişemiz bu sayıların eczacı aleyhine değiştiği yönünde.

BİZLERE HİÇBİR ŞEY SÖYLENMİYOR
TEB, EBS üzerinden bu bilgileri daha en başta almıştı ve umarız kullanmıştır. Zira bu süreçte yaşadığımız en büyük sıkıntı haber alamamak, gelişmeleri öğrenememek, gelinen durumu bilememektir. Oysa TEB revizyon çalışmalarına 12 Şubat’ta bir çalıştay ile başladı. 13 Mart’ta Protokol Komisyonu’nu ve 15 Mart’ta da Başkanlar Danışma Kurulu’nu topladı. SGK ile 20 Mart, 23 Mart, 2 Nisan, 9 Nisan ve 15 Nisan tarihlerinde görüştü. Son olarak 17 Nisan’da Çalışma Bakanı ile görüştü. 
Ama 3 Mayıs’taki SGK mesajına karşılık“Bilgilendirme Yazısı” dışında süreçle ilgili hiç bir şey paylaşılmadı ve eczacılar “bilinmez” bir sürecin içine sokuldu. Nitekim hala eczacılar adına nelerin istendiği, hangi isteklerin kabul edildiği, hangi isteklerin reddedildiği büyük bir “muamma”. Örneğin İstanbul Eczacı Odası, bölge toplantılarında % 1.5‘ lik bir iskonto baremi eklenmesini talep ettiklerini dile getirdi ama bu bilgi kırıntısı ne yazık ki bu “muamma”yı çözmeye yetmiyor.

ANGARYAYI YİNE ECZACILAR ÇEKTİ
Bu bilinmezlikle gelinen bugünde önemli sayıda meslektaşımız SGK’ya fatura kesmiş ve teslim etmiştir. Sürecin uzaması eczacılara bir angarya olarak geri dönmüştür. 1 Nisan’a kadar yenilenmesi gereken sözleşmenin, 43 gün geçtikten sonra sonuçlandırılmasını eczacı kamuoyu takdir edecektir. 
Ancak şurası bir gerçektir ki yaşanan bütün bu süreçten sonra önümüzdeki yıl yapılacak 2020 protokolü eczacı için çok daha önemli ve sonucu beklenir hale gelmiştir.

2020’YE ŞİMDİDEN HAZIRLANMALI
Bize göre öncelikle, TEB seçimlerinin hemen ardından başlayıp ve içine sendika, vakıf, dernek gibi tüm eczacı bileşenlerini alarak en geniş tabana yayılan bir çalıştay yapmalıdır. Ayrıca bu süreç şeffaflıkla yönetilmeli ve her şey eczacı kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Sonuçta olan ve olabilecek ekonomik krizlere karşı eczacıyı koruyan bir sözleşme hayata geçirilmelidir.
Gerçek iyileşme yıllık öngörülebilir bir protokol ve eczacılık meslek hakkı ile mümkündür. Eğitimlerle ‘’hak edilmeye’’ çalışılan bir meslek hakkı değil hemen şimdi uygulanacak bir meslek hakkı istiyoruz.
Eczacının, ilaç fiyat kararnamesi, ısı-nem, tabela, muayene ücreti tahsilatı, medikal malzemelerin fiyatlarının güncellenmesi, artan fakülteler ve kontenjan sorunu, istihdam problemi, ikinci ve yardımcı eczacılık, ÜTS gibi başlıklarda yaşadığı ve yaşayacağımız bir çok sorunun eğer gündeme getirilirse ancak 2020 protokolü görüşmeleri ile değerlendirilir gibi görünüyor. Örgütlü, şeffaf ve gücünü üyesinden alan bir eczacılar birliğinin bunu başaramama şansı yok.
Saygılarımızla


ÇAĞDAŞ ECZACILAR DERNEĞİ GENEL MERKEZİ

http://www.ced.org.tr/?p=6107


Beğendinse paylaşabilirsin
  • 235
  •  
  •  
  •  
  • 589
  •  
    824
    Shares